28 Şubat 2008 Perşembe

Mabo Tofu


Tofu bizim ulkemizde pek bilinen bir yiyecek degil ama Orta Asya'da ozellikle de Cin'de bir hayli sevilen, yenen bir yiyecek. Soya sutunun fermente edilerek peynire benzeyen bir hal almasindan sonra preslenerek tofuya donusturulmesi aslinda. Nedense filmlerde filan o kadar kotu tanitiyorlar ki sanki cok lezzetsiz bir sey yiyormussunuz gibi geliyor ama aslinda o kadar faydali bir besin ki..
Pek buyuk bir tadi yok, kokusu var sadece. Cok az alori iceriyor ama buna karsilik demir cok fazla icinde. Ozellikle kadinlar icin cok faydali. Tabii bir de hic kolesterol icermiyor. Yararlari saymakla bitmeyecek bu garip yiyecegi belki Turkiyede bulup yapamazsiniz ama bir gun olur da karsiniza gelirse 'nasil pisirecegim ben bunu' diye dusunmeyin diye benim cok ama cok sevdigim bir Taiwan'li arkadasimin bana ogrettigi sekilde yaptigim tofu tarifini yazacagim.
Gerekenler soyle;
Birkac dis sarmisak, ince kiyilmis
1 tatli kasigi taze zencefil, ince kiyilmis
200 gr kiyma
4-5 yesil sogan, cok ince kiyilmis
1 Yemek kasigi cooking wine (herhalde cok iyi olmayan bir cesit sarap da kullanilabilir)
Bir paket SILK TOFU
2 yemek kasigi broad bean paste (bunun yerine aci biber salcasi kullanilabilir veya acili ezme, tadi cok benziyor)
1 yemek kasigi seker
1 tatli kasigi soya sosu
1 yemek kasigi misir nisastasi
Szechuan Pepper Powder (bu cok ozel bir biber ama yoksa taze cekilmis karabiber de kullanabilirsiniz)
Tofulari kucuk kupler halinde dograyin.
Vok'a su koyup kaynatin ve icine bir yemek kasigi tuz ekledikten sonra tofulari icine atin(ocagin alti en yuksek ayarda acik olmali hala).
Tofulari birkac saniye suyun icinde bekletip, cikarin. Sularinin suzulmesi icin bir yere alin.
Suyu dokup, vok'a bir yemek kasigi sivi yag koyup kiymayi icine atin.
Kiymayi azicik cevirdikten sonra icine kiyilmis zencefil ve sarmisaklari atin.
Broad bean paste, sarabi, sekeri ve soya sosunu birer birer ekleyin kiymanin icine. Yarim su bardagi da su ekleyip orta hararette 20 dakika kadar pisirin.
Kucuk bir kasede nisastayi suyla ezin ve etin icine ekleyin.
Daha sonra tofuyu da ekleyip, ocagin altini kapatin.
Tofunuzu servis tabagina alip uzerine Szechuan biberini ekleyin ve ince kiyilmis yesil sogan serpistirerek servis yapin..
Not: Sonucta eger hic bir malzemeyi bulamaz ve elinizde sadece tofu varsa, kiyma ile bu sekilde pisirip salcali filan bir aci yapip uzerine dokebilirsiniz. Tabii Mabo Tofu olmayacak bu ama Turk lezzetine belki daha uygun bir yemek olacagi icin cok itirazla karsilasmazsiniz. Zamanla herkesin sevecegi, benimse boyle aklima gelip gelip de yapip bayila bayila yedigim bir yiyecek. Degisiklik sevenler icin ideal dogrusu.

25 Şubat 2008 Pazartesi

Ananasli Havuclu Kek

Bir Amerikali arkadasimin evinde yemistim bu keki (evet Amerikalilardan da yemek yapabilenleri var). Bayilarak tarifi almistim ve sanirim o gundur bugundur de sikca yapiyorum ama tarifi buraya eklemeyi ihmal etmisim nedense. O kadar cok sevilen, herkes tarafindan tarifi istenilen bu kek o kadar kocaman ve lezzetli ki bu hafta sonu yeniden yapinca ekleyivereyim dedim. Malum karli hava bizi eve mahkum ettikce durmadan pisirip yiyoruz. Hakkimizda hayirlisi...


Gerekenler soyle;
2 1/2 kap un
2 tsp kabartma tozu
1/4 tsp tuz
2 tsp ogutulmus tarcin
1 1/2 kap(uc cubuk) tereyag, erimemis, oda sicakliginda
3 yumurta
2 tsp vanilya esansi
1 kap kahverengi seker
1 kap tozseker
1/2 kap ananas konservesi, kup seklinde dogranmis
1 kap kuru uzum
1 kap cevizici, dovulmus
3 kap havuc, rendelenmis

Firininizi 350 F da isitin.
Kuru olan butun malzemeyi buyuk bir kabin icinde karistirin.
Tereyagini birer birer eklediginiz yumurtalar ile mikser yardimi ile cirpin, icine vanilya esansini ekleyin.
Yumurtali karisimi kuru karisima ekleyin.
Daha sonra ananasi, cevizicini, uzumu ve havucu ekleyip buyukce bir kasik yardimi ile karistirin.
Buyuk bir kek kalibinin kenarlarini yaglayip, unladiktan sonra karisimi icine bosaltin.

Not:
tsp= cay kasigi demek ama Turk olculeri ile tatli kasigina denk geliyor, yanilmayin..
Kap olcusu ise Turk olculeri ile su bardagina denk geliyor.

21 Şubat 2008 Perşembe

Ahududulu Cikolatali Toplar




Daha once yazacagimi soyledigim Sevgililer Gunu tatlisi bu Ahududulu Cikolata Toplari idi. Daha once tarifi Pastaci' Burcu'dan almistim ama bir turlu evde artik kakaolu kek olmadigi icin deneme firsatim olmamisti. Tarifin orjinaline buradan bakabilirsiniz ama ben yine de benim yaptigim sekliyle yazayim istedim.
Gerekli malzemeler;
Yaklaşık 400-500 gr hazır çikolatalı kek (artan kekler olabilir)
1 su bardağı sıvı krema
200 gr dondurulmuş ahududu(rasberry)
250 gr bitter çikolata
1 çorba kaşığı çikolatalı fındık kreması (nutella yani)
Kekleri büyükçe bir kabın içerisine ufalayin, uzerine nutellayi ve kremayı ilave edin.
Yumuşak bir kıvam elde edinceye kadar karıştırin. Eğer kek yumuşamazsa azar azar sıvı krema ilavesi yapabilirsiniz.
Hazırladığınız harçtan ceviz büyüklüğünde parcalar alin, duzelterek acmaya calisin ve ortasina bir adet ahududu koyun ve yuvarlayarak köfte gibi kapatin.
Ahududu gözükmeyecek şekilde topun içerisinde kalmasi gerekiyor.
Hazırlanan topları 1-2 saat buzdolabında bekletin.
Bitter çikolatayi benmari usulu eritin. Topları buzdolabından çıkartin ve iki çatal veya kaşık yardımıyla tek tek çikolataya bulayin.
Çikolataya buladığınız topları yağlı kağıdın üzerine koyup çikolataların oda ısısında donmalarını bekleyin.
Donduktan sonra servis edin veya buzdolabinda saklayarak ozel bir gun icin saklayin.
** Ben nedense bitter cikolatayi bir turlu dogru sekilde eritmeyi basaramadim. Ustelik gayet iyi kalite pisirmelik bitter cikolatam olmasina ragmen. Baktim olmuyor, bende cikolata toplarini kakaoya bulayip uzerlerine birer tane kurdan batirip servis yaptim. Cok begenildi, kimse daha otesini sormadi bile.

19 Şubat 2008 Salı

Kotu Niyete Biraz Tatil

Dun birisi bir yorum birakmis bir yemegime. Az daha yayinlayacaktim ama once profiline bakmak geldi icimden. O anda bir virus yazisi sardi her yanimi. Nasil kapatip da hemen virus koruma programini calistiracagimi bilemedim, bir yandan da kalbimin carpintisini bastirmaya calisarak.
Anladigim kadariyla eger yayinlasaydim blogum cokecekti ve bugune kadar yazdigim hersey bir anda pufff diye yok olup gidecekti.
Bir yili geckin suredir tam 154 post yapmisim. Kendi elimle emegimle 154 tane yazi yazmisim. Cogu kendime ait yemek tarifleri. Tabi baska bir yerde daha var bu tarifler ama buradaki gibi topluca degil ve de blogumun bir back-up'i yok. Sanirim bunun cok iyi bilincinde hacker'ler ve durmadan virus gonderiyorlar.
Anlamadigim su, neden?
Ne olacak yani benim blogum cokunce? Kim ne kazanacak? Bundan faydalanan birileri mi var? Benim bunca zamanlik emegimin bir anda gittigini ve oturup hungur hungur agladigimi hisseden hacker evinde oturup 'muhahahaaa' diye gulecek mi?

Kimdir bu insanlar? Nasil bir kotuluk burumustur insanlari ki birilerine oyle yada boyle zarar vermek onlari tatmin eder? Neden insanlar birbirini acitarak mutlu olmaya calisir? Gecen gun annemin soyledigi bir sozu hatirliyorum burada. "Insana insanoglundan daha buyuk zarar verebilen baska bir canli yokmus yeryuzunde ve diger canlilar da hic bir zaman insanlarin cikis noktasiyla kendi cinslerine eziyet etmiyormus". Yani karnini doyurmaya calisan bir kaplan bir geyigi gunlerce karsisina alip yavas yavas yemege filan calismiyor anlayacaginiz, bir cirpida yiyip bitiriyor.


Sanirim insan icinde olmayan duygulari ne tahmin edebiliyor, ne de anlayabiliyor. Kafa yormayi birakip, kendimi kirlenmis hissetmeme neden olan bu hackerlik olayini unutmak istiyorum. Cirkinlikten nefret ediyorum..

18 Şubat 2008 Pazartesi

Bruksel Lahanasi




Bruksel lahanasi bizim evde cok seviliyor. Tabii birkac yil once gelistirdigim bu pisirme metodu sayesinde. Yoksa sanirim o hafif kekremsi tadi ve kokusu yuzunden biraz zor girerdi bizim mutfaga da ama bu yontem butun olumsuz yanlarini silip bu sebzenin; vitaminini ve tum antioksidan yanini almamizi sagliyor.

Hafifce buharda pisiriyorum ben once Bruksel lahanalarini. Suda haslamiyorum, ezilmelerini ve vitaminlerini kaybetmelerini istemiyorum cunku.
Sonra bir kucuk kapta zeytinyagini isitiyorum ve icine ince kiyilmis sarmisaklari atiyorum. Azicik cevirdikten sonra bruksel lahanalarini atiyorum. Karistirarak cok az pisirip, altini kapatiyorum ocagin ve icine dovulmus ceviz ici serpistirip servis yapiyorum. Harika bir yan yemek oluyor, ozellikle etlerin yanina ve her yiyen 'aman tanrim bruksel lahanasini sever olacagim bu sayede' diyor.





Bazen marketlerde bu sekilde satildiklarini goruyorum, cok garip gorunuyor aslinda. Ama nasil yetistiklerini bilmek acisindan hos olur diye Wikipedia'dan aldigim bu fotografi da yayinladim burada. Ilk fotografim cok eski ama yeni cektigim fotograf iyi cikmadi diye eskilerden bir tane daha buldum, onu yayinladim.
Umarim siz de seversiniz bu sirin ve lezzetli sebzeyi...

16 Şubat 2008 Cumartesi

Sevgililer Gunu Menusu

Sevgililer Gunu'nde dordumuz icin bir sofra hazirladim. Sevdigim, ugurlarina omrumu verecegim, gozlerindeki tek bir yas icin bile yuregimin parca parca ayrildigi bu uc kisi benim 'sevgili' listemdi tabii ki. Benden ne iyi hediye cikar? Tabii ki ozenle yapilmis, hepsinin ayri ayri sevecegi seylerden olusan bir menu. Ben de aynen oyle yaptim.


Tabii sonradan komsumuzun alti aylik minik kizi da katildi soframiza ama zaten oyle bir sus bebegi gibi ki, su minyatur mumlarin arasinda kaybolup gitti.

Kereviyeli patatesler Miss Cilek'ten. Sanirim Sofra dergisinde yayinlanmis, orijinali yogurtla ikram edilmis ama ben kolay yenilsin diye boyle sunmayi tercih ettim. Herkesin kolaylikla yedigi, harika bir patates oldu.





Kuzu pirzolayi Fransiz usulu pisirdim. Bir gece onceden zeytinyagi ve kekik ile marine edip, ertesi gun firinda pisirdim. "Pirzolayi yiyen var yemeyen var" dediginizi duyar gibiyim ama biz de o uc-dort senede bir yiyebilen gruptan oldugumuz icin fotografini koymakta bir sakinca gormedim.
Cevizli ve sarmisakli bruksel lahanasi ve kendi uydurdugum gavurdagi salatasi gibi yesillik salatasi yaptim. Tabii pilav her zamanki gibi 'olmazsa olmaz' bizimkilerin menusunde. Saymiyorum bile onu o yuzden.
Tatli niyetine cok farkli bir sey dusunmustum ama olmadi. Ahududulu minik cikolata toplar yaptim, onun yerine. Bunlarin da tarifini daha sonraya sakliyorum..
Umarim hepiniz sevgi dolu ve saglicakla kalirsiniz.

13 Şubat 2008 Çarşamba

Be my Valentine


Buradaki adete bayiliyorum, illa ki bir sevgiliniz olmasi gerekmiyor sevgililer gununu kutlamaniz icin. Anneniz, anneanneniz, babaniz, kardesiniz, en yakin arkadasiniz ve hatta ogretmeninizin bile Sevgililer Gunu'nu kutlayabiliyorsunuz. "Benim sekerim ol", "kucakla beni", "tatli kekim" yazili sekerler, cikolatalar verebiliyorsunuz ve kimse de bunun icin size garip garip bakmiyor.
Elbette bunun sadece bir gun yapilmasini hic ama hic uygun bulmuyorum. Gostermelik sevgilere de karsiyim. Bugun kalbimi kirip yarin elinde cicekler gelecek bir sevgiliye de kapim kapali ama yine de benim de sevdigim pek cok kisi oldugu icin icim rahat, kalbim dopdolu.
Sizin de gonlunuzden sevginin eksik olmamasi dilegimle...

12 Şubat 2008 Salı

Kestaneli Corba Ictiniz mi hic?


Sanirim bundan uc sene kadar onceydi, 'ben degisik corba tarifleri bilmiyorum' diye sizlandigimda Asli bana birkac tarif gondermisti. Kestaneli corba da bunlarin basindaydi.
Onceleri nasil olur ki kestane acaba corbanin icinde desem de denedigimde, butun onyargilarimi bir kenara birakip nasil oldu da daha once dusunemedim diye hayiflandim.
Siz de deneyin -eger simdiye kadar icmediyseniz- ne dedigimi anlayacaksiniz...
Gerekenler;
10 adet mantar, kucuk kupler halinde dogranmis
10 adet kestane
1 adet havuc
2 su bardagi sut ya da krema
2 su bardagi su
1 yemek kasigi un
yarim demet maydanoz, ince kiyilmis
2 yemek kasigi tereyag
tuz karabiber
kirmizi biber(istege bagli)
Kestanelerin kabuklarini soyup, her birini 8-10 parcaya bolun.
Unu tereyaginda kavurun, ustune sut(veya krema) ile suyu ilave edip hafifce karistirip topaklanmamasina dikkat edin.
Kaynayinca icine cok minik kupler halinde dogranmis(veya rendelenmis) havucu, mantar ve kestaneleri ilave edip kisik ateste 15 dakika kadar pisirin.
Tuzunu, karabiberini ekleyin.
Maydanoz serpistirerek servis yapin.
Eger dilerseniz biraz tereyaginda kizdirdiginiz kirmizi biber de gezdirebilirsiniz uzerine.
Afiyet Olsun

11 Şubat 2008 Pazartesi

Hazir Yufka Mantisi

Simdilerde kapanan bir sitede gormustum bu tarifi. Oklava ile acilan hamur islerinde pek basarili olamadigim icin(daha dogrusu usendigim icin) hazir yufka ila yapilan bu tarifi hic dusunmeden denedim. Sonuc, "Aman Tanrim!"...


Zaten biz Turklerin sarmisakli yogurtla yapilan her turlu yiyecege buyuk bir zaafi var ama bu tarif aklimizi basimizdan aldi resmen. Cok ama cok kolay bir tarif, ustelik de yapip pisirmeden buzlukta saklayacak olursaniz da elinizin altinda cok buyuk bir hazine seklinde dayanabiliyorlar. Hiz cozulmelerini beklemeden uzerlerine firca ile siviyag surup hemen pisirin bu durumda.
Sicacik, hic bekletmeden yemenizi oneririm...

Gerekenler;

3 tane yufka
250 gr orta yagli kıyma
1 adet buyukce kuru soğan
tuz, karabiber
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı ayran(ben az sulandirilmis yogurt kullandim)
Üzerine;
sarmisaklı yoğurt,
tereyağında kızdırılmış domates sosu
Nane, pulbiber(arzuya bagli)


Soğanı ince dograyip kıyma, soğan, tuz ve karabiberi karıştırın.
Yufkaları ortadan ikiye bölün ve 6 tane yarım yufka elde edin.
Kıymayı da 6 eşit parçaya ayırın. Yarım yufkayı masaya yayın. Üzerine fırçayla önce yogurt, daha sonra sıvıyağ sürün. Kenarlarını biraz içe doğru kıvırın. Kıymanın bir parçasını alıp yufkanın geniş kenarına alttaki fotograftaki gibi serin.



Her bir yufkayi rulo şeklinde kıvırıp, 2 cm'lik parçalar halinde kesin.
Yağlanmış veya pişirme kağıdı serilmiş tepsiye birbirine bitişik olacak şekilde dizin. Üzerine fırçayla sıvıyağ sürün. 180-190C(350-375F) derecede ısıtılmış fırına koyup pembeleşene kadar pişirin.
Fırından çıkardıktan sonra servis tabağına alıp üzerine sarmisaklı yoğurt ve tereyağında kızdırılmış domates sosu dokun. Arzuya bagli olarak nane ve pulbiber ekleyin.
Afiyet Olsun

9 Şubat 2008 Cumartesi

Rasberry Muffins

Aslinda pek cok cesidini denedigim bir muffin tarifi bu. Elimde blueberry, rasberry, cranberry vs ne varsa hepsiyle de deniyorum. Harika oluyorlar. Bu kez bir de sirin silikon muffin kaliplarimi kullandim, daha da albenili oldular.


Tarif, Easy-To-Make Great Home Bakes adli kitaptan. Ben iki kalibi da kullanabilmek icin tarifi iki olcuye cikardim ama buraya orjinal tarifi yaziyorum. Not olarak eklemeliyim ki, silikon ve normal kaliplar arasinda ne fark var diye dusunurken; silikon kaliplarla pisenler daha cok havali oldular. Yani iclerinde daha cok hava vardi ve daha pof pof duruyorlardi. Digerleri daha katimsi idi. Boylelikle deneyimizi de gerceklestirmis olduk.


Tarif icin gerekenler;
1 1/4 kap un
1/3 kap tozseker
2 tatli kasigi kabartma tozu
1/4 tatli kasigi tuz
2 yumurta
4 yemek kasigi tereyag, erimis
3/4 kap sut
1 tatli kasigi vanilya ozutu
1 tatli kasigi limon kabugu rendesi
1 kap ahududu (veya likapa)

Firini 400F(200C) isitin.
12 tane muffin kalibini veya kagit kalibi yaglayin.
Buyukce bir kapta unu, tozsekeri, kabartma tozunu ve tuzu eleyin.
Baska bir kapta da yumurtalari tel cirpici ile guzelce karisana kadar cirpin. Erimis tereyagini, sutu, vanilyayi ve limon kabugu rendesini ekleyip iyice karistirin.
Kuru malzemelerin ortasina bir cukur acin ve yumurtali karisimi dokun. Buyukce bir metal kasikla sadece unu nemlenene kadar karistirin, cok fazla karistirmamaya ozen gosterin.
Ahududulari bu karisima ekleyin.
Muffin kaliplarinin 2/3 unu dolduracak sekilde bir kasik yardimi ile doldurun.
20-25 dakika kadar muffinlerin ustleri kabarip da azicik tasana kadar pisirin.
Oda sicakliginda ilimadan kaliplarindan cikarmayin..
Afiyet Olsun..

Dipnot: Belki biliyorsunuzdur ama muffin yaparken dikkat etmeniz gereken en onemli ozellik, kuru malzemeler ile islak malzemelerin ayri ayri kaplarda hazirlandiklari ve en son asamada birbirlerine karistirildiklaridir.

8 Şubat 2008 Cuma

Rasberry Muffins

Bugunlerde elim hic uzanmiyor tarif yazmaya ama bu demek degil ki, "mutfakta baska biri var". Tabii ki benden baskasi yok. Yemek yapiyorum ama tarif yazamiyorum. Nedenini ben de bilmiyorum; tembellik, yorgunluk, sikkinlik, sakinlik belki bezginlik ama duzelecek elbet. Hafta sonuna dogru bu muffinlerin tarifini yazacagim ama simdilik guzel olduguna inandigim fotagraflarla basbasa birakiyorum sizi..
Iyi hafta sonlari...

7 Şubat 2008 Perşembe

Year Of Rat



Blogumun logosunu degistirmeme neden olan gun geldi, catti. Herkese saglikli, mutlu bir yil diliyorum.. Bakalim minik fare bize neler getirecek bu yil?

4 Şubat 2008 Pazartesi

Happy Mardi Gras



Fransizca "Fat Tuesday" anlamina gelen bu sozcuk, bircok ulkede karnaval, eglence ve bazen de sinirini asan bir cilginlik haline donusuyor. Bildiginiz Rio karnavalinin da Brezilya'da kutlanan sekli oldugunu soylersem belki Mardi Gras hakkinda biraz bilgi vermis olacagim...

Bu yil aslen New Orleans'li olan cok yakin dostlarimizin evine Mardi Gras davetine katilmaya gittik. New Orleans da Fransiz etkisinden nasibini alan yerlerden biri oldugu icin Amerika'da, oldukca senlikle kutlaniyor. Katrina tahribati sirasinda bu kutlamalara ara verilmisti ama simdi tam gaz yine devam ediliyor.


Biz daha onceden Texas'ta yasarken defalarca New Orleans'a ve hatta bircok Mardi Gras'ya katilma sansimiz olmustu ama boyle evde, ozel yiyeceklerle ve ozel dekorasyonla kutlama sansimiz hic olmamisti; herhalde bundan sonra da kolay kolay olacak birsey degil. Cunku ev sahibi cok iyi bir asci ve ayni zamanda catering sirketi sahibi olmasina ragmen bu davette cok ama cok yoruldugunu soyledi. Tabii sasmamak lazim, oyle guzel hazirlanmislar ki agzimiz iki karis acik kaldi.
Ev dekore edilirken milyonlarca boncuk ve maske kullanilmis, duvarlara ozel Mardi Gras tablolari (egri olmak uzere) asilmis, davetliler icin boncuklar hazirlanmis, cekilisler duzenlenmis, kral ve kralice secmek icin yarisma hazirlanmis ve sepetler icine her bir bayan davetli icin bu fotograflardaki guzelim porselen maskelerden paketlenmisti.

Onlarca guzel yiyecekten ancak bunlarin fotografini cekebildim. Cunku bir anda oyle bir davetli grubu olustu ki, hicbir yiyecegi yalniz yakalayamadim. Bunlar ise soguk mezelerden oldugu icin kimse gelmeden once yakalamistim. Bildiginiz yengec kiskaclari. Tursumsu bir tadi vardi, sanirim sirke ile marine edilmisti.

Karideslerin marine edilmisi, misir ununa bulanip kizartilmislari, misir unu ve adini bile bilmedigim bir sekilde pilav sekilinde pisirilmisi, yine kizarmis sazan baligi ve hatirlayabildiklerimin icinde en ilginci olan timsah dolmalari idi. Soylemeseler anlayamayacagim sekilde onlari da yedim, evet. Boncuk boncuk cok sekerdi. Cok zor bulunuyormus burada ve anladigim kadariyla hepsine bir servet odemis ev sahibi.

Bu kadar sasaa'yi tahmin edemedigim icin fotograf makinemi goturmedigimden cep telefonu ile cekilmis, isik seviyesi cok iyi olmayan birkac fotograf ile bu sahane geceyi sizinle paylasmak istedim. Cok degisik ve belleklerimizde uzun zaman kalacak bir ani olarak yerini aldi bu meshur Mardi Gras daveti de...

1 Şubat 2008 Cuma

Celeriac

Kendisini kesfettigimde Amerika kitasini yeniden kesfetmis gibi oldum.

Cunku ben Amerikalilarin kereviz yemedigine kanaat getirmis, sadece saplarini sevdiklerine ve kokunu kaldirip attiklarina iyice inanmisken bir kitapta bizim bildigimiz ve yedigimiz kerevizin tamamen baska bir adla tanindigini ve aslinda bu iki kerevizin de iki ayri bitki oldugunu anlamis oldum.

Kereviz adiyla tanidigimiz Apiaceae adinda bir bitki imis ve iki yan urunu varmis ki bunlardan biri bizim bildigimiz ve ingilizcesini de kereviz adiyla tercume ettigimiz Celeriac, digeri ise sadece saplari ve yapraklari yenen ve piyasada bol miktarda bulunan ama bizim ulkemizde pek rastlamadigimiz Celery imis.


Oyle bir sevindim ki sekiz yildir ozlemle arandigim bitkiyi Whole Foods Market'de de gorunce. Fiyatina bile bakmadan hemen yuklendim eve geldim ve ben ulkemden ayrildiktan sonra bir suru degisik sekillerde pisirilmeye baslanan kerevizi ben de pek merak ettigim sekilde portakal suyu ile pisirdim.

Bunun icin;
Bir adet kuru sogan, kup dogranmis
istenilen miktarda kereviz koku, kare dogranmis
Bir adet patates, kup dogranmis
Bir adet havuc, minik kupler halinde dogranmis
Sizma zeytinyagi
Bir bardak portakal suyu
tuz, karabiber

gerekiyor. Ben sogani biraz talandirdiktan sonra havuclari attim ve biraz da onlari yumusattiktan sonra geri kalan malzemeleri ekledim. Bir bardak da sicak su koyup, pisirdim.

Inanilmaz ozlemisiz, bir ogunde hemencecik bitti. Evimizi mis gibi kokusu doldurdu, gonlumuzu de mutlulugu...