Bloglardan bircok tarifler deniyorum, cok da seviyorum yeni seyler denemeyi. En cok sevdigiklerimden biri olan ve beni blog alemine en cok alistiran evcini' nin yaptigi her tarife de gozu kapali daliyorum. Iste kolay sufle de boyle baslandi ve aynen evcininin dedigi gibi evdeki herkesi ucurdu... Tarifin orjinali burada ama ben yine de yazayim. Kendim de aklima esince burdan bakip hemen yapiyorum cunku. En orjinal hali Avustralyalı aşçı Bill Granger 'a ait olan bu tarifi aynen uyguladim, onun icin hic degistirmeden yaziyorum. Çikolatalı Puding (chocolate self-saucing pudding) Malzemeler: 4 kişilik 1 cup= 250 ml. lik su bardağı 1 tsp = 5 ml. = 1 tatlı kaşığı 125 gr. (1 cup) un 1 fiske tuz 120 gr. (1/2 cup) toz şeker 3 tsp kabartma tozu 4 yemek kaşığı kakao 250 ml. (1 cup) süt 85 gr. (1/3 cup) sıvı yağ ya da erimiş tereyağı 2 yumurta, hafifçe çırpılmış 1 tsp vanilya tozu ya da esansı(ben vanilya esansi kullandim) Sos Malzemesi: 185 gr. (1 cup) esmer toz şeker 2 yemek kaşığı kak...
Bu kofteler hayatimizda en cok sakasini yaptigimiz yemek oldular bizim icin. Cunku biz cocukken bu koftelere bayilirdik ama annecigim, calisan bir kadin olmasi dolayisiyla bu oyalayici kofteyi cok sik yapamazdi. Yalnizca hatirli misafirler geldigi zaman yapardi ama bize az sayida dustugunden(ya da misafir cok geldiginden) hep hasret yasardik. Yalvarirdik anneme yapmasi icin ama zavalli kadin o kadar bolunmustu ki binbir hayat arasinda, bizim bu asiri israrimiz karsisinda zahmetli -simdi zahmetini anladigim- kofte icin hep kotu hissederdi kendini. Keske simdi yanyana olsak da ben ona binlerce yapsam bu kofteden ve kendini kotu hissettigi zamanlari telafi edebilsem...Tabii sonra biz buyudukce cok sakasini yaptik bu koftelerin ama yine de hep degisik bir yeri oldu bizim icin. Azicik ic burkucu bir hikayesi olmasina ragmen bu enfes koftenin tarifini paylasmak istedim. Yemek gurusu olan misafirlerimden birinin 'aman tanrim ne kadar harika bir sey bu, icinde hem kofte hem de patates v...
Messenger'da konusuyorduk, 'sakin soyleme hamsi yaptigimizi' demis babama ama bana da bu arada 'yakinda gelme ihtimalin varsa hamsi alalim da donduralim, gelince bol bol yersin' dedi. Giderim 'gel' dese ama kendiligimden birakamiyorum cocuklarimi, onlari da alip gidemem okul var ama nereyi secsem gonlum diger tarafta kaliyor. Biraz sonra ellerini kurulayarak gelen babamin hamsi yaptigini anladim. Ben cok seviyorum diye soyletmemis annem ama ben anladim. "Olsun, afiyet olsun yiyin, tadina varin. Ben bir ara belki New York'a filan gidip yerim' dedim ama bana cevap vermek yerine basini salladi. Gozlerindeki bakista dugunumden once bana 'sakin benimle dugun esnasinda goz goze gelme, seni hic gonderememekten korkuyorum' derkenki huznu gordum. "Aman anne askolsun, ne olur boyle yapmayin afiyet olsun" dedim ama kafasini salladi yine, bogazina dugumlenen hickirigi burdan anladim ve hizla pencerenin tepesindeki kirmizi carpiya basiverdi...
Yorumlar