26 Mart 2007 Pazartesi

Ihlamur Kokulu Bir Kisa Yasam Oykusu

Kucuk bir kasabanin derli-toplu bir ailesinin uc kizindan biriydi Adile Hanim. Iki erkek kardesi ve babasi Bati’dan gelmisligin verdigi hosgorulu ile evdeki kizlara hep saygili davranmislar, buna karsilik Adile Hanim da eski Osmanli geleneklerine uygun bir sekilde onlara saygida kusur etmemisti. Kirk yil bir yastiga bas koydugu subay kocasina ‘cok temiz bir ailenin kizi’ diye tavsiye edilmis, Remzi Bey bir kapinin araligindan gorebildigi Adile Hanima o anda tutuluvermisti. Bembeyaz teni, simsiyah saclari ve canlilik akan bedeni ile her goreni hayran birakacak ozellikteydi Adile Hanim.

Ikisi de birbirlerini cok sevmisler, ufak tefek anlasmazliklara ragmen bir tek gun bile birbirlerinin kalplerini kirmamislardi. Onlari kavga ederken goren-duyan olmamisti. Ailesini, kucuk kasabasini ve dogup buyudugu Bati diyarini geride birakip kocasinin gorevi dolayisiyla Dogu’ya giden Adile Hanim, ilk baslarda cok sikintilar cekti. Hic alisik olmadigi bir sehir, tanimadigi insanlar ve henuz cok icini acamadigi bir koca ile tek basina kalmisti ki bu yaban ellerinde, ilk bebeginin olacagi sevinciyle kendini hazirliklara kaptirdi ve unutuverdi sikintisini. Elinden ne geldiyse dikti, ordu. Kocasi da guzel bir besik ile geldi bir gun eve, hazirliklar tamam olmustu. Bebegini kucagina aldiginda dunyalar onun oldu sanki. O kadar guzel gozleri vardi ki kizinin boyle bir mutlulugun varligindan bile habersiz yasadigina kendi bile inanamadi Adile Hanim. Ona daha nice bebek elbiseleri dikti, susledi bebegini. Masallar anlatip, yalnizliginda kizina icini dokmeye baslamisti ki bir gun atesli bir hastalik sonucu kaybediverdi bebegini. Gunlerce gecelerce suren yasi iki yil daha cocuk yapmasina engel oldu ama sonra nurtopu gibi bir oglu oldu. Ardindan yedi yil sonra ilkinden de kocaman bir oglu daha oldu ama kizinin acisini hep icinde tasidi Adile Hanim. Hatta oldugunde arkasindan esyalarini toparladiklarinda kimsenin yerini bile bilmedigi, otuzbes yil boyunca kimsenin gormedigi bir minicik bohcada o guzel gozlu kizinin giysilerini bulduklarinda herkes hickiriklara bogulacakti. Nasil da acisini yuregine gommustu Adile Hanim.

Ogullari buyuduler, birisi okumaya gurbete gitti ve hep gurbette kaldi. Ona hep ozlem duydu Adile Hanim. Bir turlu gelmedi oglu yanina, yakinina; ama biliyordu ki oglu icin en iyisi buydu ama gel de ana yuregine anlat iste bunu. Ogullari icin hep en iyisini istedi Adile hanim tabii her anne gibi; hep onlar icin para biriktirdi. Onlari evlendirdi, ilk torunu oldu. Yine gurbette kaldi, oglu da torunu da.


Ilk kalp krizini otuz bes yasinda gecirdi Adile Hanim. Nasil kurtuldigina kimse akil erdiremedi ama kurtulmustu iste, bir damari tikaliydi ve kucuk damarlardan da birkaci daha tikaliydi. Bir cok diet verdi doktor Adile Hanima, bir sepet dolusu da ilac. Yasama sekli degisecek, artik hicbirsey icin endiselenmeyecekti.

Soylemesi kolay ama yapmasi kolay miydi bakalim. Komsunun kizinin dugunune kosturacakti daha Adile Hanim, hasta olan uzak akrabaya ziyarete gidecek, evi temizleyecek, parlatacak, okuldan gelen oglunun camasirlarini beyaz-otesi olana kadar yikayacak, sunnet olan teyzesinin ogluna altin takmaya gidecekti.

Artik iyice yaslanan anne-babasinin evine de gidip ceki-duzen vermesi gerekiyordu ki ikinci kriz de geliverdi aniden. Artik bu isin sakasi kalmamisti. Bu krizden de kurtuldu Adile Hanim ama evdekiler artik ona her an kirilmaya hazir bir Cin vazosu gibi davranmaya basladilar.

Butun ilaclara, kalbinin kirilmamasina ozen gosterilmesine ragmen iki damarin da tikanmasi sonucu bir kriz daha gecirdi Adile Hanim. Bu kez gurbetteki oglu yanina alip bir guzel balon yaptirdi Adile Hanima. Hastanede yogun bakimda yanindaki sandalyede sabahlayan oglunun karisiydi ayildiginda ilk gordugu yuz ve icinden ‘ne iyi etmis de oglum bu kizla evlenmis, gozum arkada kalmayacak artik’ diye dusundu Adile Hanim. Doktorlarin “bu kalp artik dayanmaz, en ufak bir uzuntude, heyecanda duruverir” dedigi Adile Hanimin kalbi kocasi Remzi Beyin yogun sevgisi ve ihtimamiyla onbes yil daha carpmaya devam etti.

Bir torunu daha oldu diger oglundan, iki torunu da o kadar cok ona benziyorlardi ki, Adile Hanim icten ice cok buyuk mutluluk duyuyordu onlari gordukce. Ucuncu torununun da yolda oldugunu ogrendiginde ise artik mutluluklarin doruklarindaydi. Ah bir de yanlarinda olsalardi, hasretlik olmasaydi. Yorgun kalbinin dayanacagini bilse hemen ucaga atlayacak, okyanuslari asacak, ucuncu canini gormeye gidecekti ama korkuyordu ucmaktan, kalbinin bu heyecani kaldiramamasindan.

Bir sabah uyandi, pencereden bakti. Belediyenin dikerken kendi tarafina dikmesi icin yalvarmasina ragmen sokagin karsisina diktigi ihlamur agaclarini seyretti uzun uzun. Oldum olasi severdi ihlamur kokusunu, yazin nasil da hafif hafif esen ruzgarlar getirirdi kokusunu burnuna. Yureginde hafif bir sikinti vardi sebebini anlayamadigi. Gurbetteki ogluna telefon acti, evdekilerin hepsi ile tek tek konustu. Torunu ona ‘babaanne seni cok seviyorum, sakin unutma’ dedi, ici sicacik oldu Adile Hanimin..

Ertesi sabah cok erkenden uyandi, kocasi Remzi Beyle beraber namaz kildi. Kahvalti hazirlamak istedi ama Remzi Bey, Adile Hanimin henuz dinlenmemis yuzune bakti ve solgunlugunu uykusuzluguna verip ‘hadi sen git yat ben cay demler icerim, hem zaten dunden yaptigin corekler de var’ dedi. Adile Hanim da kocasinin sozunu dinleyip gitti, yatti. Kapinin kapandigini duydugunda henuz daliyordu. Bir ara yureginde bir sikinti ile tekrar uyandi, hep korktugu anin geldigini anladi. Ellerini yuzunun altina koydu, bir ufak dua mirildandi, basucundaki buyuk torununun cerceveli resmine bakip yuzune gelen gulumseme ile derin bir uykuya daldi, bir daha hic uyanmamak uzere. Kisacik omrune uc kalp krizi, bir dolu sevgi, arkasindan aglayan onlarca insan sigdirmis olarak.

Iki gun once gurbetteki ogluna ‘senin sevdigin zetinyagli enginarlardan yaptim, keske burada olsan da yesen’ demisti. Oglunun cenazesine geldiginde onlari yiyecegini bilmeyerek..


*** Nur icinde yat annecigim..


2 yorum:

yonca dedi ki...

ama şekerim bu kadar da olmaz ki, burada herkesi ağlattın.
Bir de bana dersiniz ağlatmalı yazılar yazıyorsunuz diye..

sunrise dedi ki...

Aslinda kimseyi uzmek icin yazmadim ki.. Anisina birsey yapayim dedim, bu cikti benden de..