30 Aralık 2008 Salı

Guzel Dusunceler Guzel Seyler Uretir

Benim guzel kardesim, benim daha once tarifini verdigim Oreolu Cheesecake i yapmak istemis. Elinde bendekinin aynisi bir kalip yokmus. Galiba biraz kucugu ile denemis, bu kez de dolgusu fazla gelmis. Sonra nasilsa beyaz ve siyah karisimi birbirine fazla karistirmis. 'Swirl' dedigimiz ebruli deseni verememis, hepsi birbirine karismis. Basina bir suru sey gelmis, telas icinde yemek yapmaya calisirken. Ertesi gun annemin dogum gunu icin sade bir pasta yapmak istemis halbuki canimcigim.



Kahverengi renkte ama harika lezzette bir cheesecake elde etmis. Ici rahat etmedigi icin ustune cilek sosu yapmis. Taze cileklerle suslemis, hos bir goruntu ile sunmayi basarmis. Herkes bayilmis, annem cok duygulanmis. Tabii bu mustesna gecede bir sekilde benim de adim gectigi icin ben de duygulandim.



Dusunceleri de kendi kadar guzel kardesimin elinden cikan bu guzel tatli ile size Mutlu Yillar diliyorum. Sagliklar, guzellikler sizinle ve sevdiklerinizle olsun...



En cok da senin sevgili kardesim...

25 Aralık 2008 Perşembe

Limonlu Cikolatali Spiral Kurabiyeler*

*Lemon Chocolate Pinwheels



Yilbasi donemi kurabiye yapimi cilginlik seviyesine ulasiyor burada. Insanlar tatli seyler vermeyi, ikram etmeyi oteden beri seviyor ya gelenek haline gelmis sanirim. Ozellikle bu "holiday" doneminde. Bir kurabiye yapimidir gidiyor ki sormayin.

Bir de kurabiye degisimi gunleri var; siz kurabiyenizden katilacak kisi sayisina gore birer duzine yapiyorsunuz. Katilan kisiler her bir duzineyi alip evine donuyor. Tabii bir duzine de orada tadim icin aciliyor. Yapilan kurabiye sayisini varin siz tahmin edin artik. Ama herkes oyle sevinerek yapiyor ki bu degisimleri anlatamam. Birine katilmaya niyetlendim ama sonra henuz 72 tane yapacak gucum yokmus gibi geldi de vazgectim. Biz evde yine minik ellerin yardimi ile bir duzine kurabiyemizi yapip sicak sicak cayimizin yanina birer isirik alip tatli huzura kendimizi biraktik...


Tarif, Greatest Ever Chocolate kitabindan. Limonlu ve de cikolatali olmasi tarife bir goruste asik olmam icin yeterliydi. Sonuc, hic de haksiz olmadigimi gosterdi bana. Yapilisi cok kolay, agizda dagilan harika bir lezzet.

Gerekenler soyle;
3/4 kap tereyagi, oda sicakliginda yumusamis
1 1/3 kap ekstra ince toz seker
1 yumurta, cirpilmis
3 kap cok amacli un (daha da az kullanmak gerekebiliyor)
1 oz (25 gr) yari-tatli cikolata, erimis ve hafifce sogumus
1 limon kabugu rendesi

Birkac tane kurabiye tepsisini yaglayip, unlayip bir kenara birakin.

Buyukce bir kabin icinde terayagini ve sekeri krem haline gelinceye kadar mikser yardimi ile cirpin.

Yumurtayi yavas yavas karisima yedirin ve her eklemeden sonra mikserle karistirin(evet bir yumurta ama yavas yavas ekleyin).

Unu eleyerek karisima yedirin ve iyice karismasini saglayin.

Hamurun yarisini ayirarak kalan yarima limon rendesini ekleyip yogurun. Kenara birakin.

Diger yarima da erimis cikolatayi ekleyerek karismasini saglayin(isterseniz mikserin hamur karistirma ucuyla da yapabilirsiniz butun bu islemleri).

Hafifce unlanmis bir yuzeyde her iki hamuru da ayri ayri dikdortgen seklinde acip limonlu olan ustte kalacak sekilde ustuste getirin. Sosis seklinde yuvarlayarak spiral halini almasini saglayin(bu islemi yaparken iki tane parsomen kagidi kullanirsaniz daha kolayca yuvarliyorsunuz hamuru).

Buzdolabinda kolayca kesilecek hale gelene kadar bekletin.

Daha sonra buzdolabindan cikardiginiz hamuru keskin bir bicak yardimi ile dilimlere kesin ve tepsilere yerlestirin.

Onceden isitilmis firinda 375F(190C) de 10-12 dakika kadar hafifce pembelesene kadar pisirin.
Tel izgara uzerinde sogutup servis yapin.

Afiyet Olsun.

** Benim asci yamaginin kafasina yatmadigi icin bu spiral deseni, kendisine uygun bir kac tane kesmek istedi. Kiramadim tabii ki, o 'gingerbread man' yaptigini sanarak mutlu oldu. Iyi ki de izin vermisim, daha sogumasini beklemeden agzini atisini gormek mutluluklarin en guzeliydi...



22 Aralık 2008 Pazartesi

Kirmizi Kirmizi Yastiklar

Yeni bir yila girerken insanlarin en cok ihtiyaci olan sey galiba, "umut". Ummaktan vazgecmemek, sevmek, beklemek, istemek, calismak, istegini kaybetmemek en onemli seyler bir insanin hayatta kalabilmesi icin. Her yeni gune buyuk bir istekle baslayabilmek icin kendimize surekli ayni seyleri hatirlatmamiz gerekiyor galiba ama eger icinizde azicik da olsa sevgi varsa hersey daha kolay geliyor insana.

Kalbinizdeki o minicik de olsa umudun hic bitmemesini dilerim.

Yastiklarim da galiba bana sik sik unuttugum bu umudu hatirlatmak icin iyi birer sebep oldular. Kendim yaptim ama simdi bakip bakip bir anlam cikarmaya calisiyorum. Bu kadar kelimenin arasindan niye bunu sectim ki acaba????

Galiba 'kece' bu malzemenin adi ama burada 'felt' deniliyor. Bir fikirden yola cikarak kendimize bu yilbasi yastiklarini yaptim. Aslinda kanavice olarak islemekti amacim ama iki ay onceden ciktigim icin yola, o desenleri bulmak neredeyse imkansizdi. Simdi alip gelecek yil icin yatirim yapacagim.

Yilin bu zamani her yer fazlasiyla kirmizi-yesil ama ben yine de kendi evimde de boyle seyler gormeyi sever oldum, galiba burada gecen uzun yillarin etkisiyle gozlerim alisti. "Holiday" bizim bildigimiz anlamda 'tatil' anlamina gelmiyor bu zamanlarda. Yahudi, hristiyan ve musluman vatandaslarin da bayrami olabilecegi dusuncesiyle kasimin 30 undan itibaren yilbasina kadarki bu doneme 'holiday season' deniyor. Hani musluman ya da yahudi birisine biri kalkip da ' merry christmas' derse, 'sen benim ne oldugumu biliyor musun da bana boyle seyler soyluyorsun' demesinler diye boyle bir fikir cikmis birilerinden. Kimse incinmemis, kimse alinmamis oluyormus boyle deyince.

Benim ikinci yastigin uzerindeki anlam da bu yuzden, yoksa kis ortasinda yazi ozledigimden degil yani :)


Dikin, boyayin, koparin, yapistirin ama iciniz de eviniz de isil isil olsun bu yilbasinda. Cunku etraf senlendikce insanin ici de senleniyor ister istemez ve eminim ki hepimizin biraz senlenmeye ihtiyacimiz var....

15 Aralık 2008 Pazartesi

Uc Cesit Peynirli-Sucuklu Omlet

Tre Formaggi Frittata With Sausage

Soyle guzel bir pazar gununu kocaman bir omletten baska ne susleyebilir ki? Williams Sonoma dergisinde gordugumden beri bu omleti cok yapmak istedim ama icindekiler ne yazik ki bizim yiyebilecegimiz turden ya da oyle kolay bulunabilecek turden seyler degildi. Ben de kendimize gore uyarlamayi tercih ettim yine.Bahsedilen sosis yerine halis Turk sucugu kullandim. Geri kalan peynirler bir sekilde evde var olunca fazla bir sey degistirmem gerekmedi ama istediginiz peynirle deneyebilirsiniz, tadlari birbirine yakin oldugu surece tabii. Asil amac tabii Williams Sonoma'nin sattigi bu frittata tavasini tanitmak tabii. Gercekten kullanilan arac gerecin kalitesi yemegin kalitesini de korkunc derecede etkiliyor. Calphalon az atesle isiyi her here esit dagitiyor ve teflon kullanmiyor. En cok sevdigim tarafi da bu zaten, biraz fiyati pahali olsa da 'evladiyelik' diye satilan bu takimlara yatirim yapmak bence cok da lukse kacmiyor bu nedenle.

"Frittata" Italyanca omlet demek olup iki tarafinin da pismesi anlamina geliyormus. O yuzden bu ozel dizayni uretmis sirket ve tabii ona da uygun bir tarifle karsimiza cikmislar. Eger iki tane tavaniz yoksa, tavanin agzina bir tabak kapatip alt ust yapmayi da deneyebilirsiniz.

Orjinal tarif burada ve olculer 8-10 kisi icin. Kesinlikle dortte birini veya yarisini denemenizi tavsiye ederim.

Gerekenler soyle;
10 yumurta
1/4 tatli kasigi taze cekilmis kara biber
1/4 kap rendelenmis Parmigiano-Reggiano peyniri (eski kasar tadinda bir peynir bu)
90 gr kadar Asiago peyniri, 1 cmlik kupler halinde dogranmis
90 gr kadar Provolone peyniri, 1 cmlik kupler halinde dogranmis
1 tatli kasigi zeytinyagi, biraz da ikinci tavayi yaglamak icin
1 kap sucuk, ince kupler halinde dogranmis
1 kap ince dogranmis yesil sogan
1/4 kap kozlenmis kirmizi biber, ince dogranmis
3 dis sarmisak, dovulmus
1 tatli kasigi taze kekik

Yapilisi:
Buyukce bir kabin icinde once yumurtalari cirpin, daha sonra peynirleri ve karabiberi ekleyin. Bir tarafa birakin.
Derince bir tavada bir kasik zeytinyagini isitin, sucuklari ekleyin(eger sucuk cok yagliysa bu yag eklemeyebilirsiniz) ve 5 dakika kadar sucuklar kahverengilesene kadar pisirin. Pisince kucuk bir tabaga alin sucuklari.
Tavada bir yemek kasigindan daha fazla yag varsa fazlasini suzdurup atin.
Tavaya yesil soganlari ve biberleri koyup 2 dakika kadar yumusayana kadar pisirin. Sarmisagi ve kekigi ekleyip 30 saniye kadar cevirin.
Sucuklari ve yumurta karisimini ekleyin ve pisirmeye baslayin. Plastik veya silikon ve spatula kullanarak omleti kenarlarindan kaldirarak yumurtalarin rahatca dagilmasina yardim edin.
4 dakika daha pisirerek yumurtalarin iyice olgunlasmalarini saglayin. Daha sonra diger tavayi isitip yaglayip karisimi ters yuz edip diger tavaya gecirin (veya dedigim gibi kapak yardimi ile cevirerek alt-ust edin).
Uzerini kapatarak kisik ateste yumurtalar iyice pisene kadar (6 dakika kadar) pisirin.
Sallayarak servis tabagina alin ve sicakken servis yapin.

3 Aralık 2008 Çarşamba

Susamli Karidesli Ispanak Salatasi

Dunyanin en iyi ve en harika arkadaslarina sahip oldugum icin hep kendimi cok iyi hissetmisimdir. Ne zaman ihtiyacim olsa veya hic ummadigim bir anda bile beni dusunduklerini bilmek, benim icin vakit ayirdiklarini gormek beni her zaman duygulandirir. Ayri kaldigimiz onca yila ragmen hic bir sey eksilmemis gibi devam eden arkadasliklarimiz sayesinde yuzumde kocaman bir gulumseme ile zaman zaman o kadar biriktirdigim aniyi cikarip cikarip seviyorum, oksuyorum, sonra da kalbimin en guzel yerlerine yeniden yerlestiriyorum.

Bu yil bizi ziyaret eden o mustesna insanlardan biri verdi bu tarifi. Onca yemek icmek ve ortak zevklerin ardindan anladik ki ikimiz de denizden cikan ne varsa yiyenlerdeniz. Tabii karides cok masum kaliyor o diger 'cikabileceklerin' yaninda ama iste ortak bir lezzet. Herkesin sevdigi, bayildigi bir deniz urunu. Kendisi gidince bir dergiden(bilmiyorum hangi dergiden) fotograflarini cekerek gonderdi bana. Hemen yaptim tabii, bayilarak yedik. Ellerine saglik tatlim, hep seni aniyorum....

Denemek isterseniz, gerekenler soyle:

300 gr ispanak
1 adet taze sogan
12 adet iri karides
30 gr tereyagi
10 gr susam
Sos Icin:
3 silme tatli kasigi toz seker
1 silme tatli kasigi tuz
1 silme tatli kasigi kori
3 yemek kasigi limon suyu
8 yemek kasigi sivi yag
3 tatli kasigi hindistan cevizi rendesi
1 dis sarmisak
kirmizi aci biber(istege bagli)


Ispanagi yikayin, ayiklayin. Iyice suzun. Yesil sogani ayiklayip yesil ve beyaz kisimlarini ince ince dograyin.
Ispanak ve sogani buyuk bir salata kabinda karistirip kenara ayirin.

Sos icin sarmisagi soyun, ezin. Seker, tuz, aci biber, kori, limon suyu, sivi yag, hindistan cevizi rendesi ve 8 yemek kasigi su ile karistirip bir kenarda bekletin.

Karideslerin kabuklarini ayiklayin, Sirtlarindan uzunlamasina kesip, iclerini temizleyin. Soguk suda calkalayip, kurulayin, tuzlayin. buyuk bir tavada orta ateste kizdirdiginiz tereyaginda her iki tarafini 2-3 dakika kizartin. Susamlari ilave edip bir dakika kavurun.

Salata sosunu yumurta cirpma teli ile cirpip ispanaklarin uzerine gezdirin. Ispanak salatasini, karideslerle birlikte dekoratif bir sekilde tabaklara yerlestirip servis yapin.

Afiyet Olsun.

17 Kasım 2008 Pazartesi

Elmali Corek

Yaklasan Christmas nedeniyle adet oldugu uzere doneme uygun tarifler de cikmaya basladi. Simdi once Thanksgiving yuzunden her tarif nasil hindi pisirilecegi ile iliskin olsa da ben sabirla 12 veya 24 veya hangi sayida olursa olsun "Her gune bir kurabiye" tariflerini bekliyorum. Birkac uye oldugum yerden ve dergilerden aralik basinda gelecegini ogrendim. Hepsini denemeye and ictim kendi kendime. O zamana kadar sizi sevgili Ipek'in yaptigi gun ekrana yapisarak okudugum Elmali Corek tarifi ile basbasa birakiyorum. Tarifi yine de yaziyorum buraya, kaybederim korkusuyla..


Parantez icindeki malzemeler Ipek'in kullandigi malzemeler, iki secenekten istediginizi kullanabilirsiniz yani. Ben parantez ici veya disindakilerden elimde hangi malzeme varsa onu kullandim. Cok hos bir kurabiye oldu aynen tahmin ettigim gibi. Disi kitir, ici yumusak ve lezzetli bir corek... Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim.
Elmalı Çörek icin gerekenler:
2,5 su bardağı un (veya tam buğday unu)
1 paket dr.Oetker instant kuru maya (ben bir tatli kasigi kullandim, zira burada Dr.Oetker paket maya bulunmuyor)
½ çay bardağı toz şeker
1 yumurta
50 gr tereyağı (veya zeytinyağı)
1 çay bardağı ılık süt
İç malzemesi için :
2 adet elma (veya 3 adet elma)
½ çay bardağı toz şeker (veya 1/2 çay bardağı pekmez)
½ çay bardağı ufalanmış ceviz içi (ilave olarak 1/2 çay bardağı kuru üzüm)
1 çay kaşığı tarçın (veya 1 tatlı kaşığı tarçın)
Üzeri için:
pudra şekeri
Yapılışı:
1. Elmaları soyup rendeleyin, üzüm ve şekerle (veya pekmezle) birlikte suyunu çekene kadar pişirin. Pişince ceviz ve tarçını ekleyin.
2. Unu maya ile karıştırın. Toz şeker, yağ, yumurta,ve sütü ilave edin, yoğurun. Yumuşak bir hamur elde etmelisiniz.
3. Hamurun üzerini nemli bir bezle örterek, 1 saat kadar mayalandırın.
4. Mayalanan hamuru 16 parçaya ayırın. Her parçanın içine elmalı içten 1 kaşık kadar koyup kapatın. Avucunuzda yuvarlayarak top şekline getirin.
5. Yağlı kağıt koyduğunuz fırın tepsisine aralıklarla dizip, 30 dk daha bekletin.
6. Önceden 175C (375 F) derece ısıtılmış fırında üzeri pembeleşinceye kadar (yaklaşık 15 dk) pişirin.
7. Soğuduktan sonra üzerlerine pudra şekeri eleyin.
Afiyet olsun....

13 Kasım 2008 Perşembe

Cikolatali Visneli Brownie

Yine Cooking Light dergisinden, yine harika bir lezzet. Editor bile hayranligini belrtmis derginin kapak yazisinda. Hayran olunmayacak gibi degil gercekten, sofraya getirmemle bitmesi an meselesi oldu. Bu bir incecik dilim de bana kalmis ama ben de fotograf cekebilmek icin gun isigini bekleyince o da elimden uctu gitti. Simdi yarin gelecek misafirlerime yine aynisindan yapacagim, o zaman belki bir dilim yiyebilirim.

Icindeki visne receli sayesinde cok yumusak bir ic dolgusu olan ama ayni zamanda kimsenin tahmin bile edemedigi bu keki fazlasiyla agzim sulanarak tavsiye ederim...

Gerekenler soyle;
3.4 oz cok amacli un (asagi yukari 3/4 kap)
1 kap tozseker
3/4 tatlandirilmamis kakao
1 tatli kasigi kabartma tozu
3/4 tatli kasigi tuz
1/3 kap visne receli
1/3 kap su
5 yemek kasigi tereyag
1 buyuk yumurta, hafifce cirpilmis
1 buyuk yumurta beyazi
1/3 kap yari-tatli cikolata parcaciklari
suslemek icin pudra sekeri (arzuya bagli)

Firini 350F(150C) a isitin.
9 inclik(23 cm) bir kare kek kalibini (veya yuvarlak kalip da olur) parsomen kagidi ile kaplayin, icini yaglayin.
Unu tartin ve tarttiginiz kabin ustunu bicakla duzeltin (kesinlikle daha az ya da fazla olmamasi gerekiyor cunku).
Bir buyuk kabin icinde unu, sekeri, kakaoyu, kabartma tozunu, tuzu karistirip bir tel cirpici yardimi ile havalandirarak cirpin.
Kucuk bir sos kabinda visne recelini, suyu ve tereyagini isitin. Kaynama noktasina getirip ocaktan alin.
Visneli karisimi unlu karisima yedirin.
Yumurta ve yumurta beyazini karisima ilave edip puruzsuz bir karisim elde edene kadar karistirin.
Cikolata parcaciklarini ilave edip, karistirin.
Tum karisimi yaglanmis kek kalibina dokun.
Onceden isittiginiz firinda 25 dakika kadar pisirip ortasina bir kurdan batirip temiz ciktigini gordugunuzde firindan alip, bir tel rafin uzerinde sogumaya birakin.
Tamamen soguyunca kaliptan cikarip arzu ediyorsaniz uzerine pudra sekeri dokup servis yapin.

Afiyet Olsun.

3 Kasım 2008 Pazartesi

Nar ve Kirazli CHUTNEY



Chutney'in karsiligini bulamadim kafamda ve de Turk yemegi olarak da neye benzedigini de cikaramadim. Bizim mezeler turu birsey, yemeklerden once yeniyor ama aslen Hindistan kokenli bu mezenin icindekiler bizdeki hicbir yemegin hazirlanisina benzemiyor.

Baharat ve taze meyve-sebze karisimdan olusuyor genelde ve taze olarak tuketiliyor. Bir havanin icinde butun malzemeler ezilerek hazirlaniyor ama benimki biraz degisik hazirlandi. Sanirim Amerikan versiyonu oldugu icin olmali...

Daha once cok hos bir restoranda denemistim ve cok begenmistim Narli Chutney'i. Keskin bir peynir ve firinda rosto edilmis sarmisak ile servis yapilmisti. Inanilmaz lezzetli geldi bana ve ilk misafir hazirliginda firsat bu firsat deyip denemeye karar verdim.

Megerse fanatigi cokmus ve saglikli yemekler sevenler tarafinda oldukca ragbetteymis. Bizim evdekiler de cok sevince emeklere degmis oldu. Halloween zamaninda denedigim icin hayaletli kabimizdan korkmayiniz, hepsi gecti-gitti....


Denemek isteyenler icin yapilisi:

1 yemek kasigi zeytinyagi

2 orta boy kuru sogan, kup dogranmis

1 yemek kasigi taze rendelenmis zencefil

2 dis sarmisak, ezilmis (1 tatli kasigi yapmali)

1/4 tatli kasigi toz tarcin

1/8 tatli kasigi yenibahar

250 gr donmus kiraz

1/2 kap nar suyu

3 yemek kasigi tozseker

1/4 tatli kasigi tuz

3/4 kap nar tanesi


Buyukce bir tavada zeytinyagini isitin. Kuru soganlari, zencefili, ve sarmisagi ekleyin. 5-6 dakika kadar karistirarak seffaf renk alana kadar pisirin.

Tarcini ve yenibahari ekleyin, 15-20 saniye kadar pisirip kokularini salmalarini sagladiktan sonra kirazlari, nar suyunu ve sekeri ekleyin.

Ocagin altini biraz acarak karisimi kaynama noktasina getirin. Daha sonra iyice kisarak hafif ateste, uzerini kapatmayarak 30 dakika kadar pisirin. Ara sira karistirmayi da ihmal etmeyin.


Karisimin koyulastigini gorunce atesten alip, nar taneleri ve tuzunu ekleyin. Ilidiktan sonra buzdolabina kaldirip soguk olarak keskin kokulu peynirler ve krakerler esliginde servis yapin...


** Mutlaka ama mutlaka bir keskin kokulu peynir oneririm bu karisim icin. Fotograftaki gibi krakerin(ben kraker yerine lavas ekmegini firinda isitarak kitir bir kraker elde ettim) uzerine bir dilim peynir oturtup uzerine de biraz karisimdan dokerseniz inanilmaz bir lezzet elde edersiniz. Misafirlerinizi etkilemek istiyorsaniz kesinlikle denemenizi oneririm....




27 Ekim 2008 Pazartesi

Romano Usulu Tavuk II - Ama bu kez kaparili

Kendi kendime konusur gibi hissediyorum kendimi. Sanki su sanal alemde sesim karsi duvara carpip geri donecekmis gibi. I Am Legend filmindeki Will Smith gibi hissediyorum kendimi ama o da kimsenin duymayacagini bildigi halde radyo yayini yapmaya devam ediyordu degil mi? Biz de oyle yapacagiz galiba, kendi dilimizi konusan arkadaslarimizin bizi okuyamayacagini bile bile yazacagiz, konusacagiz, susmayacagiz...

Kendilerine maille gonderecegime soz verdigim arkadaslarimin hatirina cok ama cok sevdigimiz bu tarifi ve daha pek cogunu bir gun okuyabilecekleri umidiyle onlarin onuruna yayinliyorum...



4 adet derisi alinmis kemikleri uzerinde tavuk gogsu,
2 adet derisi alinmis tavuk budu
1/2 ve 1 tatli kasigi tuz
1/2 ve 1 tatli kasigi taze cekilmis karabiber
1/4 kap zeytinyagi
1 kirmizi biber, dilimlenmis
1 sari biber, dilimlenmis
100 gr pastirma
3-4 Adet taze domates, kup dogranmis(yoksa bir kutu domates konservesi)
1/2 kap beyaz sarap
2 adet sarimsak, ince dogranmis
1 yemek kasigi taze kekik (yoksa kurusu da olur)
1 tatli kasigi dag kekigi
1/2 kap tavuk suyu
2 yemek kasigi kapari
1/4 kap maydanoz, ince dogranmis
Tavuklara tuz ve karabiber dokun, bir tavaya koydugunuz zeytinyaginda hafif kahverengilesene kadar pisirin. Tavadan alin, bir kenarda beklemeye alin.
Ayni tavada biberleri ve pastirmayi 5 dakika kadar pisirin.
Sarmisagi ekleyin, 1 dakika kadar pisirdikten sonra domatesleri, sarabi ve baharatlari ekleyin. Tahta kasik yardimi ile tavanin altindan kaziyarak guzelce karistirin.
Tavuklari tavaya yeniden ekleyin ve tavuk suyunu uzerine dokup kaynama noktasina getirin.
Tavanin altini kisarak, kapagini kapatin ve yaklasik 20-30 dakika kadar tavuklar pisene kadar pisirin.
Eger hemen servis yapacaksaniz kaparileri ve maydanozu uzerine serpistirerek servis yapin. Saklayacaksaniz, agzi hava almayan bir kapta saklayip servis yapacaginiz zaman kapari ve maydanozu ekleyin..
Afiyet Olsun...
* Biz domatesin bol oldugu bir zamanda yaptigimiz icin domatesimiz cok su verdi, normalde bu kadar sulu olmayabilir. Ama her hali ile inanilmaz lezzetli bir yemek, ben tavuk butlarini kullanmadim. Istemiyorsaniz siz de sadece tavuk gogsu ile deneyebilirsiniz. Oldum olasi su butlardan hoslanmamisimdir, nedense...
** Bir yazida okudugum kadari ile yemeginizi lezzetli yapmak istiyorsaniz ictiginiz saraptan kullanin diyordu. 'Yemek icin kesinlikle ucuz sarap kullanmaya degmez, kullanmadiginiz kismini icmek zorunda kalacaginiz icin felaket olur' diyordu ki kesinlikle ben de ayni fikirdeyim.

20 Ekim 2008 Pazartesi

Baby Shower


Belki bircogunuz biliyorsunuzdur veya zaten Turkiye'de de uygulanmaya baslamistir ama buralarda boyle bebek bekleyen annelere bebek dogmadan once anne adayinin yakin arkadaslari tarafindan bir parti veriliyor ve adi da "Baby Shower" oluyor bu partinin. Sanirim gelecek olan bebek de kismetini yagmur gibi yagdirsin anlamina filan geliyor bu 'shower' terimi.

Ben de anne adayinin yakin arkadasi sayildigimdan bu gorevi ustlendim bu hayirli is icin. Bana yapilan da cok guzel olmustu, o yuzden ne kadar hos ve onemli oldugunu biliyordum bu partilerin, ozellikle anne adaylari icin.


Partinin ev sahipligini yapacak kisi, anne adayindan adres defterini aliyor. Belki tamamen surpriz olmasi gerekir ama anne adayinin hic gormek istemedigi kisiler olabilir dusuncesiyle daha dikkatli davranmak gerekiyor tabii. Bu yuzden biz de anne adayinin onayiyla listemizi belirledik.

Sonra evsahibi kisi davetlilere davetiye gonderiyor. Yer, zaman, saat filan bildiriliyor davetiyede ve ayni zamanda da anne adayi bir yada birkac bebek magazasindan bebek icin ihtiyac listesi belirlemis oluyor. Onun da internet adresi veya posta adresi veriliyor davetiyede. Ilgilenen olursa diye de not dusuluyor. Tabii davete gelenler de eli bos gelecek degil ya, onemli olan anne adayinin dogumdan once ihtiyaclarinin karsilanmis olmasi ve amac binbir kosusturma icindeki anneyi biraz olsun rahatlatmak.


Evin taa dis kapisindan itibaren evi susledik, balonlar astik. Bilmeyenler evi sasirmasin diye.
Pastalar, borekler yaptik.
Gelen misafirlere tesekkur mahiyetinde vermek uzere bu bebek biberonu seklindeki kucuk tuplere cikolata doldurduk.
Misafirler bu Turk yemekleri-Amerikan adeti partide cok guzel vakit gecirdiler, anne adayimiz cok mutlu oldu. Hersey icin binlerce tesekkur etti. Hediyeler tek tek acildi, herkese gosterildi. Kartlar yuksek sesle okundu, anne adayi bir suru espri yapti. Gulundu, eglenildi.




Tabii bu arada partinin sadece kadinlara yonelik oldugunu bilmem soylememe gerek var mi?
Aslinda oyunlar filan da oynaniyormus bu partilerde ama anne adayi kesinlikle oyun istemedigini belirtince benden de bir yuk kalkmis oldu. Cunku nasil bir oyun oynayabilecegimiz konusunda en ufacik bir fikrim bile yoktu.

Ayrica anne adayi kendi hazirladigi bir battaniyeyi bugunun anisina hepimize imzalatti. Uzerlerine gecici bantlar yapistirip her birimize bir kare ayirmis ve yaninda utu ile sabitlenen pastel boyalar getirmis. Her bir misafir de kendi sectigi bir kareyi imzalayip anne icin birseyler yazdi, boyadi. Cok ama cok anlamli bir battaniye oldu bence bu. Omur boyu saklanacak, hos bir ani anne ve bebek icin..

Benim icin en onemli sey ise, bu yabanci ulkede birileri icin bunu yapabilecek olmamdi. Yani benim de 'yakin arkadasim' diyebilecegim, cagirabilecegim birilerinin olmasi idi. Yalnizligimizi ve yabanciligimizi unutturan bu parti icin asil benim tesekkur etmem gerekiyordu yakinda oglunu kucaklayacak olan anne adayina..

13 Ekim 2008 Pazartesi

Tahinli Kitir Kitir Kurabiyeler

Gecen sabah kahvaltidan once aksam yapacagim yemek icin bakliyat dolabini actigimda Turk marketinden aldigim tahin kavanozu pat diye onume dusuverdi. Ustelik de kapagi acilmis olarak ama Allahtan icindeki tahin dokulmedi. Icimden 'bu tahinle bir kurabiye yapmak lazim, artik kendini onume attigina gore cani kurabiye haline gelmek istiyor' dedim. Sonra disari cikardigim tahin kavanozunu unutup ise guce daldim. Bir ara gecen gun yaptigim balik yemegini yazdigim kagidi bulup atip atmamayi dusunurken arkasinda bir yerlerden yazmis oldugum 'tahinli kurabiye' tarifini gordum. 'Artik bu kadar tesaduf yeter' diyerek tahinli kurabiyeleri pisirmeye karar verdim.

Muhakkak tarif defterimde de vardir bu tarif diye arandim ama yok, nereden aldigimi bilemiyorum tabii bu arada. Annem de tahinli kurabiye tarifi getirmis bana, onunla karsilastirdim ama bu bendeki tariftekine uygun malzemelerim hazirda oldugundan bu tarifi denedim(annecigim kusura bakma simdilik).

Bendeki tahin tariftekinin yarisi kadar oldugu icin butun herseyi yarim olcu yaptim ama buna ragmen 20 kadar kurabiye cikiyor. Ona gore temkinli olmak lazim.

Cok lezzetli ve kolay ve de agizda dagilan bu kurabiyeleri denemek isterseniz;

Gerekenler soyle:

1 su bardagi tahin
1 su bardagi zeytinyagi veya siviyag
1 su bardagi pudra sekeri
1 su bardagi iri dovulmus cevizici
4,5 su bardagi un
1 tatli kasigi kabartma tozu
1 paket vanilya

Butun malzemeyi(ceviz ici haric) karistirip yumusak bir hamur elde edin(ben cevizici koymadim, cevizleri kurabiyelerin ustune batirdim ama isteyenler icine de ilave edebilir).

Onceden yaglanmis tepside 180C(375F) de hafifce uzerleri pembelesene kadar pisirin.

Firindan cikan tepsideki kurabiyeleri kesinlikle soguyana kadar ellemeyin. Soguduktan sonra hava gecirmeyen bir kapta uzun zaman saklayabilirsiniz.

Afiyet Olsun.

8 Ekim 2008 Çarşamba

Nohutlu Ton Baligi


Eczanede* recetemin hazirlanmasini beklerken, raflari dolasiyorum. Naturel urunler bolumunde bir paket nohut buluyorum, arkasindaki tarifi okuyorum ve hemen kafama yaziyorum. Cunku hos ve kolay birsey, ayrica bulundugu rafa gore gayet de dogal ve saglikli. Birkac gun icinde deniyorum, sonuc surpriz degil, tam tahmin ettigim gibi. Hafif, saglikli ve doyurucu. Yan yemek de olabilir, bizim gibi oglenleri hafif yemek isteyenler icin gayet guzel bir salata turu yiyecek de olabilir. Cok ama cok basit.
Bir kutu ton baligini suyunu suzerek, haslanmis nohut ve kare dogranmis kuru sogan ile karistirip; zeytinyagi ve tuz-karabiber ile tatlandiriyorsunuz.
Gerisi size kalmis, ister domates dilimleyin, ister maydanoz dograyin icine, isterseniz bir dilim ekmek veya grissini ile yiyin.
Hic sucluluk duygusu hissetmeyeceginiz, gayet dogal, folik asit ve fiber dolu bu salatayi/kolay yemegi denemenizi tavsiye ederim..
Afiyet Olsun
* Eczaneler burada eczaenelik gorevinin disinda market/dogal urunler marketi, zuccaciye, kitapci, hediyelik esya dukkani, oyuncakci olarak da gorev gordugunden nohutu nasil bulduguma sasirmayin....

1 Ekim 2008 Çarşamba

Walnut Cake with Praline Frosting*



Mattieu Kohlmeyer 6 yil once Amerika'ya Fransa'dan gelerek ceviz kirma ve ceviz yagi yapma fabrikalari kurmus. Onceleri pek cok engelle karsilasmis ama bunlari tek tek yenerek simdi ozenle urunlerini almaya baslamis. O kadar genc ve isinde en iyisini yapmayi seven biri ki hikayesini Cooking Light dergisinde okuyunca imrenmeden edemedim. Cunku kimbilir kacimiz kafasina koydugu idealini gerceklestirebilmek icin bu kadar azimkar ve istekli olabiliyor, hem de onune cikan onca engele ragmen. Azmine ve basarisina hayran kaldigim Kohlmeyer'in zaten cevize bayilan bir aile olarak verdigi menudeki her bir yemegi yapmaya da karar vermis bulundum.
Ilk olarak bu cevizli kek;
Gerekenler soyle:
2 kap cok amacli un
1/2 tatli kasigi kabartma tozu
1/2 tatli kasigi tuz
7 yemek kasigi tereyagi, yumusamis
1 kap toz seker
1/2 kap kahverengi seker(iyice sikistirilmis)
2 buyuk yumurta
1 buyuk yumurta beyazi
1 tatli kasigi vanilya ozutu
1 kap %1 yagli buttermilk
6 yemek kasigi iri dovulmus cevizici
Kek kalibini yaglamak icin sprey yag veya herhangi bir siviyag
Kaplama(Frosting) Icin:
1/2 kap kahverengi seker (sikistirilmis)
6 yemek kasigi %1 oraninda yagli sut
2 yemek kasigi tereyagi
1 yemek kasigi hafif misir surubu
bir cimdik tuz
2 kap pudra sekeri
1/2 tatli kasigi vanilya ozutu
2 yemek kasigi irice kiyilmis, kavrulmus cevizici
Firini 350F de isitin.
33x23(13x9 inch) santimlik bir kek kalibini sprey yag ile yaglayip hazirlayin.
Keki hazirlamak icin unu olcu kaplarina bosaltip uzerine bicak yardimi ile duzelterek olcun. Unu, kabartma tozunu, tuzu karistirip bir tel cirpici ile havalandirin ve bir kenara birakin.
Buyukce bir karistirma kabinda tereyagini, toz sekeri, kahverengi sekeri mikser yardimi ile 3 dakika kadar ya da puf puf bir hal alana kadar cirpin.
Yumurtalari tek tek ekleyerek cirpma islemine devam edin. Yumurta beyazini da ekleyin, cirpin.
Bir tatli kasigi vanilya ozutunu ekleyerek cirpmaya devam edin.
Un karisimini ve buttermilk'i yavas yavas ekleyerek cirpmaya devam edin. Bir kasik un, bir kasik buttermilk seklinde ama un ile baslayip en son un ekleyecek sekilde ayarlayin.
6 yemek kasigi cevizicini de ekleyip kasikla karistirip kek kalibina dokun.
350F da 28 dakika veya ortasina bir kurdan batirdiginizda temiz cikana kadar pisirin. Tel bir rafin uzerinde sogumasini bekleyin.
Kaplamayi hazirlamak icin;
Bir sos tenceresinde 1/2 kap kahverengi seker, 1/4 kap sut, 2 yemek kasigi tereyagi, misir surubu ve tuzu orta ateste arada bir karistirarak kaynatin. 2 dakika kadar pisirdikten sonra bir baska kaba alip kalan 2 yemek kasigi sutu, pudra sekerini de ekleyip mikser yardimi ile yuksek devirde 2 dakika kadar iliyina kadar cirpin.
1/2 tatli kasigi vanilya ozutunu de ekleyerek cirpma islemine devam edin.
Kaplama malzemesini(frosting) sogumus olan kekin uzerine esit sekilde yayin ve uzerine 2 yemek kasigi iri cekilmis cevizicini serpistirin.
Keki kaplamanin kendini toplayip sogumasi icin bir sure bekletin ve kare seklinde dilimleyip servis yapin.
Afiyet Olsun.
* Kekin adini tam ceviremeyecegime inandigim icin dokunmadim.
**Bir bardak kahve ile sahane gidecegine emin olacaginiz bu kek birkac gun bekleyince bile lezzetinden bir sey kaybetmemisti.

28 Eylül 2008 Pazar

Seker Bayrami 2008

Hepimizin Bayrami kutlu olsun. En guzel gunler, saglikli ve mutlulukla dolu bizimle olsun. Sevdiklerimiz hep mutlu olsunlar. Uzakta da olsalar kalplerinin bizim icin carptigini bilelim yeter. Bir gun gelir uzaklar da yakin olur elbet....

Nice Bayramlara...

22 Eylül 2008 Pazartesi

Grilled My-Oh-My Mahi Mahi Almondine (Bademli Mahi Mahi Baligi)



Kendileri buralarda pek sevilen bir balik olup, deniz urunu yemekler yapan restoranlarin menusunde ilk siralari aliyorlar. Izgarasi cok lezzetli oldugundan biz de soslu baliklardansa bu baligi ismarlamayi tercih ediyoruz boyle yerlerde.
Hawai tarafindan geliyor bize ama dunyanin pek cok yerinde yetisen bir balik turuymus. Dolpfin fish diye de biliniyor ama bizim bildigimiz yunusla bir alakasi yok. Kesinlikle karistirilmamasi gerek. Hawai dilinde 'strong strong' anlamina gelen Mahi Mahi; insanin agzinda yumusak ama bir o kadar da klici bir lezzet birakan bir balik.
Evde yapmaya kalkinca guzel bir tarif aradim kendime. Bu sahane tarif cikti karsima. O kadar begendik ki kaybetmemek icin hemen bloguma eklemeye karar verdim. Iste cok begendigimiz balik.
Gerekenler soyle;
Mahi Mahi filetosu
1/2 kap zeytinyagi
1/4 limon suyu
3 tatli kasigi dovulmus sarmisak
tuz, karabiber
Uzeri Icin;
1/3 kap ince dilimlenmis badem parcaciklari(slivered)
2 yemek kasigi tuzsuz tereyagi
1 yemek kasigi ince dogranmis maydanoz
4 yemek kasigi limon suyu
Zeytinyagini, limon suyunu ve sarmisagi, tuz-biberi bir kapta karistirip; baliklara guzelce yedirip buzdolabinda yarim saat bekletin(marine edin).
Izgarada baliklari catalla lif lif ayrildigini gorene kadar pisirin. Servis tabagina alin.
Uzeri icin, bir tavada bademleri tereyaginda kavurun. Ocagin altini kapatip limon suyunu ve maydanozu ilave edip, izgara edilmis baligin uzerine bir kasik koyup servis yapin.
Afiyet Olsun.
* Isim cok hosuma gittigi icin yazmak istedim, yanina nacizane bir isim de eklemeyi unutmadim.
** Yaninda Turk isi bulgur pilavi ile sahane oluyor, haberiniz olsun...

17 Eylül 2008 Çarşamba

Kaf Daginin Ardindaki Prens Tatlisi ve 200.Post

Cok kolay bir tatli bu. Hepiniz bir sekilde cocukluktan daha yapmaya baslamissinizdir. Evde anneler olmadigi zaman ilk akla gelen tatli olurdu bu. Iki kiz hemen mutfaga dalinir, en kolay sekilde muhallebi yapilir ve yanyana dizilen etimeklerin uzerine dokulur, azicik buzdolabinda bekletilir ve hemencecik yarisi yenilir, aksama da eve gelenlere ovune ovune gosterilirdi. Muhakkak herkesin bu tatliyla ilgili bir anisi vardir.

Tarifini verecek oldugum biraz daha alengirlisi. Daha usta hali diyelim. Yine de bir ustalik gerektirdiginden degil de yenildiginde tadi tipki ekmek kadayifi gibi oldugu icin, insan daha bir zor tatli yapmis gibi hissediyor kendini..

Deneyin, ne dedigimi anlayacaksiniz.

Gerekenler Soyle;
2 su bardagi+2 kahve fincani toz seker
1 Paket etimek
1 lt sut
3 yemek kasigi nisasta(bugday veya misir fark etmiyor)
2 yemek kasigi pirinc unu
bir paket vanilya
bir paket krem santi(istege bagli) veya Whipped cream(Amerikadakiler icin)
Suslemek icin ben fistik kirintilari kullandim, yoksa nar taneleri veya hindistan cevizi de olabilir.

Bir kaba konulan 2 Su bardagi toz sekeri yakmadan, sivi hale gelene kadar ocakta kavurun. Kabi ocaktan alip (ocagi kapatmadan), uzerine 2 su bardagi kaynar su dokun (Dikkatli olun sicrayabilir).

Suyu dokunce katilasan sekeri tekrar ocaga dondurup, sivilasmasini saglayin.

Duz ve hafif derin bir kaba kirarak yerlestirdiginiz etimeklerin uzerine siviyi sicakken dokun.

Diger bir kapta 1 lt sutu, nisasta, pirinc unu ve 2 kahve fincani toz sekeri muhallabi kivaminda pisirin. Karistirarak pisirin, topaklanmamasina dikkat edin. Ocaktan almadan once vanilyayi ekleyip ocagin altini kapatin.

Uzerine sivi sekeri doktugunuz etimeklerin uzerine duzgun sekilde yayin.

Eger arzu ediyorsaniz bir paket krem santiyi bir litre sutle hazirlayin ve cok siviyken tatlinin uzerine dokun. Buzdolabina kaldirin.

Servis yapmadan once hindistan cevizi rendesi veya benim yaptigim sekilde fistik kirintilari ile susleyip servis yapin.

* Ben krem santi kismini atliyorum, bize agir geliyor cunku. Eger krem santi koyacaksaniz, cok fazla tatli olmasini istemiyorsaniz muhallebinin icindeki toz sekeri azaltabilir veya istege gore artirabilirsiniz.

** Cocuklarin hosuna gitsin diye servis yaparken kalipla kestim, kenarlari yemek size dusuyor haberiniz olsun.

*** Tatlinin ismi kendisini cok seven Kaf Daginin Ardindaki Prensten geliyor. Prens bugun dogmus, yillar once Efeler Diyarinda. Bir kucuk ailenin ilk ogluymus, daha sonra aile buyumus ama bizim prens cabucak yuvadan ucmus. Uzak diyarlara yeni ulkeler kesfetmeye gitmis. Bir gun yuvaya donmus, cakmak cakmak bakan gozleriyle bir baska diyarin kizinin kalbini de yaninda getirmis.

Yurekleri bir, elleri kenetli dolasir dururmus o gunden beri Prensle nacizane Prenses. Okyanuslar otesinde bir kucucuk diyarda iki kucuk prensle, ellerinde bir umut isigi, gonulleri sevgi dolu yasadiklarini soyler dururmus gorenler. Evlerinden hep kurabiye kokusu ve neseli sarki sesleri yukselirmis. Ben soyleyenlerin yalancisiyim.

Onlar ermis muradina, darisi tum seven yureklerin basina.

**** Son bir notda da bugune kadar 200 tane yazmis olduguma sevindigimi soylemek istedim. Okuyanlara veya ilgilenenlere tesekkurler. Sevdim ben bu isi...

12 Eylül 2008 Cuma

Yine Domates Zamani


"Aralarindaki fark ne?" diye sordum pazarci teyzeye. Pazarci dediysem burada ciftcilerin kendi urunlerini getirerek sattiklari Farmer's Market denilen yerde her hafta gidip de sepet sepet fasulye ve domates alarak kendisini hayretlere bogdugum tatli mi tatli bir kadin bu. Ondeki iki domatesi isaret ederek sordum bu soruyu. Aralarinda bir hayli fiyat farki var, hatta sol arkadakini ben pek sevmiyorum, kendisi Roma Domatesi olarak taniniyor ama ben neden onun daha pahaliya satildigini anlamis degilim. Cunku bana gore en ondeki daha tatli ve daha sulu oldugu icin daha degerli olmali.
Ama satici kadinin anlattigina gore Roma domatesi denilen uzun olani daha etliymis, digeri de daha suluymus(hakliymisim!). Sos yaparak saklamak isteyenler kendileri bilirmis neyi kullanmak istediklerini. Ama yasli kadinlar uzun olanlara daha ragbet edermis, cunku daha etli olandan yapilan makarna sosu vb gibi seylerin daha lezzetli oldugunu dusunurlermis. Derken tam da o anda yanimiza yasli Italyan kokenli bir teyze geliyor ve hemen satici kadinin goruslerini dogruluyor. Kocaman bir sepet ayirttiriyor kendine, donuste alacakmis.
Bense iki domatesi de arkamda birakmaya dayanamiyorum. Yillarca domates ozlemiyle yasamis biri olarak her ikisinden de koca birer sepet aliyorum, eve geliyorum. O gunu takip eden 3 gun boyunca temizleyip, rendeleyip, kaynatip, siseleyecegimi dusunmuyorum bile. Kisin lezzetli, ev yapimi domates soslari yiyecegimizin sevinciyle sevine sevine terkediyorum domates alanini...
* Sagdaki domates benim bahcemden, turunu unuttum ama hepsinin icinde en lezzetlisi tabii ki oydu :)

8 Eylül 2008 Pazartesi

Korili-Fistik Ezmeli Tavuk



Cok sevdigim Cooking Light dergisinin agustos sayisinda rastladim bu tarife. Saglikli ve hafif tarifler bolumunde yer aliyordu. Icinde fistik ezmesi ve fistik yagi olmasina ragmen ben kullanmadim. Olmadigindan degil, evdekilerin pek sevmeyecegini dusundugum icin. Fistik yagi yerine susam yagi kullanarak yaptim ve tarifteki gibi pilav ustu, yogurtla servis yaptim. Cok sevildi bu haliyle, tabii paylasmak lazim bu durumda. Iste ben de oyle yapiyorum....
Gerekenler Soyle;
1 yemek kasigi fistik yagi(ben susam yagi kullandim)
1 kap kup dogranmis kuru sogan
1 1/2 yemek kasigi dovulmus sarmisak
1-1,5 kg kemiksiz, derisi alinmis tavuk gogsu, 2 cm buyuklugunde kup seklinde dogranmis
1/3 kap taneli fistik ezmesi(tamamen arzuya bagli, ben kullanmadim)
1 1/2 tatli kasigi kori tozu
1 tatli kasigi tuz
1 tatli kasigi kirmizi pul biber
1/2 tatli kasigi karabiber
100 gr domates salcasi
3 kap rendelenmis gibi ince kesilmis domates
2 adet 250 gr lik tavuk suyu
8 kap pismis pilav(boyle bir olcu degil de ben pilav tencereme gore pilav yaptim), kahverengi pirinc kullanilirsa daha uygun olacaktir
yogurt (arzuya bagli)
Alti kalin, guvec kabina benzer bir tencereye yag koyup isitin. Sogani, sarmisagi ekleyip 5 dakika kadar talandirin. Tavugu ekleyin, 4 dakika kadar karistirarak tavuklarin yuzeyleri kahverengilesene kadar pisirin. Eger kullaniyorsaniz fistik ezmesini ve ardindan gelen salca dahil olmak uzere 5 malzemeyi daha ekleyin.
Domatesleri ve tavuk suyunu ekleyip, kaynamaya birakin. Kaynayinca isiyi dusurun ve agir ateste 30 dakika kadar veya suyunu cekip kivamli bir hale gelene kadar pisirin.
Pilavin uzerine tavuktan yerlestirin, uzerine de yogurt koyarak servis yapin.
Afiyet Olsun

29 Ağustos 2008 Cuma

Zencefilli Ince Bulgur Salatasi


Annem bu yil gelirken yaninda benim icin topladigi, ilginc yemek tariflerini de getirmisti. Bir programda gorup alelacele yazmis bu tarifi, o yuzden tam gramajli filan degil malzemeler. Programin adini da soyledi ama ben simdi hayatta hatirlayamam ismini, eger birileri cikip da telif hakki isterse karismam ha...
Bizim yaz ogleden sonrasi icin harika, hafif bir salata (ya da aslinda bir yan yemek bile olabilir) olarak menumuzdeki yerini aldi bu annemin ozene bezene bana getirdigi tarif. Sirada birkac tane daha degisik sey var ama simdi bu ' ince bulguru sadece kisirda yemekten sikildik artik' diyenler icin harika nitelikli salatamizi 'goz karari' olculerle taniyalim...
Gerekenler Soyle;
Ince bulgur
Kuru kayisi, kucuk kareler halinde dogranmis
Kuru uzum, yikanmis temizlenmis
Taze zencefil, rendelenmis
Bezelye, bir kucuk kutu kadar(ya da taze kullanacaksaniz sanirim 250-300 gr yeterli)
1 limon suyu
Muskat rendesi
Kisnis
Bir kucuk tencerede inse bulguru haslayin(annem boyle yazmis ama ben kisiri da haslamadan yaptigim icin bir olcu ince bulguru bir olcu sicak su ile islatip, agzini kapatip dinlendirdim).
Kutu bezelye kullaniyorsaniz, suyunu suzdurup bulgura karistirin(eger taze kullaniyorsaniz haslayin ve suyunu suzun).
Dogranmis kayisilari, uzumu, zencefili(bende taze yoktu bir tatli kasigi toz kullandim), limon suyunu, muskat rendesini ve istiyorsaniz kisnisi ekleyin(ben kisnisden pek hoslanmadigim icin hic kullanmadim).
Tuzunu kontrol edin, eger tuzsuz geldiyse size tuz ekleyin ve servis edin.
Son derece seveceginize eminim ama tabii degisik lezzetlere aciksaniz...
Afiyet Olsun.

27 Ağustos 2008 Çarşamba

Happy Birthday Mommy'cigim

Sabah uyanmissiniz, aksamdan cok da iyi uyuyamadiginiz icin biraz aksi ve kotu hissediyorsunuz kendinizi ama 'ilk cayi icince kendime gelirim nasilsa' deyip ayaga kalkmaya calisiyorsunuz.

Sofra hazirlanma seslerini duyuyorsunuz iceriden. Degisiklik yapip her gun giydiginiz salas ev giysileri yerine azicik suslu giyinmeye karar verip sizin icin hazirlandigini tahmin ettiginiz kahvalti sofranisina 'seref vermek' uzere kosuyorsunuz.

Bir de ne goruyorsunuz; uc yasindaki o minik adam elinde bir hamur acma merdanesiyle elleri kollari un icinde size 'gunaydin annecigim' diyor. Agziniz saskinlikla acilmis otuyorsunuz sofraya ve onunuze su yukarida gormus oldugunuz muhtesem tabak geliyor. Kendi elleriyle acmis oldugu bazlamayi ikram ediyor ve o kollar boynunuza dolaniyor.

Bundan daha guzel bir dogumgunu olabilir mi?

18 Ağustos 2008 Pazartesi

Olimpiyat Menusu

Su olimpiyatlara yatip kalkip dua ediyoruz. Yazin o hizli baslangicindan sonra yavaslayan temposunda ne yaparmisiz acaba Olimpiyatlar olmasaymis. Onlarla yatip, onlarla kalkiyoruz(hos bazen o kadar gec yatinca kalkamiyoruz ama olsun).

Ben unuttum tabii biz neler yapardik Turkiye'de birbirimize mac seyretmeye gidince. Neler yerdik, neler icerdik? Patates kizartmasi ve bira mi? Ya da her zamanki gibi abartip bayagi yemekler filan mi hazirlardik? Galiba biz pek mac keyfi yapmamisiz oyle dostlarla filan ama burada eger birileri size mac izlemeye cagirmissa bilin ki; cips ve dipten baska pek bir seyle karsilasmayacaksiniz demektir. Cok sansliysaniz tavuk kanat ve birkac sebze filan da bulma olasiliginiz var tabii.

Genelde mac seyredilen barlarda filan da ilk akla gelen menu tavuk kanatlar nedense. Acili-acisiz, ama oyle cok yeniyor ki... Tane ile siparis veriyorsunuz, onlarla, yirmilerle hatta bazen daha da fazla. Tabii maca dalinca agiza ne kadar atildigi unutuluyor, sayi daha da artabiliyor bu yuzden.

Kim bulduysa cok harika bulmus, burada cok sevilen Ranch sos ile ve illa ki kereviz saplari ile servis yapiliyor. Tavuklar acili, ranch sos soguk ve serin cok iyi gidiyor.

Benimki evde yapilan cinsten. Acili bir sos yapip azicik hasladigim tavuklari bulayip biraz da firinda pisirdim. Yanina kerevizleri ince ince kestim ve tabii ki evde yapilan Ranch sos. Azicik eksi krema, azicik mayonez, tavada kavrulmus ince kuru sogan, dereotu da eklenip tarafimca sos haline getirilmistir. Aslinda hazir satilanlari da var ama biz bu seklini cok seviyoruz.

Hadi bakalim, olimpiyatlara devam...

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Cevizli Brioches (briyos)


Sevgili Fas'li arkadasim Fatima vermisti bu tarifi bana ve onun yapisini seyrederken bile agzim sulanmisti. Onlarin evinde hemen hemen her hafta sonu yapilirmis bu corekler. Daha sonra ben de denedim, gercekten harika oldular.

Gecen gun dislerinden ameliyat olan ogluma yumusak birseyler pisireyim derken, yeniden aklima geldi bu tarif. Bende var olan baska bir tarifle karistirip uzum de ekledim. Firindan cikar cikmaz sogumasini beklemek zorunda olan oglum ilk etapta bes tane yiyerek iyi bir secim yaptigimi bana ispatlamis oldu.


Gerekenler Soyle;

- 5 kap un
- 2 tatli kasigi toz maya
- 1 yumurta
- 1 yumurta akı
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 1 çay kaşığı tuz
- 100 g margarin
- 1/2 su bardağı ılık süt
- 1 çay bardağı dövülmüş ceviz
- 1 su bardağı kuru üzüm

üzeri icin; yumurta sarısı

Ilik sut ve bir yemek kasigi toz seker ile mayayi kabartin. Buyukce bir kapta un ile karistirin. 1 yumurta, 1 yumurta akı, kalan toz şeker, tuz, terayagini ekleyip iyice yoğurun. Üzerini nemli bir bezle kapatıp oda sıcaklığında 20-25 dakika dinlendirin. Ceviz ve kuru üzümü ilave edip tekrar yoğurun(benim kullandigim unla biraz sert bir hamur oldugu icin biraz daha sut ilave ettim, daha fazla yag eklemek yerine).


Hamur iki katina kabarinca hamurdan cevizden biraz buyuk parcalar koparip, yuvarlayıp yağlanmış tepsiye dizin. Her bir topun ortasına parmağınızla bastırıp çukur oluşturun ve bu çukura fındık büyüklüğünde yuvarlanmış bir minik hamur parçası yerleştirin. Üzerine yumurta sarısı sürüp 30 dakika daha dinlendirin ve 375F(180C)'de 15-20 dakika pişirin.

**Fatima'nin tarifine uymak isterseniz pisirmeden once yumurta sarisi surmek yerine hicbirsey surmeden firinda pisirip cikmasina bes dakika kala tozsekerli su surup tekrar firina vererek de pisirebilirsiniz. Arasina, yag ya da kaymak surerek yenebilirmis. Buzdolabinda uzun sure saklayabilecegimi soylemisti arkadasim ama bize kismet olmadi saklamak...

* Mayayi kabartmak demek, ilik sutu, mayayi ve tozsekeri bir bardaga koyup oda sicakliginda bekleyip mayanin aktif hale gelmesini gormek demek . Bu durumda mayanin bardaktan tasacak gibi kabarmasini bekliyoruz.

8 Ağustos 2008 Cuma

Sicak Havada Buz Gibi Meyve Salatasi

Yaz gunlerine en iyi uyacak yiyeceklerden biri de meyve salatalari sanirim. Kimse agir yemekler yemek istemezken benim sevgili komsularim baklava talebinde bulunsa da ben ev halkina hafif ve daha romantik seyler yapmayi tercih ediyorum.

Tarifi Ipek'in sitesini okurken yapmak aklima gelmisti ama ben meyve salatasina nedense yogurt koymayi cok seviyorum. Nedeni de uzun yillar once su yeni yeni cikmakta olan otellerdeki Acik Bufe Kahvalti muhabbetinde o zamana kadar yemeyi hic akil edemedigimiz bizim evdekilere nazaran daha sulu kivamli yogurtlu meyve salatalarindan kaynaklaniyor sanirim. Cok sevdigim bir Fransiz arkadasim cok sevdigini benim de denememi onerdiginde biraz cekinerek almistim ama sonra resmen aliskanlik yapti. Her sabah koca bir tabak yogurtlu meyve salatasi yer olmustum.

O zamanlar akil edip de evde yapmak yerine, bir sonraki otel ziyaretimizi bekler olmustum ama simdi hemencecik yapiyorum.

Butun meyveleri dograyip azicik limon suyu sikip, yogurt ekliyorum. Limon suyu meyvelerin kararmasini onluyor ve yogurdun kivamini azaltiyor. Yine Ipek'in de dedigi gibi cocuklar icin biraz portakal suyu, buyukler icin azicik rom ekleme ihtimali her zaman mevcut. Uzerlerini findik, fistik veya bademle suslemek ise cazibeyi daha da artiriyor.

Buzdolabinda bekletip soguk soguk yemenin keyfi de bir baska..
Afiyet Olsun..

5 Ağustos 2008 Salı

BAM!

Kendisini pek severdik, pek cok izlerdik. Hatta tariflerini kaydetmisligim de vardi ama taaa ki Turkiyedeki arkadasim gelip de, kendinin de orada pek bir hayranlikla izledigini ve hatta gidecegimiz yerlerde de bir restoranin bulundugunu tespit ettigini ve eger imkan olursa restaurantta yemek yersek harika olacagini ekleyince 'neden olmasin' dedik ve tatilimizin en mustesna gecelerinden birini onumuze sanat eseri gibi cikan yemek tabaklarina hayranlikla bakarak ve yemegi tam anlamiyla 'savor' ederek yedik, bir guzel saraplar ictik ve kendilerinin yemek kitaplarini satin alarak restauranttan memnun mesut ayrildik.

Restaurant cok gosterisli olmamasina ragmen harika bir yerdeydi ve yemeklerin goruntusunu bastirmamak icin sanirim sasaaya gerek gorulmemisti. Bence de cok yerinde bir karardi bu.
Scalloplu bir yemek yedi arkadasim ama adini bile hatirlayamiyorum simdi. Restaurantin sitesine girdigimde de menunun degismis oldugunu gordum ama benzer bir tarif buldum resmi Emeril sitesinden. Belki bir fikir verir diye link veriyorum. Ne belleklerden ne de gozumuzun onunden ayrilmasini istemiyorum bu goruntulerin cunku...

En guzeli yine her zamanki gibi dostlarla paylasilanlardi. Gelenlere de, gonul verenlere de binlerce tesekkurler....

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Dondum!

Yine bilgisayar azizligi mi, yoksa blogum bir aydir elimi surmedigim icin bana kustu de mi fotograf yuklememe izin vermedi bilemiyorum ama paylasmak istedigim gezime ait birkac tane fotografi yukleyemedim ve tabii hayal gucunuze birakmis olmamak icin de anlatmiyorum ama dolu dolu gecen iki bucuk aydan sonra karmasik duygularla dolu oturdum ekranimin basina iste...

Biraz da yalnizligimi simgelese de yazmak guzel geldi simdilik. Henuz yemekler ve onlarin fotograflari yok ama. Bilgisayarim toparlandi, bazi dosyalar geri geldi ama yemek tariflerimi cigliklarim arasinda toparlamaya calisan sevgili sayesinde geri bulmus olmama ragmen henuz oyle yemek tarifi yazacak havada hissetmedim kendimi kusura bakmayin.

Bir yigin ani sayesinde kafam da kalbim de dolu dolu. Dun en son havaalanindan suklum puklum donduk ve yok boyunca agzimizi bicaklar acmadi. Geldiler, sagolsunlar; evimizi-gonlumuzu aydinlattilar. Iki bucuk aylik dostlar ve aile uyeleri sayesinde yalnizligimizi unuttuk, gulduk, eglendik, gezdik, dolastik, yedik, ictik... Simdi sakinlesip, ayaklari yere basma zamani. Bakalim nasil alisacagiz?

15 Temmuz 2008 Salı

Bilgisayarim Coktu

Bunun uzerine ne yazilir bilmem. Zaten yazasim yoktu, zaten yaz rehaveti uzerimizdeydi, zaten gezip tozmak en onemli islerden bile onemli hale gelmisti. Bir de hemen hemen tanidigim herkesin basina gelen benim basima da geldi sonunda ve beni bes yildir gik demeden sirtinda tasiyan, en zor gunlerimde en yakin dostum olan, en sevdiklerimle aramdaki kilometreleri bir sinyal uzakligina tasiyabilen bilgisayarim, canim, tek dostum, sirdasim koyu karanlik bir ekrana donustu. Ne kadar tusu varsa denedim, tik yok. Ne kadar yontem varsa denedik, geri gelmiyor. "Bari fotograflari kurtaralim ve bir de yemek tariflerini ve tabii en onemlisi benim kucuk hikayelerimi' derken hummali bir calisma sonucu bakalim geri gelecekler mi ama ben iyice elsiz kolsuz kalmis gibiyim. En ufacik bir fotograf dahi bulamiyorum, yemek tariflerime ulasamiyorum.

Sanirim o da kendince bir 'yoruldum' deme yolu buldu bana. Saygi duyarak, tamir surecinde ben yine utanarak kendimi yazin rehavetine birakiyorum ve bir elimde mohitom, diger elimde haritamla yeni gorecegim yerlerin heyacanina birakiyorum kendimi. Sonbahar geldiginde dusunuruz yine...

24 Haziran 2008 Salı

Havuclu Muffinler


Bazen 'tembellik gibisi var mi?' diyesim geliyor. Oyle yasamasam da...

Bazi seylere fazla zaman ayirdiginiz zaman, daha onceleri yaptiginiz seylere ayiracak zamaniniz kalmiyor ve bir an aslinda onu-ya da onlari- yok farz etmek istediginizi fark ediyorsunuz.

Soyle ki; kontrolden cikinca tamamen cikariyorsunuz hayatinizdan, aslinda pek de istememis olmaniza ragmen. Bircok zamanlar onsuz nasil yasayacaginizi bilemeyeceginizi dusundurecek kadar hayatinizi isgal etmis bir seyi nasil olup da bu kadar gozardi edebildiginize kendiniz de sasiyorsunuz ama yapacak birsey yok, tembellik sarmis sizi...

Bloguma oyle oluyor diye uzuluyorum zaman zaman. Tamamen bir yaz eglencesi benimkisi aslinda. Yapacak binlerce baska is varken buna sira gelmiyor. Bazen de tembel tembel gunesin altinda yatip, kisin kivranilip da okunamamis kitaplari okumak varken; iceri girip yemek ya da baska bir sey uzerine yazi yazmak gelmiyor icimden. Sanirim bircogunuzda vardir bu tur bir ruh hali.

Blogumu yazin gevsek, agir, derinden giden havasi ile aldatiyorum. Halbuki gunler daha uzun, zaman daha cok ama ben daha az uyuyup daha cok is yapabilmeyi basariyorum. Bazen de gezmekten ayaklarimin agrisini nasil giderecegimi bilemeden yatagima zor atiyorum kendimi, agrilar icinde uykuya daliyorum. Olsun bugunler de gecer. Biz yine bol bol yer, icer, yazisiriz....

Yine de bir kucuk tarif, her sabah uydurmaya calistigim cesit kahvaltilarindan bir kucuk ornek...


Belki hepinizin bir kucuk muffin tarifi vardir ama benimki de Carole Clements'in Baking kitabindan.

Gerekenler:


3/4 kap margarin(tereyag da olabilir)

1/2 kap koyu kahverengi seker, sikica bastirilmis

1 yumurta, oda sicakliginda

1 yemek kasigi su

2 kap rendelenmis havuc

1 1/4 kap un

1 tatli kasigi kabartma tozu

1/2 tatli kasigi karbonat

1 tatli kasigi tarcin

1/4 tatli kasigi muskat

1/2 tatli kasigi tuz



Firini 350F ye isitin. 12 adetlik muffin tepsisini yaglayin veya kagit muffin kaliplarini dizin.


Elektrikli mikser ile yagi ve sekeri havalanana kadar cirpin. Yumurta ve suyu ekleyerek cirpmaya devam edin.


Bu karisima havuclari ekleyin, kasikla karistirin.


Unu, kabartma tozunu, karbonati, tarcini, muskati ve tuzu eleyerek bu karisima ilave edin. Guzelce karistirin.


Kasik yardimi ile karisimdan bir miktar alarak muffin kaplarini hemen hemen tepelerine kadar doldurun.


Tepeleri kabarana kadar asagi yukari 35 dakika kadar pisirin. Bir firin telinin uzerinde sogumalarini bekledikten sonra servis yapin.


** Bu olculerden ancak 12 adet ciktigi icin ben genelde iki olcu yapiyorum ve burada pek bir adet oldugu uzere, tatli tereyagi ile sicakken servis yapiyorum..


Afiyet Olsun..

9 Haziran 2008 Pazartesi

Kore Usulu Salatalikli-Naneli Tavuk


"Degisik bir seyler yapayim, bizimkilere ne iyi bir asci oldugumu gostereyim" derken, cok seveceklerini sandigim ve ozene bezene yaptigim seylerden ayip olmasin diye yediklerini fark ediyorum. Hic ummadigim, icinde acaip sebzelerin oldugu seyleri veya baharatli etleri cok begendiklerini gorup daha da sasiriyorum. Yillarca ayni evde yasamamis olsak ne zaman bu kadar farkli lezzetler gelistirdik diye sorgulayacagim ama demek ki benim Amerika hayatim beni cok degistirmis. Ben farkinda olmadan baska mutfaklara dalmisim, yeni damak tatlari gelistirmisim. Yine de onlarin da sevecegi ortak seyler buluyorum, en azindan aramak bile guzel. Cunku yiyecek birileri olduktan sonra pisirmek dunyanin en keyifli isi bana gore...


Asya mutfagindan cok da maceraci olmasin diye ararken buldugum Cooking Light dergisinin Nisan sayisindan bir yemek bu da. Sevildi, begenildi ama yine de ilk goruste bir 'salatalik ve tavuk mu, bir arada mi' sorusu sorulmadan edilemedi...


Gerekenler soyle;

Salataliklar Icin:
1 uzun ince salatalik, soyulmus, uzunlamasina ince ince dilimlenmis(2 1/2 kap civarinda)
1/4 tatli kasigi tuz
1/4 kap ince rendelenmis beyaz kuru sogan
2 yemek kasigi ince dogranmis nane (ben koymadim-yoktu)
1 yemek kasigi baharatli pirinc sirkesi
1 yemek kasigi bal
1 tatli kasigi koyu renk susam yagi
1/4 tatli kasigi kirmizi pul biber
1 yesil aci biber, cekirdekleri cikarilmis, ince dogranmis (ben koymadim, malum cocuklar)

Tavuk Icin:

8 adet kemiksiz, derisi alinmis tavuk (gogus etiyle de harika olacagina eminim)
1/4 kap soya sosu
2 yemek kasigi koyu renk susam yagi
1 yemek kasigi soyulmus ve ince dogranmis zencefil
1 yemek kasigi bal
1/2 tatli kasigi taze cekilmis kara biber
3 adet sarmisak, ince dilimlenmis
Tavayi yaglamak icin cok az yag(varsa cooking spray)
1/4 kap ince dogranmis yesil sogan
4 tatli kasigi kavrulmus susam

Salatalik sosunu hazirlamak icin ince dilimlenmis salataliklari bir kevgire koyup uzerine tuz dokup 1 saat kadar dinlenmeye birakin. Bir havlu kagit uzerine alip suyunu iyice emdirin. Bir kapta salatalik sosu icin geri kalan tum malzemeler ile(aci yesil biber dahil) karistirip agzini kapatip dinlenmeye birakin.

Tavugu iki adet kalin strec film arasinda et dovme demiri ile dovup inceltin(ya da kasabiniza bunu dovdurerek alin). Soya sosu, susam yagi, zencefil, bal, karabiber ve sarmisagi bir kapta karistirip icine tavugu koyun ve agzini kapatip buzdolabinda yarim saat bekletin.

Ocak uzerinde tavugu pisirmek istiyorsaniz grill tavasini azicik yaglayin (yoksa mangalda da deneyebilirsiniz). Sosun icinde bekleyen tavuklari cikartip tavaya koyun, sosu atin. Tavuklarin her iki tarafini 6 sar dakika kadar pisirin.

Pisen tavuklari bir tabaga alip uzerine salatalik sosundan gezdirin, yesil soganlardan serpistirin ve en uste de susamlari gezdirip servis yapin.

Afiyet Olsun.

** Burada pek cok kullanilan bir yontem var etleri marine etmek icin. Agzi fermuarli naylon posetlere sos konulup etler de icine atiliyor ve fermuar kapatilip iyice sallandiktan sonra et buzdolabinda saklaniyor. Bilmiyorum belki Turkiye'de de vardir bu yontem ama kap kirletmeden en iyi sekilde sosun ete gecmesini saglayan bu yontemi kesinlikle tavsiye ederim.

5 Haziran 2008 Perşembe

Dusunuyorum O Halde Varim


Bu aralar geziyoruz, geziyoruz.

Tabii yemekler de yapiliyor ama onlar buralara fotograflari bile gelemeden mideye iniyor. Cogunlukla da onceden denedigim 'ah bunu muhakkak misafirlerime pisirmeliyim' dedigim seylerden yapiyorum, onlarin da zaten fotograflari mevcut blogta.



Gecen hafta gittigimiz ve cok ilgimi ceken bir muzeden bahsetmek istiyorum size, Rodin Muzesi. Unlu heykeltras Rodin'in hemen hemen tum eserleri buraya getirtilmis ve Philadephia da cok hos ve sakin bir yerde, hemen hemen tum kulturel faaliyetlerin sergilendigi bir mevkide bu muzede sergilenmeye baslamis. Yolu dusenleri kesinlikle kacirmamasini oneririm bu kapisinda Dusunen Adam heykeli bulunan Rodin Muzesini.

Bu en alttaki fotografta Rodinden Victor Hugo'nun bir heykelini yapmasini istediklerinde yaptigi; Victor Hugo'yu ve onun basinda bir ilham perisini ve ayaklarinin altinda denizden cikan uc melegi temsil eden bu heykel var. Benim cok ilgimi cekti. Detaylar, cizgiler, fikir cok ama cok guzeldi.

Sanirim bu aralar boyle fotograflari daha cok gorecegiz benim blogumda, leylekler havada goruldu cunku...

27 Mayıs 2008 Salı

Balkabakli Bazlama

Tarif, Miss Cilek'ten. Harika bir pazar gunu, harika bir kahvalti sofrasini suslediler. Tabii bu mevsimde balkabagini nereden buldugum sorusunun cevabi ise, kistan pisirip dondurdugum harika kokulu guzelim balkabaklaridir.
Bu kadar cok cesit balkabagi oldugunu bilmiyordum dogrusu, Amerikanin bu yoresine tasinana kadar. Bizim Kulkedisi filmindeki balkabagina benzer bir kabak gorunce dayanamayip hemen aldim. Ilk defa bizim ulkemizde gordugumuz kabaklara benziyordu bunlar. Adini sordugumda 'Cinderella Pumpkin' dedi satici teyze. Harika bir benzetme, harika kabaklar, harika bir bazlama.

Buyrun afiyetle siz de yiyin.

Tarifin orjinali burada ama ben yine de artik blog kapanma olaylarindan son derece korktugum icin tarifi buraya da yaziyorum. Hic bir sey degistirmeden-eklemeden yaptim bu enfes bazlamalari...







-1 Yumurta
-4 yemek kaşığı pekmez (veya 2 yemek kaşığı esmer şeker)
-4/3 su bardağı süt
-1 portakal kabuğu rendesi
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 avuç ceviz
-4 yemek kaşığı kabak püresi
-1 su bardağı tam buğday unu
-1 çay kaşığı karbonat

Yapılışı:yumurtanın sarısına,pekmezi,sütü,portakal kabuğu rendesini,zeytinyağını ekleyin.
Cevizi ,kabak püresini de ekleyin.
1 su bardağı unu ,karbonatla karıştırıp karisima ekleyin.
Yumurta akını bir fiske tuz ile kar haline getirip,hepsini karıştırın.
Karışımın rengi tek renk oluncaya kadar karıştırip hemen birakin.
Teflon bir tavada,hiç yağ eklemeden ,birer yemek kaşığı yardımı ile birer birer birer tavaya atarak ,önlü arkalı iyice kızartın.Isı çok yüksek olmasın.
Pişen bazlamaların üzerine biraz pekmez veya akcaagac surubu (veya bal)ve dökebilir ,hatta biraz dövülmüş ceviz ile süsleyebilirsiniz..

21 Mayıs 2008 Çarşamba

Domatesli Bruschetta


O kadar cok yazmayasim var ki...
Iki yildir yuzunu gormedigim, sarilamadigim, karsilikli oturup kahve icmeye hasret kaldigim sevdiceklerim burada...
Gezmek, konusmak, icebildigimiz kadar icmek istedigimiz seyleri icmek, sarilmak, koklasmak, kirlara bahcelere dogru kosmak, yerlerde yuvarlanmak, bahari icine cekmek ve sohbetin dibine vurmak zamani simdi.
Az yazip, cok ani biriktirecegim...
Cok yazmak zamani geldiginde yine belki biraz uzgun ve biraz dolu olarak donerim. Ya da iki arada bir derede bir seyler yazarim.
Ama simdilik bu yapimi kolay, ogleden sonra kurtaricisi Bruschetta lar..
Baget ekmekleri verevine kesin.
Once uzerlerine biraz zeytinyagi surerek firinda azicik isitin.
Uzerleri icin caniniz ne cekiyorsa; domates, ince kesilmis biber, ince kare dogranmis kuru sogan, sarmisak, mantar, feslegen veya ince dogranmis maydanozu biraz zeytinyagi ile karistirip, tuz-karabiber ekleyip ekmeklerin uzerine surun. Domatesinin bol olmasi gerekiyor aslinda. Sadece domates, sarmisak ve feslegenle de yapabilirsiniz.
Uzerleri kizarana kadar firinde pisirin. Sicak sicak yiyin.
Afiyet Olsun...

10 Mayıs 2008 Cumartesi

Kahramanima




Soguk bir kis gunu, annesinin diktigi kirmizi mantosuna sarinmis, annesinin kucagina kafasini koymus, tik tik tik diye giden faytonun tekerlek sesleri arasinda doyamadigi uykusunu tamamlaya calisiyordu kucuk kiz.
Annesi sabahin besinde kalkmis, 3. kattaki evlerine depodan komur cekmis, sobayi yakmis, evi isittiktan sonra kizini uyandirmisti hafta ici her sabah oldugu gibi. 3 yasinda ya var ya yoktu, bundan once denenen bakici kadin-anneanne seceneklerinin hicbiri yurumemisti kucuk kiz icin. Annesinin okulundaki krese kabul edilecek yasa gelince anne de elinden tutmus, hic olmazsa gun icinde birkaz kez ziyaret edebilecegini dusunerek sevindigi krese yollamaya baslamisti kizi. Tek zorlugu bu soguk kis sabahlarinda kalkma ve yola dusmekti.
Anadolu’nun tam ortasinda kucucuk bir sehirde yasiyorlardi. Kislar inanilmaz soguk geciyordu. Kar nerdeyse insan boyuna ulasiyordu kimi zaman(ya da o zamanlar oyle geliyordu kucuk kiza). Sabah sogugunda karda bata cika yuruyemeyince annesi faytoncu amcaya kucuk bir ucret karsiligi her sabah ayni saatte kapinin onunde olmasini tembihlemisti. Faytoncu amca coktan seve seve yapardi bu isi; cunku o da icten ice bu kocaman simsiyah gozlu, saclari yandan iki orgulu kizla karda yurumeye calisan bu incecik, her bastigi adimda sanki yuvarlanacakmis gibi giden kadina aciyordu.
Kadinin kocasi askerdeydi ve hemen hemen alti aydir gelememisti izne. Ogretmen olan kadincagiz ekstra ders anlatarak kizina yeni bir cizme almayi planliyordu ama son ayda yakalandigi zaturre yuzunden pek mumkun olmayacaga benziyordu bu. Mudur Hanim yanina cagirip, cok solgun gorundugunu soylemisti kadina ama onun bu extra derslere ihtiyaci vardi.
Kocasinin babasina kirayi her ay duzenli vermeye yemin etmisti cunku. Arayip sormazlar ama her ay basi gelip kirayi tikir tikir alirlardi bu insanlar. Olsun bugun maas gunuydu ve kizina ve kendisine bir ziyafet cekmeyi coktan kafaya koymustu kadin. Kirayi dusunup simdi keyfini kaciramazdi.
Aksam yine annesinin elinden tutup bu kez yuruyerek eve donen kucuk kiz kafasini kaldirdi, bu gozune kocaman gorunen kadina bakti. Ne kadar zayif ve narindi halbuki ama kucuk kiza dev gibi gorunuyordu. Her turlu guclugu yenmesine yardim edecek, canavarlardan koruyacak, okuldaki yaramaz oglanin bile hakkindan gelebilecek kadar gucluydu annesi. Kafasindaki tum sorunlari bir kenara itip kizina bakti kadin da, gulumsediler birbirlerine. Ikisi de cok iyi biliyordu ki, bu hayatta ikisinin bir aradayken yapamayacagi hic bir sey yoktu. Annesinin eline daha siki sarildi ‘ben seni korurum annecigim sakin sen korkma hic bir seyden’ dedi, sanki annesinin aklindan gecenleri okumuscasina. Karda iki kucuk sercenin biraktigi izlere benzer izler birakarak yurumeye devam ettiler…

9 Mayıs 2008 Cuma

Napolyon Tatlisi


Arkadasimin referanslari sayesinde korkmadan denedigim bir tatli bu. Iyi ki de denemisim, yeni bir tatli daha kazanmis olduk bu sayede. Yapimi cok ama cok kolay olan bu tatli, sanki o kadar kolay yapilmamis gibi oldukca degisik ve lezzetli. Bir dahaki sefere muhallebinin icine birazcik da sakiz koymayi dusunuyorum. Daha da lezzetli olacagina eminim.
Gerekenler Soyle;
1 lt sut
1 yumurta
1 paket vanilya
6 yemek kasigi un
6 yemek kasigi toz seker
1 yemek kasigi tereyag
1 paket krema(200ml)
Sos Malzemesi:
1 bardak toz seker
1 bardak su
1 tatli kasigi tereyag
1/2 paket krema(100ml)
Uzeri icin:
2-3 yaprak milfoy hamuru(5x5 cm civarinda yapraklar)
Tatli icin, krema haric butun malzemeyi muhallebi gibi ocakta pisirin. Ilininca kremayi ekleyip, mikser ile cirpin. Islatilmis bir kaliba dokun. Soguyunca en az 3 saat, ya da bir gece bekletilmek uzere buzdolabina kaldirin.
Sos icin, toz sekeri karamellesene kadar ocakta eritin. Diger malzemeleri ekleyip karistirarak kaynatin(ben ocaktan alinca kremayi ekledim). Iliyinca buzdolabina kaldirin. Onu da bir gece buzdolabinda bekletin.
2 ya da 3 tane milfoy hamurunu inceleterek kitir kitir olana kadar firinda pisirin. Inceltmenizin nedeni; piserken kabarip, yumusamasini onlemek. Soguyunca bir kaba kucuk kucuk ufalayin.
Ikram edeceginiz zaman buzdolabinda bekleyen tatlidan bir dilim kesin, uzerine sostan dokun ve en uste de milfoy kiriklarini serpistirin.
Napolyonla ne gibi bir alakasi var bu tatlinin bilmiyorum ama eminim yediyse bayilmistir kendisi de..
Afiyet Olsun

7 Mayıs 2008 Çarşamba

Bir Degisik Bahar Salatasi ve Tarifi Olmayan Icli Kofte


Bizim buralarda cokca satilan bebek ispanaklarla ilgili birkac tarif daha yazmistim sanirim. Ya da aralarda bir yerlerde gecmisti. Salatalar icin cok ama cok ideal bir sebze bu ispanaklar, biz bayiliyoruz. Hic pisirmeye gerek olmayan, citir citir yenen ispanaklari; marul, eksi yesil elma, rokfor peyniri, kirmizi ince dogranmis kuru sogan ve elma sirkesi ile karistirip tam bir bahar salatasi elde ettim. Tarifi biraz degisik haliyle bir yemek dergisinde gormustum, icinde et vardi ama bence sofrada bol et bulundugundan bu hali daha guzel oldu...





Icli koftenin tarifini yaz-a-mayacagim. Nedeni de, herkes mutlaka iyi-kotu biliyordur diye ve de benim yaptigimi da ben internetten birkac tarif destegi ile yaptigim halde lokantalarda satilanlar gibi birsey elde edemedigim icin.
Misafirler hic hayatlarinda boyle bir sey yemedikleri icin bayildilar ama ben, aslini bildigim icin biraz hayal kirikligi yasadim dogrusu. Aslinda bu tur yiyecekler eger yorenize ait degilse, bir kere yapilisini gorerek buyumediginiz icin biraz yabancilik cekiyorsunuz. E zaten yapilisi da hayli zahmetli ve biraz puf noktalari olan birseyse isiniz iki kati zorlasiyor. Benim yaptiklarimin dis kabugu biraz sert oldu ve ici de piserken dagildi. Dagilmayanlari toplamak filan epey zamanimi aldi ve sonucta cikan sekil de benim bildigim sekil degildi. Neyse ilk Turkiye ziyaretimde sevgili Mardin'li dostumun kapisina dayanacagim bana icli koftenin nasil yapildigini eni-konu ogretsin diye basinin etini yiyecegim...
O zamana kadar bildigim sularda dolanacagim...
Sevgiyle kalin.

4 Mayıs 2008 Pazar

Hawai Usulu Ispanakli-Enginarli Dip

Tarifi kisa bir sureligine kaybettigimden herseyi akildan yazacagim ama yarin uzun uzun arayip bulacagim tum tarifi, kesinlikle eminim(!)...

En basit sekliyle tarif soyle:

Donmus ispanak,
1 kutu enginar saplari
1 kutu water chesnut(deniz kestanesi)
Eksi krema(sour cream)
Erimye uygun bir cesit peynir
Bir paket ranch usulu kuru dip karisimi(bu bir cesit baharat karisimi, sanirim Turkiyedeki Cesni adiyla satilan karisimlar mukemmel bunun icin).

Donmus ispanak cozuldukten sonra, enginar yapraklari, ince dogranmis deniz kestanesi ve baharat karisimi ile karistirilir. Eksi krema ilave edilir, biz gece buzdolabinda bekletilir ve ikram edilecegi zaman icine peynir konup firinda peynir eriyene kadar tutulur ve ilik sekilde kraker veya cips esliginde ikram edilir.

Butun tarif cok goz karari oldu ama bu kadari bile aslinda bir fikir veriyor. Tam olculeri buldugumda, daha iyi organize oldugumda, bahce isinden bu kadar yorgun olmadigimda daha duzenli tarif yazacagimdan emin olabilirsiniz...

Iyi haftalar herkese.

1 Mayıs 2008 Perşembe

Bahara Merhaba Daveti

Gunler oncesinden icimi heyecani sardi. Ne yapacagim, neler pisirecegim diye. Bu kez gelenler hep onem verdigim sik sik yemege gelen grup ama yine de mahcup duruma dusmek istemiyorum. Cunku adimiz 'iyi yemek yapan'a cikti bir kere, dusurmek istemiyorum. Hem de
Turk mutfagindan hep degisik seyler gostermek istiyorum konuklarima.


Bu kez yardim hic ummadigim bir yerden, facebook sayesinde tekrar bulustugum universite arkadaslarimdan geldi. Onlarin onerdigi uc tarifi de katinca menume yine istedigim gibi bir sonuca ulastim.


Atistirmalik olarak,
Ispanakli-Enginarli bir dip ve arkadasimin onerisi ile misafirler gelmeden az once firina konulan ve onlar iceri girdiginde kokusu ile misafirlere gelecek yemekler hakkinda az-bucuk bir fikir veren Pastirmali Pideler yaptim. Pideler benim daha once yaptigim pide tarifinden yapildi, icine sadece pastirma ile bol bol kasar peyniri koydum.

Yine onerilerden Pancarli Salata ve Misirli Salata yapildi.
Benim bir dergiden buldugum Elmali-Rokfor Peynirli Yesil Salata sofrayi senlendirdi.

Geri kalanlar da;

Hazir Yufka Mantisi
Patlican Oturtma
Sehriyeli Pilav
Icli Kofte
Salatalikli-Patatesli Salata
Tel Kadayif
Napolyon Tatlisi (bu da arkadasimin onerisi idi).


Misirli Salata:
Misirli salata cok kolay. Buharda haslanan donmus misirlar, siviyagda azicik cevrilmis kirmizi soganla karistirilir ve icine kucuk dogranmis kirmizi biber, cilantro(galiba kisnis yapragi deniyor buna Turkiyede), balsamik sirke ve zeytinyagi ile karistirilip servis yapilir.


Pancarli Salata:
Pancar salatasi da cok kolay yapilanlardan. Pancarlari onceden haslayip kucuk zarlar halinde dograyip yine cilantro, balsamik sirke ve cok az sarmisak ile karistirip servis yapin.
Bu iki salatayi ilk defa denememe ragmen coktan kisisel menume aldim bile. Normalde cilantroyu hic sevmememe ragmen bu iki salatada da tadi balsamik sirkenin etkisiyle baskin halden kurtulup daha kolay yenebilir bir hale gelmisti benim icin. Ayrica dograrken anladim ki, kokusunu dogradikca cikaran bu sebze ile daha siki bir iliski icine girmemiz gerekecek.

** Diger tarifler bilahere gelecektir, sevgiyle kalin...

29 Nisan 2008 Salı

Lorlu Minik Borekler


Madem blog arkadaslarimdan yaptigim tariflerden gidiyoruz, yine cok severek denedigim ve ondan sonra da sik sik yaptigim bir tarif daha. Acemisasci'dan bu mini mini ama muhtesem lezeetli borekcikler...
Ogleden sonra okuldan ac mi ac gelen yavrucuklara o kadar harika bir atistirmalik ki anlatamam. Aslinda her zaman icin muhtesemler ama ben en cok ogleden sonralari icin hazirda bir seyler bulundurmayi sevdigim icin, hep o ana ozel yapiyorum yapacaklarimi.
Evlenmeden onceki hayalim okuldan gelen cocuklarimin mutfaktan mis gibi gelen kurabiye kokularini duyarak henuz ellerini bile yikamadan 'anne nefis kokuyor bunlar' diyerek mutfaga dalmalariydi. Annemi sucladigim icin filan degil ama sakin yanlis anlasilma olmasin. Dunyanin en yeni ve en guzel lezzetlerini bize tanistiran, bugunku becerebildigim herseyi kendisine borclu oldugum anneme asla laf soylemem ama ben herhalde o zamanlar calisan bir anne olacagimi ongormus olmaliyim ki, hepsini bir arada goturebilmenin hayallerini kurardim.
O yuzden bu ogleden sonra atistirmaliklari benim icin cok onemliler ve en yorgun zamanlarimda bile kalkip birseyler hazirlamaya calisiyorum.
Lafi fazla uzatmayayim, ben Ipek'in tarifini aynen uyguladim. Milfoy hamuru, lor peyniri, kirmizi biberler, domates, siyah zeytin, maydanoz ve yumurta sarisi gerekiyor uzerini suslemek icin. 10 dakikada hazirlanan ama ondan daha kisa surede bitiveren bu minikleri denemenizi siddetle tavsiye ederim..
Afiyet olsun..

26 Nisan 2008 Cumartesi

Tarcinli Kurabiye

Biraz once bir davetli grubunu agirladim. Onlar yola dustuler, ben de bulasiklari yerlestirip yerime oturdum ve birseyler yazayim derken; henuz bugunku menumu yazmak icin cok erken oldugunu fark ettim. Cunku fotograflari yuklemek filan cok zoruma gitti simdi bu yorgunlugun ustune. Onun yerine blog arkadaslarimdan yaptigim denemelerden birinden Aybike'den aldigim tarcinli kurabiyeleri yayinlamaya karar verdim.

Cok ama cok seviyorum blog arkadaslarimi, onlarin yaptigi tarifleri denemeyi, onlardan bazi yararli bilgiler almayi, bu sayede de kendimi gelistirmeyi. Ovunmek icin soylemiyorum ama galiba blog isine giristikten sonra mutfagim da cok gelisti, yemek cesitlerim de.. Tabii buna bagli olarak da artan ovguler...Biraz once o kadar cok sey isittim ki, sanirim koltuklarimin kabarikligi uzun sure inmeyecek.


Uzun lafin kisasi, sevgili blog arkadaslarimdan cok sey ogreniyorum ve onlardan aldigim tarifleri gururla yaziyorum. Hic degistirmeden yaptigim sevgili Aybike'nin tarcinli kurabiyeleri;


1 yumurta
150 gr margarin veya tereyagi, oda sicakliginda
2 yemek kasigi toz seker
1 cup,(200 gr) misir nisastasi
1/2 cup, (100ml) siviyag
2 cup un, (280 gr)
bir paket vanilya
1 tatli kasigi kabartma tozu

Kurabiyelerin disi icin:
1/2 su bardagi tozseker
2 tatli kasigi tarcin

Sekeri ve tarcini bir kapta karistin ve bir kenara birakin.

Buyukce bir karistirma kabinda kurabiye malzemelerini karistirip, yumusak bir hamur elde edene kadar yogurun.
Uzun ve kalin cubuk sekli verin ve uclarindan baslayarak verev sekilde kesin.
Onceden 180 C(375F) de isitilmis firinda 20-25 dakika kadar pisirin.
Firindan cikan sicak kurabiyeler kenarda bekleyen tarcin-seker karisimina bulayin ve iliyinca servis yapin.
Afiyet Olsun.

22 Nisan 2008 Salı

Cevizli ve Adacayli Penne Makarna

Bahar geldi!
Nihayet!
Ama yapacak cok is var!
Boyalar yapilacak, ev temizlenecek, aylardir ellenmeyen dolaplar indirilip yenilenecek, kisliklar kalkacak, tozlar alinacak, bahce kuru otlardan ayiklanacak, yeni sebzeler-meyveler-cicekler ekilecek, cila yapilacak ve butun bunlar bir ton isin arasinda yan isler olarak yapilacak , kimse birsey hissetmeyecek vs vs.
Kolay yemekler yapmak lazim, mideyi rahatlatmak lazim. Yaz geliyor, herkes hafifleme pesinde. Allah'tan bu yil son anda akli basina gelenlerden degiliz de panik icinde saga sola kosturmuyoruz ama yine de telasi izlemek guzel.
Bu kadar isin gucun arasinda kolay mi kolay bir makarna tarifi...
Baskasi olmaz zaten...


1 cup irice cekilmis ceviz ici
1 paket penne makarna (eger yoksa tarifin orijinalindeki gibi papyon kullanabilirsiniz)
5 yemek kasigi tuzsuz tereyagi (ben daha az miktarda zeytinyagi kullandim)
12 taze adacayi yapragi, ince dogranmis
2 yemek kasigi siyah zeytin, cekirdekleri cikarilmis, ince dogranmis
2 yemek kasigi limon suyu
1/2 tatli kasigi tuz
1/4 tatli kasigi karabiber
1 cup rendelenmis Romano peyniri (eski kasar kullanabilirsiniz)

Cevizicini yanmaz bir tavaya koyup orta hararetli ateste 4-5 dakika kadar tavayi sallayarak kavurun. Cevizicini tavadan baska bir tabaga alip, kenara birakin.
Makarnayi tuzlu suda 10 dakika kadar haslayin. Suzun, yikamayin. Makarnayi hasladiginiz suyun 1/4 unu atmayin, bir kenara saklayin.
Tavada tereyagini eritip icine adacayini, limon suyunu, tuz ve karabiberi ekleyin. Bir-iki dakika pisirip tatlarin birbirine gecmesini sagladiktan sonra atesten alip kenara birakin.
Tereyaginin oldugu kaba makarnayi ilave edin. Biraz cevirdikten sonra kenardaki makarna suyunu ekleyin. Atesi kapatin.
Peyniri ve zeytini ekleyip, makarnayi karistirin.
Uzerine cevizicini ilave edip servis yapin..

** Fotograftaki yesilliklerin ne oldugunu merak ediyorsaniz, ben yine bir guzellik yapip, ince dogradigim yesil soganlari adacayi yerine ekledim. Eeee evde olanla olmayan degismeli degil mi ama?

16 Nisan 2008 Çarşamba

"Tarifini Alabilir Miyim" Tarifi

Philadephia Cikolata Vanilya Cheesecake






Fotografim hic de iyi cikmadi, cunku kek bir solukta bitti. Ben sadece bir dilim fotograf cekebilmek icin ayirabildim ama o da uzerindeki tanecikler filan yuzunden cok guzel gorunmedi.

Hatta herhangi bir fotografin bu kekin guzelligini yansitabilecegini de sanmiyorum. Adindaki kadar iddiali...

Tarifi Philadephia Cheesecake tarifler kitabindan almistim. Uzun zamandir uygun zamani bekliyordum yapmak icin. Gecenlerde gelen bir misafire kismet oldu, iyi ki de beklemisim. Cok ama cok ovgu aldi, cok begenildi, uzerinde cok konusuldu.

Iste tarifi:
20 adet OREO buskuvileri (bunlar siyah ortasi kaymakli buskiviler, sanirim Turkiyede hala komik bir adla satiliyor)
3 yemek kasigi tereyagi, erimis
4 paket(8 oz herbiri) Krem Peynir, yumusatilmis(ben Philadelphia kullandim)
1 kap tozseker
1 tatli kasigi vanilya ozu
1 kap eksi krema(sour cream)
4 yumurta
200 gr yari-tatli cikolata, eritilmis, ilitilmis(semi-sweet)

Firininizi 325 F a ayarlayin. 13x9(23x33cm) inclik bir firin kabinin icine aluminyum folyo yerlestirin, kenarlarina da gelmesini saglayin.

Biskuvileri kirip,terayag ile karistirip; kabin tabanina bastirararak yerlestirin. 10 dakika pisirin(buskuvilerin arasindaki krema sizi sasirtmasin, karistikca tekrar siyah renk aliyor).

Elektrikli mikserin orta hizinda krem peyniri, sekeri ve vanilyayi guzelce karisina kadar cirpin.
Eksi kremayi ekleyip cirpmaya devam edin.
Yumurtalari teker teker ilave ederek her birinden sonra mikseri dusuk hizda calistirip cirpmaya devam edin.
Karisimdan bir cup olcu alarak baska bir kucuk kaba aktarin.
Kalan karisima eritilmis cikolatayi ilave edip, kek tabaninin uzerine yayin.
Uzerine diger sade karisimi yayin. Bicakla keserek veya icinde catal gezdirerek iki rengin birbirine karismasini saglayin(bu sekle ne ad verecegimi bilemedim ama ingilizcede "swirl" deniyor).

40 dakika kadar pisirip ortasinin dengelendigini gorunce firindan alin ve sogutup, buzdolabinda en az dort saat veya bir gece boyunca dinlendirin.

Cheesecake'i kabindan cikarmak icin aluminyumla birlikte kaldirin, servis yapin.
Artani buzdolabina kaldirmayi unutmayin(artarsa tabii)...

Afiyet Olsun.

* Benden kucuk bir ipucu, daha dogrusu Emeril'de seyrettigim kadariyla; eger cheesecake'i keserken her bir dilimde bicaginizi islatirsaniz cheesecake'iniz bozulmamis olur.