10 Mayıs 2008 Cumartesi

Kahramanima




Soguk bir kis gunu, annesinin diktigi kirmizi mantosuna sarinmis, annesinin kucagina kafasini koymus, tik tik tik diye giden faytonun tekerlek sesleri arasinda doyamadigi uykusunu tamamlaya calisiyordu kucuk kiz.
Annesi sabahin besinde kalkmis, 3. kattaki evlerine depodan komur cekmis, sobayi yakmis, evi isittiktan sonra kizini uyandirmisti hafta ici her sabah oldugu gibi. 3 yasinda ya var ya yoktu, bundan once denenen bakici kadin-anneanne seceneklerinin hicbiri yurumemisti kucuk kiz icin. Annesinin okulundaki krese kabul edilecek yasa gelince anne de elinden tutmus, hic olmazsa gun icinde birkaz kez ziyaret edebilecegini dusunerek sevindigi krese yollamaya baslamisti kizi. Tek zorlugu bu soguk kis sabahlarinda kalkma ve yola dusmekti.
Anadolu’nun tam ortasinda kucucuk bir sehirde yasiyorlardi. Kislar inanilmaz soguk geciyordu. Kar nerdeyse insan boyuna ulasiyordu kimi zaman(ya da o zamanlar oyle geliyordu kucuk kiza). Sabah sogugunda karda bata cika yuruyemeyince annesi faytoncu amcaya kucuk bir ucret karsiligi her sabah ayni saatte kapinin onunde olmasini tembihlemisti. Faytoncu amca coktan seve seve yapardi bu isi; cunku o da icten ice bu kocaman simsiyah gozlu, saclari yandan iki orgulu kizla karda yurumeye calisan bu incecik, her bastigi adimda sanki yuvarlanacakmis gibi giden kadina aciyordu.
Kadinin kocasi askerdeydi ve hemen hemen alti aydir gelememisti izne. Ogretmen olan kadincagiz ekstra ders anlatarak kizina yeni bir cizme almayi planliyordu ama son ayda yakalandigi zaturre yuzunden pek mumkun olmayacaga benziyordu bu. Mudur Hanim yanina cagirip, cok solgun gorundugunu soylemisti kadina ama onun bu extra derslere ihtiyaci vardi.
Kocasinin babasina kirayi her ay duzenli vermeye yemin etmisti cunku. Arayip sormazlar ama her ay basi gelip kirayi tikir tikir alirlardi bu insanlar. Olsun bugun maas gunuydu ve kizina ve kendisine bir ziyafet cekmeyi coktan kafaya koymustu kadin. Kirayi dusunup simdi keyfini kaciramazdi.
Aksam yine annesinin elinden tutup bu kez yuruyerek eve donen kucuk kiz kafasini kaldirdi, bu gozune kocaman gorunen kadina bakti. Ne kadar zayif ve narindi halbuki ama kucuk kiza dev gibi gorunuyordu. Her turlu guclugu yenmesine yardim edecek, canavarlardan koruyacak, okuldaki yaramaz oglanin bile hakkindan gelebilecek kadar gucluydu annesi. Kafasindaki tum sorunlari bir kenara itip kizina bakti kadin da, gulumsediler birbirlerine. Ikisi de cok iyi biliyordu ki, bu hayatta ikisinin bir aradayken yapamayacagi hic bir sey yoktu. Annesinin eline daha siki sarildi ‘ben seni korurum annecigim sakin sen korkma hic bir seyden’ dedi, sanki annesinin aklindan gecenleri okumuscasina. Karda iki kucuk sercenin biraktigi izlere benzer izler birakarak yurumeye devam ettiler…

4 yorum:

Cafe Nino dedi ki...

Ama bu beni çok duygulandırdı..tum annelerin anneler gunu kutlu olsun.

Aybike Ceylan dedi ki...

Ne kadar guzel ve ne kadar duygulu...cok hosuma gitti Hatice'cigim,
Tekrar kutluyorum anneler gununu.

Sevgilerimi gonderiyor, guzel bir gun diliyorum.

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

cok duygulandim, sanki kizimla beni anlatmissin. eline saglik:)

sunrise dedi ki...

Sevgili Nino,Aybike ve Gulteinen,
Ben de sizin ne kadar ozel anneler oldugunuzu biliyorum. Guzel gulusleri hic solmasin, elimizden elleri hic eksik olmasin umarim.
Sevgiyle kalin...