Kayıtlar

Geziler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BAM!

Resim
Kendisini pek severdik, pek cok izlerdik. Hatta tariflerini kaydetmisligim de vardi ama taaa ki Turkiyedeki arkadasim gelip de, kendinin de orada pek bir hayranlikla izledigini ve hatta gidecegimiz yerlerde de bir restoranin bulundugunu tespit ettigini ve eger imkan olursa restaurantta yemek yersek harika olacagini ekleyince 'neden olmasin' dedik ve tatilimizin en mustesna gecelerinden birini onumuze sanat eseri gibi cikan yemek tabaklarina hayranlikla bakarak ve yemegi tam anlamiyla 'savor' ederek yedik, bir guzel saraplar ictik ve kendilerinin yemek kitaplarini satin alarak restauranttan memnun mesut ayrildik. Restaurant cok gosterisli olmamasina ragmen harika bir yerdeydi ve yemeklerin goruntusunu bastirmamak icin sanirim sasaaya gerek gorulmemisti. Bence de cok yerinde bir karardi bu. Scalloplu bir yemek yedi arkadasim ama adini bile hatirlayamiyorum simdi. Restaurantin sitesine girdigimde de menunun degismis oldugunu gordum ama benzer bir tarif buldum resmi ...

Dusunuyorum O Halde Varim

Resim
Bu aralar geziyoruz, geziyoruz. Tabii yemekler de yapiliyor ama onlar buralara fotograflari bile gelemeden mideye iniyor. Cogunlukla da onceden denedigim 'ah bunu muhakkak misafirlerime pisirmeliyim' dedigim seylerden yapiyorum, onlarin da zaten fotograflari mevcut blogta. Gecen hafta gittigimiz ve cok ilgimi ceken bir muzeden bahsetmek istiyorum size, Rodin Muzesi . Unlu heykeltras Rodin'in hemen hemen tum eserleri buraya getirtilmis ve Philadephia da cok hos ve sakin bir yerde, hemen hemen tum kulturel faaliyetlerin sergilendigi bir mevkide bu muzede sergilenmeye baslamis. Yolu dusenleri kesinlikle kacirmamasini oneririm bu kapisinda Dusunen Adam heykeli bulunan Rodin Muzesini. Bu en alttaki fotografta Rodinden Victor Hugo'nun bir heykelini yapmasini istediklerinde yaptigi; Victor Hugo'yu ve onun basinda bir ilham perisini ve ayaklarinin altinda denizden cikan uc melegi temsil eden bu heykel var. Benim cok ilgimi cekti. Detaylar, cizgiler, fikir cok ama cok guze...

Happy Mardi Gras

Resim
Fransizca "Fat Tuesday" anlamina gelen bu sozcuk, bircok ulkede karnaval, eglence ve bazen de sinirini asan bir cilginlik haline donusuyor. Bildiginiz Rio karnavalinin da Brezilya'da kutlanan sekli oldugunu soylersem belki Mardi Gras hakkinda biraz bilgi vermis olacagim... Bu yil aslen New Orleans'li olan cok yakin dostlarimizin evine Mardi Gras davetine katilmaya gittik. New Orleans da Fransiz etkisinden nasibini alan yerlerden biri oldugu icin Amerika'da, oldukca senlikle kutlaniyor. Katrina tahribati sirasinda bu kutlamalara ara verilmisti ama simdi tam gaz yine devam ediliyor. Biz daha onceden Texas'ta yasarken defalarca New Orleans'a ve hatta bircok Mardi Gras'ya katilma sansimiz olmustu ama boyle evde, ozel yiyeceklerle ve ozel dekorasyonla kutlama sansimiz hic olmamisti; herhalde bundan sonra da kolay kolay olacak birsey degil. Cunku ev sahibi cok iyi bir asci ve ayni zamanda catering sirketi sahibi olmasina ragmen bu davette cok ama cok yoru...

Bir Guzel Lezzet

Resim
Gecen hafta sonu Philadephia'da yasayan bir dostumuzun tavsiyesi ile yeni acilan bir Turk lokantasina gittik. Bu lokanta deniz urunleri ve Akdeniz Mutfagi ile unluymus ve benim uzun zamandir kelimenin tam anlami ile aserdigim hamsi yapiyorlarmis kis mevsimi boyunca. Cumartesi gunu buyuk bir hevesle giyindik, haritadan adresi cikardik, tam kapidan cikmak uzereyken kocam 'bir arayalim da hamsi oldugundan emin olalim' dedi. Aman Tanrim yokmus! Aglayacaktim... Restoranin sahibi Riza Bey bizim iki saatlik mesafeden gelecegimizi duyunca, bizi tekrar arayip biz gelene kadar hamsi getirtebilecegini soylediginde kulaklarimiza inanamadik. Ayni neseyle hemen yola koyulduk. Gittigimize bin kere degdi. O kadar guler yuzlu, o kadar neseli bir insan ki Riza Bey, bize epeydir unuttugumuz guleryuzlu Turk misafirperverligini yeniden yasatti. Daha onceki gittigimiz Turk lokantalari ile karsilastirdigimda o kadar farkli ki burasi. Bir kere yemekler cok ama cok lezzetli. Kendi evinizde yaptik...

Jim Thorpe adinda bir sehir

Resim
Biz de yaptik.. Epeydir istiyorduk, planlamistik ama birkac kez plan degistirmek zorunda kaldik. Hatta birinde arkadaslarla sozlestigimiz halde bizim buyuk oglan ayagini catlatinca onu da erteledik ama sonunda yakindaki o minik sehirdeki cuf cuf trene binip daglara tepelere ciktik. Yildiznaf 'in da anlattigi gibi inanilmaz guzel bir geziydi. Onlar kendi eyaletlerinde bir yere gitmisler ama biz de bize yakin olan bu geziyi reddemezdik dogrusu, iyi ki yapmisiz kistan once. Aklimizda kalacakti. Dagin arasinda sikisip kalmis bir sehirdi burasi. Asil adi Mauch Chunk. Anlasildigi uzere kizilderililerden satin almis Dogu Avrupalilar ve yerlesmisler buraya. Uzun yillar komur madenleri nedeniyle demiryolu tasimaciligi sayesinde gecimini saglamis bu kasaba ama daha sonra New Jersey tarafina yeni bir hat yapilinca sehrin onemi azalmis. Is yerleri zor duruma dusmus, ticaret gerilemiz, tum esnaf iflasin esigine gelmis. Tam bu anda unlu Amerikan atlet Jim Thorpe'un dul karisi bir teklifte bu...

New York, New York

Resim
"Ah keske gitmez olaydim" dedirtecek bir sehre hafta sonu bir gezi yaptik. Hani 'bir giden bir de gitmeyen pisman' anlaminda yani. Bize bu kadar yakin olmasina ragmen hep erteliyorduk gitmeyi. Tabii benim yuzumden. Cunku hem o hakkinda cok sey anlatilan sehri gormek istiyor, hem de bir parca korkuyordum. Korkmak cok iyi bir tanim degil aslinda, 'kendimi tehdit altinda hissediyordum' New York tarafindan. Halbuki koskoca sehrin umurunda mi bir kucuk Turk aile gelmis de gecmis o hafta sonu, neler neler barindirirken uzerinde.. Ama benim icin hem gezi mukemmel olmali, hem de cok iyi zamanlamali olmaliydi. Fakat baktim ki onu-bunu ayarla derken zaman geciyor, biraz da mecburiyetten atladik gittik. Boyle gezecegimi tahmin etmemistim, arabanin icinden soyle bir bakacagiz ve daha aile tipi bir gezme olacak sanmistim ama bizi karsilayan sevgili arkadasimiz Jim'in sayesinde sehri adamakilli bir turist vasfiyla gezdik. Hatta daha onceden biletleri bile ayarlayan Jim,...