23 Nisan 2007 Pazartesi

Easter'in Ardindan


Hala kendimce birseyleri boykot ediyorum, buraya birseyler yazamiyorum, elim varmiyor ama yine de yazmam gerektigini dusunup en azindan gecen haftalarda yasadigimiz Easter'dan kalan birkac fotografi paylasayim dedim.


Aslinda baharin mujdecisi olmasi gereken Easter bu sene o kadar soguk gecti ki, cocuklar yumurta avinda ellerine ilk gecenleri alip hemen iceri kactilar. Easter da cocuklari mutlu etmek icin bahcelere icinde surprizler olan plastik yumurtalar filan saklaniyor. Cocuklar da ellerinde sepetlerle bu yumurtalari buluyorlar. Onlar icin o kadar eglenceli ki aslinda, biz buyukler de hem onlara yumurtalarin yerini gostermeye calisip, hem de kendimiz egleniyoruz. Buyuk cocuklar icin agaclarin yukari dallarina icinde paralar olanlari, kucukler icin de yerlere icinde yumusak sekerler olanlari sakladik ama dedigim gibi hava o kadar soguktu ki, bahcedeki cigliklar cabucak bitti bu yuzden.


Yukaridaki fotograf minik ogluma hediye edilen sepet, henuz cok iyi anlamamasina ragmen renkler filan onu da cok cezbetti, hele yumurta aramak onu cok mutlu etti. Her buldugu yumurtadan sonra sevincle ellerini cirpti.

Bugun de bir ani olarak belleklere yerlesti...

15 Nisan 2007 Pazar

Kuskonmaz ve Somon


Ne zaman somon baligi yapacak olsam elimdeki onlarca tarife bakip heyacanlanirim, hangisini yapsam diye ama en sonunda her zaman ayni seyi yapip bitiririm olayi. Cunku diger butun tariflerdeki ufak tefek malzemeler evden birilerinin vetosuyla karsilasacak diye bildigimden yine en guvenli seyi yapmakta fayda var diyerek, ayni tarifte karar kilarim. Simdiye kadar hic uzmedi bizi bu tarif. Cunku cok kolay yapmasi ve de cok hafif oldugu icin herkes de o kadar cok seviyor. Iste tarifi;

Malzemeler:
1 kg Somon file

1/3 cup soya sosu(isterseniz koymayabilirsiniz, ama o zaman azicik tuz koymaniz gerekiyor)

2 dis sarmisak, ezilmis

1/2 cup sizma zeytinyagi

1 cay kasigi rende zencefil(taze yoksa tozu da olur)

1 cay kasigi bal (bunu da istemiyorsaniz koymayabilirsiniz, ben cogu zaman koymuyorum)

Suslemek icin ince kiyilmis yesil sogan

Yapilisi:
1- Soya sosu, zeytinyagi, sarmisak, zencefil ve bali bir kapta cirpin. 1/4 unu bir kenara ayirin.

2- Somonlari derin olmayan bir kapta sosun kalani ile marine edin. Uzerini kapatip, buzdolabinda 5 dakika bekletin.

3- 400 F(yaklasik 200 C) de isitilmis firinda pisirin.

4- Pismesine az bir zaman kala, kalan sosu da uzerine dokup iki dakika daha pisirin. Cikarinca arzunuza bagli olarak yesil soganlari uzerine serpistirip servis yapin.


Kuskonmazlar ise, hic onceden haslanmadan, uzerine zeytinyagi ve tuz-karabiber dokulerek firin tepsisinde pisiriliyor. South Beach Diet' den aldigim bir tarif bu. Inanilmaz kalorisi dusuk ve lezzetli oluyor, cunku haslanmadiklari icin tum gucu de uzerinde kaliyor kuskonmazlarin. Insan pismez saniyor ama inanin bana cok guzel pisiyorlar. Sadece firin tepsisinin derin olmamasina ozen gosterin ve de kuskonmazin kalin saplarini kullanmayabilirsiniz.


Tabii bu arada somonun ne kadar saglikli bir balik oldugunu soylememe gerek var mi bilmiyorum. Icindeki yag ve protein orani vucut icin tam onerilen oranda. Ayni zamanda Omega 3 iceren tek balik ve merkur orani da cok dusuk oldugu icin kalp hastalarina ve hamilelere haftada en az bir kere yemeleri oneriliyor. Iyi kolesterol de icerdigi dusunulurse sofranizdan eksik etmeyin somonu derim ben. Afiyetler Olsun simdiden.


** Tabaktaki patatesler daha once tarifini yazdigim Patates Dolmalari. Guzel bir uclu olusturdular boyle.

8 Nisan 2007 Pazar

HAPPY BIRTHDAY



Sen, seni kaybetmekten nasil korktugumu bilemedin hic. Ilk kez Halikarnas Otelde giristeki merdivenlerin uzerinde gun batimina kadar senden gelecek bir haberi beklerken yasadim bu korkuyu. Bes yasindaydin, aksam bir kaza gecirmis ve duvardan dusmustun. Ilk yardim hastanede yapilmis ama annem ve babam ikna olamayip ertesi gun seni baska bir doktora goturmuslerdi, beni otelde birakip 'iki dakikada doneriz' deyip butun gun ortaliklarda gozukmemislerdi. Basina kotu bir sey geldigini anlamis ve o merdivenlerde gozumu yoldan ayirmadan seni beklemistim, butun gece ic kanama gecirdigin icin ameliyat edildiginden habersiz.

Sonra babam gorunmustu merdivenlerde, elinde senin uzerinden kesilerek cikarilmis kanli tisortle ve benden temiz bir tisort istemisti. O gittikten sonra kanli tisortune sarilip aglamistim sessizce seni kaybedebilecegimi dusunerek.

Sonralari da basin dertten kurtulmadi pek. Yaralar, bereler, kazalar, ameliyatlarla gecti omrun. Onceden gorebildiklerimde senden once atlayip, seni tutmak istedim ama izin vermedin. Yaralandin. Bir keresinde de suruklenen bir arabadan atlamana engel oldum, ona izin verdin sokun etkisiyle.

Hep kendin denemek istedin, yasayip gormek, kendin anlamak istedin ve ben de hep seni korumak istedim. Uyarmak istedim seni, 'ne olur sunlari sunlari yapma' demek istedim ama beni dinlemedin. Belki de hakliydin boyle yapmakta, bilmiyorum ki benim hic ablam olmadi. Bunlarin hicbirinde seni kaybetmekten korkmadim bir kez daha ama buyuyup de yollarimiz ayrildiginda ikinci defa o korkuyu yasadim. Ellerimin arasindan kayip gidiveren kardesimi nasil kazanacagimi bilemedim. Icim korku dolu, dilim dondu, agzim sustu, birsey diyemedim ve tam seni kaybettim derken sen yeniden dustun.

Bu bes yasindayken de agir oldu, cunku bu kez yaralanan basin degil, kalbin oldu. Herkes bilir ki kalp yarasi en zor iyilesen yaradir. Ama bu kez sana yardim etmeme izin verdin. Belki cok caresizdin, belki yalan dostluklardan sikilmistin, belki gercekten ilk defa seni ne kadar cok sevdigimi o zaman anladin, bilemiyorum am yaralarindan yeni bir SEN yarattik, ayaga kaldirdik. Uzun zaman aldi ama seni yikamayan seyler seni guclendirmisti iste.

Yeniden herkese yardima kosan, enerjisi ile girdigi her odayi renklendiren, dunyanin en cikarci insanlarina bile hosgoru gosterebilen, kimseye kusmeyen, kimseye sesini yukseltmeyen, sabahlara kadar calisan, binbir cesit ayakkabi ve cantanla ve renk uyumlu evin ve aydinlik yureginle ayaga kalkmis olman, yuregindeki binlerce sevgiden birini de bana ayirmis olman benim icin bir ablanin kardesinden isteyebilecegi en buyuk mutluluktur.


Iyi ki dogdun, Iyi ki varsin ve Iyi ki benim kardesimsin..

7 Nisan 2007 Cumartesi

Kucuk Sari Nergis




Bir kucuk, sari Nergis'di o. Kis baslamadan once evsahibesinin elleriyle topraga gomdugu yerden karlari seyretmis, yagmurlari beklemis ve iste baharin ilk isiklariyla beraber isinan topraktan basini cikarivermisti. "Oh be!" dercesine soyle bir etrafina bakinmis, piril piril parlayan Gunes'e hayran, biraz da kendi guzelliginden emin, salina salina kafasini kaldirmis ve Gunes'e sunmustu yuzunu. Gunes ne yana donerse o da kafasini ona ceviriyor, aylardir topragin altinda bu anin ozlemiyle yanip tutusmasinin acisini cikariyor gibiydi. Nasil da degmisti onca beklemeye, onca sabra. Bu sicacik Gunesle sarmas dolas zaman gecirecekti simdi.

Ev sahibi hanim da sasirmisti onu gorunce. Taa sonbaharda sevgilisiyle birlikte yamru yumru kokler halinde alip da ilk evlerine, ilk bahcelerine sevine sevine gomdukleri cicegin acmasina cocuklar gibi sevinmisti o da. Henuz komsular kardan kalan dokuntuleri temizlemekten, cicek filan ekmeye firsat bulamamisken onun sahane sapsari nergisleri olmustu bile. Yazik sevgilisi gorememisti bu guzelligi, ama olsun simdi birer fotograflarini ceker gonderirdi ona. "Ilk ciceklerimiz bahcemizdeki, sevgilimin eli degdi" diye dusundu icinden. Sevdi, cok sevdi yapraklarini bu guzel cicegin, kokladi, icine cekti derin derin kokusunu bu bahar mujdecisinin.

Fakat birden umulmadik birsey oldu. Hersey tersine dondu ve Nisan ayinin besinci gunu kar yagdi. Minik sari nergis neye ugradigini anlayamadi once, kokunden yapraklarina dogru bir titreme sardi bedenini. Yapraklari sallandi, govdesi saga-sola yalpalandi. Kafasini govdesinin icine cekmek ister gibi onune egdi. Topragin altindaki sicacik anlarini dusledi yeniden. Geri donmek mumkun olsa simdi hemen giriverirdi yeniden binbir hevesle ciktigi topragin koynuna.

Caresizse boynunu daha cok egdi, daha ne kadar dayanabilirdi o da bilmiyordu bu acimasiz esen ruzgarla birlikte gelen kar yagisina. Soguktan titreyen bedenini yorgun ve umutsuz iki gunluk yasadigi guzelligin hayaliyle derin bir uykuya birakti.

Erken ciktim guzelim Nergisim, sen de benim gibi bilemedin zamanini. Actin yuregini, kollarini alabildigince, ama omrun kisa oldu. Kim bilebilirdi ki acimasiz bir kar firtinasinin yuregimizi buza kesecegini. Dayan Nergisim, dayan. Yine gelecek guzel, gunesli gunler. Eger bu kar firtinasini atlatabilirsen o hep asik oldugun Gunes ve sen ve ben hic ayrilmadan sicak ve huzur dolu bir mutlulugun kollarinda eriyip gidecegiz. Dayan Nergisim dayan...

2 Nisan 2007 Pazartesi

Blueberry Muffins

Bana 'neden kac gundur yemek tarifi yazmiyorsun?' diye soranlara, 'yemek yapmiyorum da ondan' diye cevap veriyorum. Dogru yemek yapmiyorum, mutfaga da hemen hemen mecburiyet disinda girmiyorum bile. Yemek olarak da pilav,makarna, donmus hazir yemekler (Amerikanin utanc kaynagi biliyorum ama ben de uydum onlara), tavuk parcalari, hazir hamburgerler yiyoruz. Elim varmiyor yemek yapmaya ne yapayim.


Bunun yerine ne mi yapiyorum? Dizlerim yerlerde yerleri siliyorum, kiyida kosede el degmemis neresi varsa temizliyorum, dolaplari yeniden indirip duzeltiyorum, cekmeceleri duzenliyorum, camasir yikayip hepsini yeniden utuluyorum, gozume ilisen her yerin defalarca tozunu aliyorum, paspaslari gunde yirmi kere silkeliyorum, lavabolari ovuyorum, merdivenleri dayayip lambalari ovuyorum, elimde bez durmadan televizyonun tozunu aliyorum, pencereleri silip, 'aa ben hayatta yapamam' dedigim halilari iki buklum silip duruyorum. Yemekle gecirecek vaktim yok..


Bahar temizligi degil bu, bilemediniz. Ruhuma ve buraya da bahar gelmedi zira.


Yemek yemegi ve yapmayi sevdigimle beraber sevdigim icin onun yoklugu beni mutfaktan boyle kopardi iste. Bunun yerine sevdigime ayiracagim zamandan calmak olarak yorumladigim yukarida saydigim isleri yapiyorum onun yoklugunun bende yarattigi bosluk yuzunden.


Yillar once cok kilo aldigimi dusunup de diyetisyene gittigimde, bana 'evlendikten sonra ne degisti ki kilo aldiniz?' diye sordugunda; 'kocamla yeni yemek zevkleri kesfetmeye basladik' dedigimde suratima manasiz manasiz bakmisti adam. Anlamadi benim ne demek istedigimi ama ben hayatimda yemegi zevk olarak gormeye onunla baslamistim. Her gittigimiz yerde gorulecek, gezilecek yerlerin yaninda oranin meshur yemeklerini de yiyerek baslamistik ise. Sonra degisik ulkelerin yemeklerini kesfetmeye adadik kendimizi. Mutfaga beraber girip, nese icinde, beraber sogan soyup, tadina baka baka yemek yapmaya baslamistik. Yemege beraber oturup dolu dolu bir masada, bir kadeh sarap esliginde keyifle yemek yemegi onunla ogrenmistim ben. Onun tatmasi ve begenmesi ile anlam kazanmisti yemek yapmak benim icin. O begendikce ben de zevk icinde yemek yapmaya ve yeni yeni lezzetler katmaya baslamistim menulerime.


Ama simdi o yok ve ben de -bir cesit protesto niteliginde olsa gerek- yemek yapmaktan ve yemekten zerre kadar zevk almiyorum. Ancak idare edecek kadar ve tamamen ruhsuz bir asci oldum simdi.


Yine de arsivden bir tarif bulup bloguma ekliyorum. Benden tarif bekleyen canim arkadaslarim icin. Cok sik yaptigim ve tabii hepinizin de bir parca fikrinizin oldugu muffinler bunlar. Burada pek cok blueberry var ama galiba Turkiyede de yabanmersini adiyla satiliyor galiba. Aslinda blueberry sart degil, bunun yerine akliniza gelen herhangi bir meyve de koyabilirsiniz. Zaten zaman icinde onlarin da tariflerini veririm. Muffin yapmanin en onemli puf noktasi kuru malzemeler ile yas malzemeleri kendi aralarinda karistirdiktan sonra birbirine eklemekmis. Bunun disinda pek bir ozelligi yok, yaraticiligi size kalmis.


Gerekli Malzemeler:

1 1/4 cup un

1/3 cup seker

2 cay kasigi kabartma tozu

1/4 cay kasigi tuz

2 yumurta

4 yemek kasigi erimis tereyag

3/4 cup sut

1 paket vanilya veya 1 cay kasigi vanilya ektresi

1 cay kasigi rendelenmis limon kabugu

1 cup taze blueberry



Yapilisi;

1- Firini 400 F da isitin(200C civari)

2- 12 Adetlik muffin kabini veya kagit muffin kaliplarini yaglayin.

3- Bir kapta unu, sekeri, kabartma tozunu ve tuzu eleyin.

4- Baska bir kapta yumurtalari cirpin. Erimis tereyagini, sutu, vanilyayi ve limon kabugu rendesini ekleyin bu karisima.

5- Kuru malzemelerin ortasina bir cukur acin ve yumurtali karisimi buyuk bir metal kasikla bu karisima yedirin. Un nemlenene kadar karistirin, cok puruzsuzlesene kadar degil.

6- Blueberry leri ekleyin ama fazla karistirmayin.

7- Kasikla birer birer muffin kaliplarinin icini ucte birini dolduracak sekilde doldurun.

8- 20-25 dakika kadar tepeleri kabarana kadar pisirin. Kaliplardan cikarmadan once 5 dakika kadar bekleyin.



Agiz lezzetimizin oldugu nice tarifli gunlerde bulusmak uzere...