8 Nisan 2007 Pazar

HAPPY BIRTHDAY



Sen, seni kaybetmekten nasil korktugumu bilemedin hic. Ilk kez Halikarnas Otelde giristeki merdivenlerin uzerinde gun batimina kadar senden gelecek bir haberi beklerken yasadim bu korkuyu. Bes yasindaydin, aksam bir kaza gecirmis ve duvardan dusmustun. Ilk yardim hastanede yapilmis ama annem ve babam ikna olamayip ertesi gun seni baska bir doktora goturmuslerdi, beni otelde birakip 'iki dakikada doneriz' deyip butun gun ortaliklarda gozukmemislerdi. Basina kotu bir sey geldigini anlamis ve o merdivenlerde gozumu yoldan ayirmadan seni beklemistim, butun gece ic kanama gecirdigin icin ameliyat edildiginden habersiz.

Sonra babam gorunmustu merdivenlerde, elinde senin uzerinden kesilerek cikarilmis kanli tisortle ve benden temiz bir tisort istemisti. O gittikten sonra kanli tisortune sarilip aglamistim sessizce seni kaybedebilecegimi dusunerek.

Sonralari da basin dertten kurtulmadi pek. Yaralar, bereler, kazalar, ameliyatlarla gecti omrun. Onceden gorebildiklerimde senden once atlayip, seni tutmak istedim ama izin vermedin. Yaralandin. Bir keresinde de suruklenen bir arabadan atlamana engel oldum, ona izin verdin sokun etkisiyle.

Hep kendin denemek istedin, yasayip gormek, kendin anlamak istedin ve ben de hep seni korumak istedim. Uyarmak istedim seni, 'ne olur sunlari sunlari yapma' demek istedim ama beni dinlemedin. Belki de hakliydin boyle yapmakta, bilmiyorum ki benim hic ablam olmadi. Bunlarin hicbirinde seni kaybetmekten korkmadim bir kez daha ama buyuyup de yollarimiz ayrildiginda ikinci defa o korkuyu yasadim. Ellerimin arasindan kayip gidiveren kardesimi nasil kazanacagimi bilemedim. Icim korku dolu, dilim dondu, agzim sustu, birsey diyemedim ve tam seni kaybettim derken sen yeniden dustun.

Bu bes yasindayken de agir oldu, cunku bu kez yaralanan basin degil, kalbin oldu. Herkes bilir ki kalp yarasi en zor iyilesen yaradir. Ama bu kez sana yardim etmeme izin verdin. Belki cok caresizdin, belki yalan dostluklardan sikilmistin, belki gercekten ilk defa seni ne kadar cok sevdigimi o zaman anladin, bilemiyorum am yaralarindan yeni bir SEN yarattik, ayaga kaldirdik. Uzun zaman aldi ama seni yikamayan seyler seni guclendirmisti iste.

Yeniden herkese yardima kosan, enerjisi ile girdigi her odayi renklendiren, dunyanin en cikarci insanlarina bile hosgoru gosterebilen, kimseye kusmeyen, kimseye sesini yukseltmeyen, sabahlara kadar calisan, binbir cesit ayakkabi ve cantanla ve renk uyumlu evin ve aydinlik yureginle ayaga kalkmis olman, yuregindeki binlerce sevgiden birini de bana ayirmis olman benim icin bir ablanin kardesinden isteyebilecegi en buyuk mutluluktur.


Iyi ki dogdun, Iyi ki varsin ve Iyi ki benim kardesimsin..

1 yorum:

yonca dedi ki...

Ben, benim ablamdan hiç umudumu kaybetmedim. En olmaz dediğim, en canımın yandığı anlarda bile birgün, birgün herşeyin değişeceğini ve ablamın benim istediğim ablam olacağını biliyordum. Kendimin de istenilen kardeş olacağını.
Herşeyin yaşanması gerekliydi, istesekte istemesekte. O zamanlar istemiyorduk belki ama bak şimdi sonuca..Oncak kilometre uzakta da olsak kalpleri birbiri için atan, 6 yıl ara ile birbirinin ikizi olan iki kız kardeş var ortada. Değdi mi değdi...
Ablam benim var ol sağ ol..Attığım hernefeste, aldığım her kararda sen varsın bunu bil..Ben seninim sen de benim. Bugün senin de doğumgünün aslında.