15 Temmuz 2008 Salı

Bilgisayarim Coktu

Bunun uzerine ne yazilir bilmem. Zaten yazasim yoktu, zaten yaz rehaveti uzerimizdeydi, zaten gezip tozmak en onemli islerden bile onemli hale gelmisti. Bir de hemen hemen tanidigim herkesin basina gelen benim basima da geldi sonunda ve beni bes yildir gik demeden sirtinda tasiyan, en zor gunlerimde en yakin dostum olan, en sevdiklerimle aramdaki kilometreleri bir sinyal uzakligina tasiyabilen bilgisayarim, canim, tek dostum, sirdasim koyu karanlik bir ekrana donustu. Ne kadar tusu varsa denedim, tik yok. Ne kadar yontem varsa denedik, geri gelmiyor. "Bari fotograflari kurtaralim ve bir de yemek tariflerini ve tabii en onemlisi benim kucuk hikayelerimi' derken hummali bir calisma sonucu bakalim geri gelecekler mi ama ben iyice elsiz kolsuz kalmis gibiyim. En ufacik bir fotograf dahi bulamiyorum, yemek tariflerime ulasamiyorum.

Sanirim o da kendince bir 'yoruldum' deme yolu buldu bana. Saygi duyarak, tamir surecinde ben yine utanarak kendimi yazin rehavetine birakiyorum ve bir elimde mohitom, diger elimde haritamla yeni gorecegim yerlerin heyacanina birakiyorum kendimi. Sonbahar geldiginde dusunuruz yine...