8 Ocak 2007 Pazartesi

New York, New York



"Ah keske gitmez olaydim" dedirtecek bir sehre hafta sonu bir gezi yaptik. Hani 'bir giden bir de gitmeyen pisman' anlaminda yani.
Bize bu kadar yakin olmasina ragmen hep erteliyorduk gitmeyi. Tabii benim yuzumden. Cunku hem o hakkinda cok sey anlatilan sehri gormek istiyor, hem de bir parca korkuyordum. Korkmak cok iyi bir tanim degil aslinda, 'kendimi tehdit altinda hissediyordum' New York tarafindan. Halbuki koskoca sehrin umurunda mi bir kucuk Turk aile gelmis de gecmis o hafta sonu, neler neler barindirirken uzerinde.. Ama benim icin hem gezi mukemmel olmali, hem de cok iyi zamanlamali olmaliydi. Fakat baktim ki onu-bunu ayarla derken zaman geciyor, biraz da mecburiyetten atladik gittik.

Boyle gezecegimi tahmin etmemistim, arabanin icinden soyle bir bakacagiz ve daha aile tipi bir gezme olacak sanmistim ama bizi karsilayan sevgili arkadasimiz Jim'in sayesinde sehri adamakilli bir turist vasfiyla gezdik. Hatta daha onceden biletleri bile ayarlayan Jim, bizi Ozgurluk Anitina bile cikardi. Aklimdan bile gecmeyen ve tabii bu yuzden de azicik hazirliksiz yakalandigim(bilseydim spor ayakkabi giyerdim ve sirt cantasi alirdim) bu geziden milyonlarca ani, bir o kadar fotograf, ayaklarimda minik yaralar, bir suru New York tisortu ve hediyelik esyasi ama akli ve kalbi orada kalmis olarak geri dondum. Keske bu kadar ertelemeseydim gitmeyi diyorum ama belki de dogru zaman, bu zamandi.

Bu sehir dunyanin baskenti olmayi coktan haketmis, hem dogal hem de insan elinin yaptigi her turlu guzelligi elinde bulunduran, gosterisli ama bir o kadar da anlamli, yasayan, nefes alan, duygulari olan, aglatan (ikiz kulelerin bulundugu yeri anita donusturmusler ki en duyarsiz insani bile aglatmaya yetiyordu goruntuler), her yerinden nefis kokular yukselen, muzikalleriyle, metrosuyla, anitlariyla, Cin Mahallesi, Kucuk Italyasi ile inanilmaz bir sehir, hakikaten bir Metropolitan.. Gormediyseniz benim gibi ertelemeyin; elinizde imkan varsa, gorulmeden bu dunyadan gidilmeyecek bir sehir..

3 yorum:

yonca dedi ki...

Sen o kadar çok beğenmişsin de ben nedense çok karmakarışık ve boğucu bulmuştum NY'u. Tek aklımda kalan cezbedici tarafı gittiğim iki müzikali olmuştu. Gerçi o meşhur Broadway'de burasımıymış demiştim ama..
Belki de seninle gitmeliydim ha..Yanlış partner :(

sunrise dedi ki...

Kesinlikle yanlis 'partner'. Her yerdeki yanlisligi gibi sana New York'u da sevdirememis. Biz o kadar icimize cekerek, o kadar cok koklaya koklaya gezdik ki, sevmememiz elde degildi. Bizi gezdiren arkadasimizin da mutlulugu bize yansidi, hepimiz herseyden zevk aldik. Ben hic bir buyuk sehri boylesine sevmemistim. Ustelik de bu dunyanin en kalabalik sehirlerinden biriyken, nasil oldu da bize kendini bu kadar sevdirdi bilmiyorum ama hakkinda soylenilen butun ovguleri hak ediyor bu guzelim sehir. Bir dahaki sefere birlikte gezecegiz ve sen de bayilacaksin..

yoncaa dedi ki...

var ya ben seni ne yapayım. gülmekten kırıldım.