29 Ağustos 2008 Cuma

Zencefilli Ince Bulgur Salatasi


Annem bu yil gelirken yaninda benim icin topladigi, ilginc yemek tariflerini de getirmisti. Bir programda gorup alelacele yazmis bu tarifi, o yuzden tam gramajli filan degil malzemeler. Programin adini da soyledi ama ben simdi hayatta hatirlayamam ismini, eger birileri cikip da telif hakki isterse karismam ha...
Bizim yaz ogleden sonrasi icin harika, hafif bir salata (ya da aslinda bir yan yemek bile olabilir) olarak menumuzdeki yerini aldi bu annemin ozene bezene bana getirdigi tarif. Sirada birkac tane daha degisik sey var ama simdi bu ' ince bulguru sadece kisirda yemekten sikildik artik' diyenler icin harika nitelikli salatamizi 'goz karari' olculerle taniyalim...
Gerekenler Soyle;
Ince bulgur
Kuru kayisi, kucuk kareler halinde dogranmis
Kuru uzum, yikanmis temizlenmis
Taze zencefil, rendelenmis
Bezelye, bir kucuk kutu kadar(ya da taze kullanacaksaniz sanirim 250-300 gr yeterli)
1 limon suyu
Muskat rendesi
Kisnis
Bir kucuk tencerede inse bulguru haslayin(annem boyle yazmis ama ben kisiri da haslamadan yaptigim icin bir olcu ince bulguru bir olcu sicak su ile islatip, agzini kapatip dinlendirdim).
Kutu bezelye kullaniyorsaniz, suyunu suzdurup bulgura karistirin(eger taze kullaniyorsaniz haslayin ve suyunu suzun).
Dogranmis kayisilari, uzumu, zencefili(bende taze yoktu bir tatli kasigi toz kullandim), limon suyunu, muskat rendesini ve istiyorsaniz kisnisi ekleyin(ben kisnisden pek hoslanmadigim icin hic kullanmadim).
Tuzunu kontrol edin, eger tuzsuz geldiyse size tuz ekleyin ve servis edin.
Son derece seveceginize eminim ama tabii degisik lezzetlere aciksaniz...
Afiyet Olsun.

27 Ağustos 2008 Çarşamba

Happy Birthday Mommy'cigim

Sabah uyanmissiniz, aksamdan cok da iyi uyuyamadiginiz icin biraz aksi ve kotu hissediyorsunuz kendinizi ama 'ilk cayi icince kendime gelirim nasilsa' deyip ayaga kalkmaya calisiyorsunuz.

Sofra hazirlanma seslerini duyuyorsunuz iceriden. Degisiklik yapip her gun giydiginiz salas ev giysileri yerine azicik suslu giyinmeye karar verip sizin icin hazirlandigini tahmin ettiginiz kahvalti sofranisina 'seref vermek' uzere kosuyorsunuz.

Bir de ne goruyorsunuz; uc yasindaki o minik adam elinde bir hamur acma merdanesiyle elleri kollari un icinde size 'gunaydin annecigim' diyor. Agziniz saskinlikla acilmis otuyorsunuz sofraya ve onunuze su yukarida gormus oldugunuz muhtesem tabak geliyor. Kendi elleriyle acmis oldugu bazlamayi ikram ediyor ve o kollar boynunuza dolaniyor.

Bundan daha guzel bir dogumgunu olabilir mi?

18 Ağustos 2008 Pazartesi

Olimpiyat Menusu

Su olimpiyatlara yatip kalkip dua ediyoruz. Yazin o hizli baslangicindan sonra yavaslayan temposunda ne yaparmisiz acaba Olimpiyatlar olmasaymis. Onlarla yatip, onlarla kalkiyoruz(hos bazen o kadar gec yatinca kalkamiyoruz ama olsun).

Ben unuttum tabii biz neler yapardik Turkiye'de birbirimize mac seyretmeye gidince. Neler yerdik, neler icerdik? Patates kizartmasi ve bira mi? Ya da her zamanki gibi abartip bayagi yemekler filan mi hazirlardik? Galiba biz pek mac keyfi yapmamisiz oyle dostlarla filan ama burada eger birileri size mac izlemeye cagirmissa bilin ki; cips ve dipten baska pek bir seyle karsilasmayacaksiniz demektir. Cok sansliysaniz tavuk kanat ve birkac sebze filan da bulma olasiliginiz var tabii.

Genelde mac seyredilen barlarda filan da ilk akla gelen menu tavuk kanatlar nedense. Acili-acisiz, ama oyle cok yeniyor ki... Tane ile siparis veriyorsunuz, onlarla, yirmilerle hatta bazen daha da fazla. Tabii maca dalinca agiza ne kadar atildigi unutuluyor, sayi daha da artabiliyor bu yuzden.

Kim bulduysa cok harika bulmus, burada cok sevilen Ranch sos ile ve illa ki kereviz saplari ile servis yapiliyor. Tavuklar acili, ranch sos soguk ve serin cok iyi gidiyor.

Benimki evde yapilan cinsten. Acili bir sos yapip azicik hasladigim tavuklari bulayip biraz da firinda pisirdim. Yanina kerevizleri ince ince kestim ve tabii ki evde yapilan Ranch sos. Azicik eksi krema, azicik mayonez, tavada kavrulmus ince kuru sogan, dereotu da eklenip tarafimca sos haline getirilmistir. Aslinda hazir satilanlari da var ama biz bu seklini cok seviyoruz.

Hadi bakalim, olimpiyatlara devam...

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Cevizli Brioches (briyos)


Sevgili Fas'li arkadasim Fatima vermisti bu tarifi bana ve onun yapisini seyrederken bile agzim sulanmisti. Onlarin evinde hemen hemen her hafta sonu yapilirmis bu corekler. Daha sonra ben de denedim, gercekten harika oldular.

Gecen gun dislerinden ameliyat olan ogluma yumusak birseyler pisireyim derken, yeniden aklima geldi bu tarif. Bende var olan baska bir tarifle karistirip uzum de ekledim. Firindan cikar cikmaz sogumasini beklemek zorunda olan oglum ilk etapta bes tane yiyerek iyi bir secim yaptigimi bana ispatlamis oldu.


Gerekenler Soyle;

- 5 kap un
- 2 tatli kasigi toz maya
- 1 yumurta
- 1 yumurta akı
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 1 çay kaşığı tuz
- 100 g margarin
- 1/2 su bardağı ılık süt
- 1 çay bardağı dövülmüş ceviz
- 1 su bardağı kuru üzüm

üzeri icin; yumurta sarısı

Ilik sut ve bir yemek kasigi toz seker ile mayayi kabartin. Buyukce bir kapta un ile karistirin. 1 yumurta, 1 yumurta akı, kalan toz şeker, tuz, terayagini ekleyip iyice yoğurun. Üzerini nemli bir bezle kapatıp oda sıcaklığında 20-25 dakika dinlendirin. Ceviz ve kuru üzümü ilave edip tekrar yoğurun(benim kullandigim unla biraz sert bir hamur oldugu icin biraz daha sut ilave ettim, daha fazla yag eklemek yerine).


Hamur iki katina kabarinca hamurdan cevizden biraz buyuk parcalar koparip, yuvarlayıp yağlanmış tepsiye dizin. Her bir topun ortasına parmağınızla bastırıp çukur oluşturun ve bu çukura fındık büyüklüğünde yuvarlanmış bir minik hamur parçası yerleştirin. Üzerine yumurta sarısı sürüp 30 dakika daha dinlendirin ve 375F(180C)'de 15-20 dakika pişirin.

**Fatima'nin tarifine uymak isterseniz pisirmeden once yumurta sarisi surmek yerine hicbirsey surmeden firinda pisirip cikmasina bes dakika kala tozsekerli su surup tekrar firina vererek de pisirebilirsiniz. Arasina, yag ya da kaymak surerek yenebilirmis. Buzdolabinda uzun sure saklayabilecegimi soylemisti arkadasim ama bize kismet olmadi saklamak...

* Mayayi kabartmak demek, ilik sutu, mayayi ve tozsekeri bir bardaga koyup oda sicakliginda bekleyip mayanin aktif hale gelmesini gormek demek . Bu durumda mayanin bardaktan tasacak gibi kabarmasini bekliyoruz.

8 Ağustos 2008 Cuma

Sicak Havada Buz Gibi Meyve Salatasi

Yaz gunlerine en iyi uyacak yiyeceklerden biri de meyve salatalari sanirim. Kimse agir yemekler yemek istemezken benim sevgili komsularim baklava talebinde bulunsa da ben ev halkina hafif ve daha romantik seyler yapmayi tercih ediyorum.

Tarifi Ipek'in sitesini okurken yapmak aklima gelmisti ama ben meyve salatasina nedense yogurt koymayi cok seviyorum. Nedeni de uzun yillar once su yeni yeni cikmakta olan otellerdeki Acik Bufe Kahvalti muhabbetinde o zamana kadar yemeyi hic akil edemedigimiz bizim evdekilere nazaran daha sulu kivamli yogurtlu meyve salatalarindan kaynaklaniyor sanirim. Cok sevdigim bir Fransiz arkadasim cok sevdigini benim de denememi onerdiginde biraz cekinerek almistim ama sonra resmen aliskanlik yapti. Her sabah koca bir tabak yogurtlu meyve salatasi yer olmustum.

O zamanlar akil edip de evde yapmak yerine, bir sonraki otel ziyaretimizi bekler olmustum ama simdi hemencecik yapiyorum.

Butun meyveleri dograyip azicik limon suyu sikip, yogurt ekliyorum. Limon suyu meyvelerin kararmasini onluyor ve yogurdun kivamini azaltiyor. Yine Ipek'in de dedigi gibi cocuklar icin biraz portakal suyu, buyukler icin azicik rom ekleme ihtimali her zaman mevcut. Uzerlerini findik, fistik veya bademle suslemek ise cazibeyi daha da artiriyor.

Buzdolabinda bekletip soguk soguk yemenin keyfi de bir baska..
Afiyet Olsun..

5 Ağustos 2008 Salı

BAM!

Kendisini pek severdik, pek cok izlerdik. Hatta tariflerini kaydetmisligim de vardi ama taaa ki Turkiyedeki arkadasim gelip de, kendinin de orada pek bir hayranlikla izledigini ve hatta gidecegimiz yerlerde de bir restoranin bulundugunu tespit ettigini ve eger imkan olursa restaurantta yemek yersek harika olacagini ekleyince 'neden olmasin' dedik ve tatilimizin en mustesna gecelerinden birini onumuze sanat eseri gibi cikan yemek tabaklarina hayranlikla bakarak ve yemegi tam anlamiyla 'savor' ederek yedik, bir guzel saraplar ictik ve kendilerinin yemek kitaplarini satin alarak restauranttan memnun mesut ayrildik.

Restaurant cok gosterisli olmamasina ragmen harika bir yerdeydi ve yemeklerin goruntusunu bastirmamak icin sanirim sasaaya gerek gorulmemisti. Bence de cok yerinde bir karardi bu.
Scalloplu bir yemek yedi arkadasim ama adini bile hatirlayamiyorum simdi. Restaurantin sitesine girdigimde de menunun degismis oldugunu gordum ama benzer bir tarif buldum resmi Emeril sitesinden. Belki bir fikir verir diye link veriyorum. Ne belleklerden ne de gozumuzun onunden ayrilmasini istemiyorum bu goruntulerin cunku...

En guzeli yine her zamanki gibi dostlarla paylasilanlardi. Gelenlere de, gonul verenlere de binlerce tesekkurler....

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Dondum!

Yine bilgisayar azizligi mi, yoksa blogum bir aydir elimi surmedigim icin bana kustu de mi fotograf yuklememe izin vermedi bilemiyorum ama paylasmak istedigim gezime ait birkac tane fotografi yukleyemedim ve tabii hayal gucunuze birakmis olmamak icin de anlatmiyorum ama dolu dolu gecen iki bucuk aydan sonra karmasik duygularla dolu oturdum ekranimin basina iste...

Biraz da yalnizligimi simgelese de yazmak guzel geldi simdilik. Henuz yemekler ve onlarin fotograflari yok ama. Bilgisayarim toparlandi, bazi dosyalar geri geldi ama yemek tariflerimi cigliklarim arasinda toparlamaya calisan sevgili sayesinde geri bulmus olmama ragmen henuz oyle yemek tarifi yazacak havada hissetmedim kendimi kusura bakmayin.

Bir yigin ani sayesinde kafam da kalbim de dolu dolu. Dun en son havaalanindan suklum puklum donduk ve yok boyunca agzimizi bicaklar acmadi. Geldiler, sagolsunlar; evimizi-gonlumuzu aydinlattilar. Iki bucuk aylik dostlar ve aile uyeleri sayesinde yalnizligimizi unuttuk, gulduk, eglendik, gezdik, dolastik, yedik, ictik... Simdi sakinlesip, ayaklari yere basma zamani. Bakalim nasil alisacagiz?