14 Mart 2007 Çarşamba

Dantelli Erkekler

Turkiyede bir arkadasimin bir kac gun arayla birer erkek arkadasinin evine gitmesi ve iki evde de benzer seyler gormesi ile garip bir soru canlandi kafamda. Erkekler mi degisti, yoksa biz mi onlari anlamamaya basladik?

Kiz arkadasim bekar erkek arkadasinin evine gitti ve aslinda biraz da onu tanimak icin yapilan bir ziyaretti bu. Epeydir gorusuyorlardi ve birkac kere disarida filan da bulusmuslar, sinemaya gidip, yemek yemisler ve birbirlerinden hoslanmaya da baslamislardi ufak ufak. Hatta erkek cok da fazlasiyla hoslanmis ama arkadasim hala emin olamamisti bu erkekten. “Mutlaka evini de gormem lazim, uzun zamandan beri yalniz yasayan biri, evini de merak ediyorum, bir insani tanimanin en iyi yolu evini de gormektir’ diyerek evine gitti. Veee tamamen hayal kirikligi ile geri dondu. Bekar evi nasil olur, hepimizin az bucuk bir tahmini vardir tabii. Birkac birbirine uymayan esya, ya da uysa bile takim olmasi beklenmeyen seyler. Belki siyah deri koltuklar, salonda kitaplik ve icinde bir suru kitap, kocaman bir televizyon, sade ama abartisiz mobilyalar, kesinlikle tam tesekkullu bir muzik sistemi, banyoda tras takimlari, deodorantlar, mutfakta cok da fazla olmayan tencere vs veya hic tencere de olmayabilir (eger yemek yapmayi da bilmiyorsa), birkac tabak ve bolca bardak.. Degil mi?

Yok cok yanildiniz, bu evde birbirine uyumlu koltuklar ve ince tul dantelli perdelerin yanisira kalin perdeler, yemek masasinin uzerinde dantel ortuler, cicek gibi tertemiz bir ev, A’dan Z’ye mutfak takimlari ve hatta minik minik tencereler, tavalar, buzdolabinin uzerinde magnetler, kahve masasinin ustunde bile dantel ortuler varmis. Banyo cicek gibi, ortada bir tane deodorant veya tras malzemesi vs olmadigi gibi bir de misafir banyo havlulari ve bunlara takim el havlulari asilmis, beyaz halilarda aksamdan dokulen bir sarap izi veya bilgisayara cok dalmisken devriliveren bir kahve bardaginin kalintisi bile yokmus. Hatta hic yurunmemiscesine piril pirilmis halilar.

Belki bazilari icin hos gorunebilir butun bu saydiklarim ama benim arkadasimi ayaklari poposuna degerek kacacak sekilde korkuttu bu ev. Daha da kotusu aradan bir ay bile gecmeden baska bir erkek arkadasinin evine tesadufen gidip de onun evini de dantelli ve piril piril gorunce bir dejavu daha yasayip kafasi allak bullak oldu.

Nasil olmasin, bekar erkeklerin evlerinin salas olmasina alismis bir toplum olarak hepimiz boyle dusunmez miyiz? Belki bunun neresi kotu diyeceksiniz ama erkek olarak belirlenen bir bicim var. Hani bizi kollayan, kocaman elleri ile tamir edemeyecgi hicbir sey olmayan, gerektiginde bizim icin kavgalara bile giren bu killi ama yuregi genis cinsten beklenen seylerin hicbirine uymuyor bu anlatilanlar. Ne zaman bu kadar degisime ugradi bu erkekler ben de bilmiyorum acikcasi. En son universitedeyken bir erkek arkadasimin evine gitmistik ki onda da oturacak koltuk bile yoktu ve biz hepimiz yerlerdeki minderlere filan serilip, kendimize kirik dokuk bir caydanlikta cay yapip yanimizda getirdigimiz simitleri yemistik. Sanirim o zamandan bu zamana cok sey degismis diye dusunuyorum ama kiz arkadasim bu durumun hic de NORMAL olmadigini soyluyor bana. Ben genel olarak o “normal” deyimini hic sevmeyen biri oldugumdan bunu bilemem ama sadece durumu sorgulamaya yeter benim aklim.

Acaba diyorum, biz yillarca cok mu alistik azicik maco(belki biraz agir bir terim ama) tipli erkeklere. Hani biraz once dedigim gibi gerektiginde bagiran cagiran, kufreden, bizim icin kavgalara bile girebilen, arabamizin kapisini tutan, sinemada, konserde girdigimiz o umumi yerlerde kapimizda bekleyen, kalabalikta bizi hic incitemeden (daha dogrusu minciklatmadan) yerimize goturen, gerektiginde ayaklarini yikadigimiz, seve seve yemekler yapip, ona bakip gozettigimiz erkek tipini cok mu kaniksadik da simdi biraz degisik tipler bize cok acaip gelmeye basladi? Hani bir tarafimiz bar bar bagirip feministlik taslarken bri tarafimizla da “erkek” tipli erkeklerden gozumuzu alamadigimiz bir toplumda bu tip dantelli evi olan erkekler cok mu sakil kacacak acaba? Gerci arkadasim sorunun sadece danteller olmadigini soyluyor, o dantelsilik icine de isliyormus erkeklerin. Oyle yumusak, oyle duygusal olmuslar ki, her duygusal filme aglayan, sevdigi birinden bahsederken her ne ortamda olursa olsun gozyaslarina bogulan biriymis bu kisi ayni zamanda. Acaba diyorum, cok mu degisik birseyden bahsediyoruz burada?

Ya da erkekler artik o kadar alistilar ki kendileri gibi calisan, her dalda is sahibi-soz sahibi, tuttugunu koparan, gerektiginde pencereyi acip kendine yol vermeyen soforun birine kufur edebilen, geceleri disari cikip, hatta gec saatlere kadar disarida kalip eglenebilen, icen ama sapitmayan, araba kullanan ve hatta kullanmakla da kalmayip bakimini yaptiran, lastigini degistiren kadinlara ve boylelikle kendilerine ihtiyac duyan kimse kalmamasindan dolayi verebileceklerini sandiklari govde gucu iclerinde sikisip mi kaliyor? Tabii boyle kadinlarla birlikte ola ola kadinlardan bekledikleri annelik korumasini da alamiyor oluyorlar. Yani hangi kadin gece yarilarina kadar calisacak, eve yorgun argin gelecek ve o saatten sonra kocasinin sefkat ihtiyacini giderecek? Tabii ki kendini dusunen, kariyer yapmaya ozen gosteren ama bu arada da sacini basini da durmadan modaya uygun halde tutmaya calisan bir kadin sanirim eskilerdeki kadar sefkatli ve terim yerindeyse ‘anac’ degil. E bizim erkeklerimiz de bu boslugu kendi kendilerine doldurmaya basladilar sanirim. Kendi dantellerini kendileri ortup, minik tencerelerinde kendilerine yemekler yapip, acikli filmlerde gozyasi dokup, kadinlara da kadinca dokunmaya basladilar sanirim.

Kadinlarda artan testesteron hormonuna karsilik erkekler de estrogen salgiliyor olamazlar mi acaba?

Valla sucu kimsede aramayin, yine kendinizde arayin derim sevgili kadin arkadaslarim. Yine bir canavar yaratip (bu kez adi canavar sadece, kendisi bir kedi kadar uysal), yarattigimizdan kendimiz korkar olduk. Vay halimize…


Hiç yorum yok: