29 Ocak 2008 Salı

Time Capsule

Projenin adi 'zaman kapsulu' veya 'zaman tuneli' olarak turkceye cevrilebilir. Craft derslerimin birinden almistim bu ornegi ve bu kutuyla denemek istedim. Kutuyu cok begendim, cunku bir kitap gibi duruyor kapaninca.

Ham tahtadan bir kutu almak gerekiyor oncelikle.

Sonra ben kutuyu akrilik boya ile siyaha boyadim.

Uzerine antika goruntu vermek icin gumus ve altin renkleri ile sunger yardimi ile desen yaptim.

Sonra eskilerden topladigim cesitli fotograflari kullanarak kutunun birkac yerine o fotograflari dekopaj tutkali ile yapistirdim. Bazilarina eskiden gonderilmis pul goruntusu vermek icin fotograflarin kenarlarina cizgiler cektim. Buradaki fotografta gorunmeyen birkac yerde de eski pullar var zaten.

En son da boyalar ve fotograflar kuruduktan sonra kutunun ustune bir cila atarak projeyi tamamlamis oldum..

Icine de sevgili kardesimin ve kendimin yapmis oldugu kolyeleri yerlestirerek bir mucevher kutusu elde etmis oldum..

Not: Bayiliyorum mucevher kutularina, sanirim her buldugum projeden de yapmaya devam edecegim. Ama insan o kadar cok kullanacak sey buluyor ki, bana gore insan hic sikilamaz mucevher kutularindan. Tabii kullanilmis cikolata vs kutularindan da yapilabilir boyle bir proje.

27 Ocak 2008 Pazar

Mayali-Mahlepli Corek

Bizim evde cok seviliyor pogaca, corek turu seyler. Sanirim yillar once arayis icine girip de dunya kadar pogaca tarifi doldurmusum ama bunlar onlardan biri degiller. Yeni edindigim blog komsularimdan Munevver Hanima ait bu tarif. Cok az yag kullanildigi icin oldukca hafif ve lezzetli bir corek/pogaca bunlar. Aslinda tarifin orjinalinde daha cekici gorunuyor corekler, cunku sanirim hashas filan daha zarif duruyor ama benimkilerin de tadi enfesti. "Cennetten dusmus birer lezzet" diyerek yenildigini gozonune alirsaniz, ne demek istedigimi anlayacaksiniz.

Tarifin orjinali burada, ben pek bir sey degistirmedim. Sadece icini patatesli yaptim, bir de yas mayam olmadigi icin kuru maya ile yapip, hamuru geceden buzdolabinda bekletmedim(bizim evde kimsenin o kadar beklemeye sabri yok maalesef). Ben yine de benim yaptigim sekliyle yaziyorum ki arsivimde tarif bulunsun diye.

Ölçüler:
-2 1/2 - 3 Bardak un ( 240 ml.lik bardak)
-2 yumurta
-1 tatlı kaşığı instant maya (Tepeleme)
-60 gr yumuşak tereyağ
-1/2 çay bardağı zeytinyağ ( Daha da az olabilir)
-1 çay bardağı ılık süt
-1 çorba kaşığı toz şeker, tuz, biraz da mahlep ( Fazla değil, sadece kokusunu hissedecek kadar)-Üzeri için 1 yumurta sarısı ( Biraz sütle inceltilmiş)

İç Malzeme
-Haşlanmış patates (yesil mercimek de olabilir)
-1-2 kuru soğan
-Tuz, karabiber, muskat rendesi,pul biber

Yapılışı:

-Firini 175C(375F)'de isitin.

-Bir cay bardagi ilik sut ve bir tatli kasigi seker ilavesi ile mayayi karistirip, 2-3 dakika kabarmaya birakin.

-Buyukce bir kabin kenarlarina tuz, şeker, mahlep serpiştirin. Yumurta, zeytinyağ ilavesiyle yoğurun. Hamur ele yapisiyor diye un ilavesi yapmayin, yogurmaya devam edin. Kivamini alacaktir.

-Hamurun uzeri islak bir bezle ortulup ilik bir ortamda mayalanmaya birakin(bir saat kadar).

-Soğanı ince doğrayıp, çok az su ile pişirin(mideye dokunmasi engelleniyormus). Daha sonra çok az zeytinyağ ile mercimek ya da patates ekleyin, diğer malzemeler karıştırın.

-İyice kabaran hamur yine yoğurun. Küçük parçalar kopartıp, merdane ile açın. İçine icten konup istenilen şekli verin.

-Şekil verilen hamurlari, yağlanmis tepsiye dizin. Biraz da tepside bekleterek kabarmalarini saglayin.

-Üzerine sütle inceltilen yımurta sarısı sürün ve haşhaş(veya susam ya da çörekotu) serpin.

-Üzeri kızarıncaya kadar, 15-20 dk. pişirin.

-Corekler iliyinca büyükçe bir kap içinde, kağıt havlular arasında, kapağı kapatılarak servise kadar ılık halde bekletin.

Afiyet Olsun

24 Ocak 2008 Perşembe

Poached Pears - Armut Tatlisi


Bu armut tatlisini hamur tatlisi yapmamaya calistigim bir yemek davetinde yapmistim. Ingilizcede "poached" anlaminda kullanilan bu deyim, bir miktar likit icinde agir ateste pisirmek anlaminda kullaniliyor. Bu likit; et suyu, sarap veya sadece su olabiliyor. Bu yontem zaten yumusak ve cabuk dagilabilecek turdeki yiyeceklerin (meyveler, yumurta, balik veya bazi et cinsleri buna ornek olabilir) dagilmadan icine suyu ceke ceke pismelerini sagliyor. Hem de ince lezzetlerini iclerinde muhafaza etmis oluyorlar bu yontemle.
Turkce bir karsilik bulamadim, bilen varsa seve seve eklerim.
Gerekenler soyle;
6 adet sert armut(Amerikadakiler icin Bartlett, Anjou veya Bosc cinsi)
1/2 kap cok ince toz seker*
2 cubuk tarcin
1 adet portakal kabugu rendesi
2 adet karanfil
1 sise (750ml) pembe sarap
Armutlari dikkatlice soyun ama saplarini uzerinde birakin.
6 adet armutu icine rahatca alacak bir tencerenin icine sekeri, tarcin cubuklarini, portakal kabugu rendesini, karanfili ve sarabi koyun.
Ocagi cok kisik derecede acarak sekerin erimesini sagladiktan sonra armutlari ekleyin ve yine ti cok kisik ateste tencerenin kapagini kapatip 20 dakika kadar pisirin.
Eger sicak servis etmek isterseniz, armutlari likitin icinde birakin, bu arada baska bir sos hazirlayacaksaniz eger ona baslayin. Ama eger armutlari soguk servis etmek isterseniz, likitin icinden alin ve disarida soguduktan sonra buzdolabinda iyice sogumaya birakin.
Ben aslinda bu tarifte yer alan, cikolata sosunu da yaptim ama fotograflari cekmek icin elimde yeterince cikolata sosu kalmadigi icin whipped cream(krem santi olabilir) ile fotograf cektim.
Orjinaldeki cikolata sosu:
175 gr yari-tatli cikolata(semi sweet)
250 gr maskarpone peyniri
2 yemek kasigi portakal aromali likor
Cikolatayi eritin. Mikser yardimi ile peyniri ve likoru cirpin ve erimis cikolatayi da ekleyin.
Tencereden aldiginiz armutlari servis tabagina koyun, yanina cikolata sosundan bir kasik ekleyin veya varsa sikma torbasi ile sosu sikin. Ya da hicbiri yoksa herhangi bir krema ile servis yapin..
Not: Likiti harcamamak icin, baska bir tencerede 10 dakika kadar kaynatip suruplasmasini saglayin. Dondurma uzerinde veya meyve salatalarinda kullanabilirsiniz.
Afiyet Olsun..
*Cok ince tozseker(superfine sugar), normal toz sekerden biraz daha ince cekilmis bir seker turu. Genellikle pasta veya kurabiye yapiminda kullanilen bu seker turune Caster veya Castor Sugar da deniliyor. Pastacilar ince cekilmis tozsekere bir miktar da nisasta elde ederek yapiyor bu sekeri ama normal seker de kullanilabilir tabii ki. Sadece erime noktasina dikkat etmek gerekiyor, cunku tahmininiz uzere normal toz seker daha zor eriyeceginden erimesini beklerken meyveyi bozmamak gerekiyor.

22 Ocak 2008 Salı

Yesil Mercimek Corbasi

Dunyanin en guzel corbalarindan biri bana gore. O kadar cok anisi var ki bende, cocuklugum, soguk kis geceleri, mis gibi kokular, ev, yuva, anne-baba, sevgi, ask, kavrulmus nanenin evde yarattigi sicak simsicak duygular...
Annem 'sakalli corba' da der bu corbaya, kasiktan sarkan eristeler nedeniyle tabii. Ister yesil mercimek corbasi, ister sakalli deyin; icinde binbir turlu lezzet sakli bu leziz kis corbasini sofranizdan eksik etmeyin derim ben.

Aslinda olculer goz karari, cunku ben de yapilisindan biliyorum bu corbayi..

250 gr kiyma
Bir buyuk sogan, yemeklik dogranmis
1 su bardagi(belki daha fazla) yesil mercimek, onceden haslanmis
Bir su bardagi eriste
2 kasik yag
Tuz, karabiber
Kuru nane


Bir buyuk corba tenceresinde sogani bir kasik yag ile kavurup kiymayi da ekleyin, uzerine arzunuz kadar su koyup kaynamaya birakin(eger corbanizin koyu kivamda olmasini istiyorsaniz suyunu eklemeden once bir kasik da kavrulmus un eklerseniz, daha koyu kivamli bir corba elde edebilirsiniz).
Kaynayinca daha onceden haslanmis olan mercimekleri ekleyin ve ardindan da eristeleri ekleyin ve tekrar kaynamalarini saglayin.
Kaynayinca tencerenin altini kisip, bir miktar eristeler pisene kadar daha pisirin. Tuz ve karabiber ekleyin ve altini kapatin.
Kucuk bir tavada bir kasik yag ile nane kavurun, sicak corbanin uzerine gezdirin ve servis yapin.
Afiyet olsun...

20 Ocak 2008 Pazar

Karisik Sebze Salatasi

Hafta sonumuzun buyuk bir bolumu havanin pek soguk olmasi nedeniyle evde gectiginden yine yemek konusunda yararli seyler yapildi diyebilirim. Bu salata daha onceki bir yemek daveti icin yapilan salatanin tarifi ama fotografini simdi yayinliyorum. Cok ama cok guzel bir salata bu, aslinda yemek olarak bile yenebilir. Icinde hersey var cunku. Ben mayanezi yagsiz olanlarindan kullaniyorum, eger boyle bir seceneginiz varsa hic cekinmeden denemenizi tavsiye ederim..

Gerekenler Soyle;

3 kabak, kibrit copu seklinde dogranmis
3 havuç, kibrit copu seklinde dogranmis
3-4 adet közlenmiş kırmızıbiber
100 gr konserve mantar, ince dogranmis
100 gr konserve mısır
dereotu , ince kiyilmis
250 gr kornison tursu, ince dogranmis
Servis icin krakerler veya ince dilimlenmis ekmekler

Sos:
3 kaşık mayonez
3 kaşık yoğurt
1 limon suyu
1 tatlı kaşığı toz şeker
zeytinyağı
2 diş sarımsak, dovulmus
tuz
1 kaşık nane

Hazırlanisi:
Kabak ve havucu az sıvıyağda ayrı ayrı soteleyin.
Diğer malzemeleri doğrayıp sotelenmiş sebzelerle karıştırın. Salatayi bu vaziyette biraz buzdolabinda bekletmenizi tavsiye ederim.
Sos malzemelerini ayri bir kapta karıştırıp servis yapmadan hemen once salatanın üzerine dökün.
Afiyet Olsun.

17 Ocak 2008 Perşembe

Bir Guzel Lezzet

Gecen hafta sonu Philadephia'da yasayan bir dostumuzun tavsiyesi ile yeni acilan bir Turk lokantasina gittik. Bu lokanta deniz urunleri ve Akdeniz Mutfagi ile unluymus ve benim uzun zamandir kelimenin tam anlami ile aserdigim hamsi yapiyorlarmis kis mevsimi boyunca. Cumartesi gunu buyuk bir hevesle giyindik, haritadan adresi cikardik, tam kapidan cikmak uzereyken kocam 'bir arayalim da hamsi oldugundan emin olalim' dedi. Aman Tanrim yokmus!
Aglayacaktim...
Restoranin sahibi Riza Bey bizim iki saatlik mesafeden gelecegimizi duyunca, bizi tekrar arayip biz gelene kadar hamsi getirtebilecegini soylediginde kulaklarimiza inanamadik. Ayni neseyle hemen yola koyulduk.
Gittigimize bin kere degdi. O kadar guler yuzlu, o kadar neseli bir insan ki Riza Bey, bize epeydir unuttugumuz guleryuzlu Turk misafirperverligini yeniden yasatti. Daha onceki gittigimiz Turk lokantalari ile karsilastirdigimda o kadar farkli ki burasi. Bir kere yemekler cok ama cok lezzetli. Kendi evinizde yaptiklariniz gibi saglikli ve temiz kokuyor hersey. Etler kaskati olmamis, hersey ozenerek, soslara batirilarak bekletilmis ve hersey ozune uygun.
Riza Bey aslinda bir diyetisyen oldugu icin butun yemekleri sagliga uygun sekilde pisirmek istiyormus. Genellikle organik sebzeler kullanip, kizartmadan mumkun oldugunca uzak duruyormus. Mutfakta da kendinden baska karisi ve kayinvalidesi calisiyor. Kendisi de ayni zamanda kiziyla birlikte servis yapiyor.



Kendisi de Karadenizli oldugu icin hamsiyi en guzel sekliyle pisirmisler ve de yaninda artik tadini bile hatirlamadigim taze rokalari da unutmamislar.
Geldiginde fotograf cekmeme kalmadan hemen didiklenen meze tabagi ise inanilmaz lezzetliydi. Hersey zeytinyagi ile yapilmis ve harika bir sunum icinde gozlerimize ve midemize hitap ettiler.
Tabii sadece deniz urunleri yok bu restoranda, corbalardan, mezelere, koftelerden , sis kebaplara kadar hersey var. Hatta ailemizin minik uyesi kofteleri birer ikiser mideye indirirken bizi bile sasirtti. O kadar lezzetliydi yani hersey..
Eger yolunuz duserse; bu guleryuzlu aile ile tanismanizi , harika lezzetteki Turk yemeklerinden tatmanizi ve unuttuysaniz eger sicak bir Turk konukseverligi yasamanizi kesinlikle tavsiye ederim..
Mediterranean Turkish Cuisine - Fish&Grill
9825 Bustleton Ave
Philadephia, PA 19115
Phone: 215-677 2224/ 215- 677 4346

16 Ocak 2008 Çarşamba

Damla Cikolatali-Lorlu Kurabiyeler

Mademki komsu tariflerden denediklerimden gidiyoruz, simdi de sira Dilekce'den bir tarifte sira. Lorlu-Damla Cikolatali Kurabiyeler.

Gordugum anda aklimdan cikaramadigim bir kurabiye oldular bunlar ama deneyince sekillerini Dilek kadar iyi tutturamadim. Sanirim nedeni de lor peynirim olmadigi icin ricotto kullanmis olmam ve tabii buradaki ricotto ile un oraninin iyi ortusmemesi sonucu kurabiyenin hamurunun bir turlu tutmamasi ve tarifte fazla un eklemem gerektigi soylendigi icin bircok ugras sonucu yine un eklemek zorunda kalmam oldu.

Tadi bir harikaydi ama yine de, icinde cok fazla yag olmadigi ve olanlar da zeytinyagi oldugu icin yerken kimseyi sucluluk duygusuna kaptirmayacak, gunlerce saklandigi halde tazeliginden bir sey kaybetmeyen bu kurabiyeleri kesinlikle denemenizi oneririm.

Tarifin orjinali burada ama ben yine de kisa kisa tarifi asagiya yazacagim..
Guzel tarif icin taaa uzaklardaki Dilege cok tesekkurler...

500gr lor (yoksa süzülmüs ricotta kullanabilirsiniz)
2 su bardagi tozseker
3 yumurta
1/2 cay bardagi zeytinyagi
1 paket kabartma tozu
2 bardak un
1 avuc damla cikolatasi

Lor ve seker iyice birbirine yedirilerek yogrulur. Yumurtalar eklenir devamli yogrulur.
Diger malzemeler de eklenip yogrulmaya devam edilir(ben cikolatalari en son ekledim, ezilmelerini onlemek icin).
Istenilen kivamda bir hamur elde dilince bu hamur buzdolabinda dinlendirilir.
Avuc icinde yuvarlayarak sekil verilir.
180C°(375F)de onceden istilimis firinda 20 dakika pisirilir.

Not: Hamurunuz yumusak olacak, elenize buzdolabina kaldirmadan önce yapismasi normal, sonra sekil verirken de yapisabiliyor. Ilave un koymak yerine elinizi islatarak avuc icinde sekillendirmeye calisin.

15 Ocak 2008 Salı

Buche de Noel*

* Yilbasi Kutuk Pastasi




Yilbasi gecesi icin yaptigim pastanin fotografini cok gec olmadan koyayim istedim. Aslinda yazmak istedigim baska bir konu vardi ama fazlaca gec olmadan yilbasi defterini kapatmak lazim diye dusundum.

Tarifi her zamanki gibi beni pasta yapmaya tesvik eden, cok yetenekli olduguna inandigim Zinnur'dan aldim ama benimki tabii onunkilerin yaninda "acemi isi" olarak bile nitelenemez tabii. Aslinda kendisine referans vererek sanki hakaret etmisim gibi geliyor ama yine de emege saygi duyarak vermem gerektigini biliyorum. Neyse, gorunusu onunkiler kadar guzel olmasa da tadi oldukca guzel, degisik bir pasta oldu. Tabii ben uzeri icin mantar filan yapacak kadar sabirli olmadigim icin pastanin ici icin hazirladigim sanfistikli krokanlarin artanlarindan ve cranberry'lerden olusan bir susleme yaptim.

Pastanin dolgu kremasi da Zinnur'un dedigi gibi cikolata eriterek ve biraz da krem peynir ve krema koyarak elde ettigim bir krema oldu. Fakat nedense benim istedigimden daha akiskan bir krema elde ettim. Bir dahaki sefere daha dikkatli olacagim.

Telas icinde baska yemekler yaparken pasta yapmamak gerektigini bir kez daha anladim. Pasta icin baslibasina bir zaman ayirmak gerekiyor. Kolay gorunuyorlar ama mutlaka ozenle yapmak gerekiyor. Pastacilik gercekten cok ayri bir maharet demek, bu kadar guzelini yapanlara bir kez daha saygi duyuyorum..

Pastanin orjinal tarifi burada, benimki de tamamen aynisidir. Her zamanki gibi pandispanya inanilmaz guzel oldu.

13 Ocak 2008 Pazar

Beef Brisket


Bu dana brisketi birkac yerde yiyip cok begenmistim ama buyuk parca etlere karsi hep bir 'piser mi pismez mi' korkum oldugundan, bir turlu kendim deneyememistim.
En sonunda su Slow Cooker sayesinde bir deneyeyim dedim ve o gunden beri de en favori davet yemeklerimizden biri olarak yerini aldi bas kosede.
Cunku o kocaman eti icine koyup saatlerce yavas yavas pisirip, sonra servis yaparken catalla parca parca ayrildiklarini gormek bile yeterince agzini sulandiriyor insanin.
Beef brisket eti, ozel olarak kesilmis bir et ama sanirim Turkiye'de de kasaplar bu isi cok iyi halledebilir. Dananin gogus kismindan elde ediliyor, ilk bes kaburga kemiginin arkasinda kalan kemiksiz et parcasi. Kesinlikle agir pisirilmesi gerekiyor cunku bu agir pisirme esnasinda kaslar arasindaki kolajeni ortaya cikarip istenen yumusakliga ulasmasi hedefleniyor. Uc kisminda bir miktar yagli kisim oldugu icin bu da yemegin kendi yagini olusturuyor ve ekstra hic bir yag takviyesine gerek kalmadan yumusak bir et elde ediliyor.
Ben bu tarifi bir gittigimde kitapcidaki yemek kitaplarinin birinden almis, defterime not etmistim. Bunu kullaniyorum ama sanirim sarap yerine sadece sicak su konarak, slow cooker yerine de buyukce bir kapta yavas yavas pisirilerek de elde edilebilir ayni sonuc.
Gerekenler soyle;
2 pound (1 kg) beef brisket
1/2 kap kirmizi sarap
1/2 kap balsamik sirke
1/2 kap worcestershire sosu
Bir buyuk kuru sogan, ince kup dogranmis
tuz, karabiber
Slow cooker'in en altina soganlari yerlestirip, sivi malzemeler dokulup, karistiriliyor. Tuz ve karabiber konulduktan sonra en uste et yerlestirilip 8 saat en dusuk ayarda pisiriliyor.
Pisirme esnasinda kapagi kesinlikle acmamak gerekiyor, isi kaybini onlemek icin.
Pistikten sonra etin fazla yagli kisimlari atilip, servis tabagina aliniyor ve catal yardimi ile didikleniyor.
Cok kucuk parcalar halinde didiklemeye gerek yok, bir-iki parmak kalinligindaki parcalar da lezzet katiyor.
Yaninda sote patates, pilav ile servis yapabilirsiniz.
Afiyet Olsun.
Not: Bana bu slow cooker' u Turkiyede ve Amerika 'da nerede bulabilecegini soranlara bulabildigim birkac adresi vermek istedim. Tabii benim yaklasik 8 yildir Turkiyede yasamadigimi dusunerek sizin daha iyi adresler bulabileceginizi biliyorum ama ben yine de kendiminkini buradan gostereyim dedim. Tabii benimki bir de kirmizi(nedense herseyin kirmizisi bana daha hos gorunuyor).Bu da Turkiyede guvenebileceginiz bir marka ama ben hic deneyen biriyle konusmadim dogrusu. Bizim evde bir tane vardi ben cocukken ama babam onu yurtdisindan getirmisti. Umarim yardimci olabilmisimdir.

10 Ocak 2008 Perşembe

Icli Patates Koftesi

Bu kofteler hayatimizda en cok sakasini yaptigimiz yemek oldular bizim icin. Cunku biz cocukken bu koftelere bayilirdik ama annecigim, calisan bir kadin olmasi dolayisiyla bu oyalayici kofteyi cok sik yapamazdi. Yalnizca hatirli misafirler geldigi zaman yapardi ama bize az sayida dustugunden(ya da misafir cok geldiginden) hep hasret yasardik. Yalvarirdik anneme yapmasi icin ama zavalli kadin o kadar bolunmustu ki binbir hayat arasinda, bizim bu asiri israrimiz karsisinda zahmetli -simdi zahmetini anladigim- kofte icin hep kotu hissederdi kendini.

Keske simdi yanyana olsak da ben ona binlerce yapsam bu kofteden ve kendini kotu hissettigi zamanlari telafi edebilsem...Tabii sonra biz buyudukce cok sakasini yaptik bu koftelerin ama yine de hep degisik bir yeri oldu bizim icin.

Azicik ic burkucu bir hikayesi olmasina ragmen bu enfes koftenin tarifini paylasmak istedim.

Yemek gurusu olan misafirlerimden birinin 'aman tanrim ne kadar harika bir sey bu, icinde hem kofte hem de patates var' diyerek inceleye inceleye bir bir mideye indirdigi koftenin tarifi Leman Cilizoglu'nun Turk Mutfagindan Secmeler kitabindan...

Gerekenler Soyle;
5-6 adet patates, haslanmis, pure haline getirilmis
1 adet yumurta
Azicik rendelenmis muskat(annemin butun sirri buydu iste)
2 corba kasigi un

Ici icin;
250 gr kiyma(yagli olmasin)
1 adet orta boy sogan, rendelenmis
maydanoz, ince kiyilmis

Kizartmak icin siviyag
Tuz, karabiber
Kiyma ve sogani bir tavaya koyup (mumkunse yagsiz sekilde) orta ateste kiyma suyunu cekene kadar kavurun.
Atesten alip icine maydanozu, tuzu, karabiberi koyup karistirin ve sogumaya birakin.

Patatesi icine tuz, karabiber ve muskati koyarak yogurun(Leman Cilizoglu bu asamada patateslerin icine 2 yumurta konulmasini soyluyor ama ben yumurtadan kacinmak icin koymuyorum, hic bir sorun olmuyor).

Elinizi hafifce yaglayarak hamurdan yarim limon buyuklugunde parcalar alip yassiltarak oval sekil veriniz.

Patates toplarinin icini yagli elinizle oyarak icine kiymali icten doldurup agizlarini kapatin.
Unlanmis bir tepsiye dizin butun patates koftelerini.
Hepsi bitince bir buyuk tavaya kizartma yagini koyup, kizdirin.
1 yumurtayi cirpin ve patatesleri once una(aslinda unlu tepside olduklari icin tekrar bulamaniza gerek kalmiyor), sonra da yumurtaya bulayip, kizgin yagda kizartin.
Kizartirken dagilmamasi icin fazla yagda tutmayin. Ayrica dikkatli ter-yuz edin.
Kizaran kofteleri bir kagidin uzerine alin ve daha sonra servis tabagina aktarip sicak servis yapin.

Not: Ben bir kere yagli kiymayla yaptim bu kofteleri, cok feci dagildiar kizartirken. Sakin ola ki yagli kiyma kullanmayin.

9 Ocak 2008 Çarşamba

Acem Pilavi

Fotografa bakip; aldanmayin sakin. Bu pilavi tabaga dokup, ustunden dumanlar tuterken masada beni ac kurtlar gibi bekleyen bir gruba gotururken alelacele cektim ama bu pilav harika bir pilav ve cok soylu bir gecmisi var. Osmanli mutfagina ait bu pilavi, birkac yil once degisik pilavlar yapma arayisim icinde bir yerlerde bulmustum. O gundur de pek degerli misafirlerim icin yapiyorum ve her seferinde de bircok ovgu aliyorum. Baharatlar ve et cok lezzetli bulunuyor ve pilava cok yakistiklari soyleniyor. Siz kuzu eti ile denemek isteyebilirsiniz, benim icin hemen hemen imkansiz oldugundan ben dana eti ile yapiyorum ama yine de yerlere goklere sigmiyor bu pilav.

Gerekenler Soyle:

2 su bardağı pirinç
1/2 kg kuşbaşı et, minik dogranmis
3 su bardağı et suyu ya da sade su
2 orta boy soğan
3 yemek kaşığı tereyağı
4 yemek kaşığı çamfıstığı
4 yemek kaşığı kuş üzümü
1 tatli kasiğı kakule
1 tatlı kaşığı tarçın
1/2 tatlı kaşığı öğütülmüş karanfil
tuz

Pirinci sicak suda dort dakika bekletin, sonra suyunu süzün.

Kuş üzümlerinin saplarını temizleyin. Kabarmalari için yarım saat ılık suda bekletin.

Kakulelerin kabuklarını ayıklayıp tohumlarını havanda dövün(ben kakule eklemedim)

Soğanları ufak ufak yemeklik doğrayın. Geniş bir tencerede yağı eritin ve etleri kavurmaya başlayın. Et, suyunu salıp tekrar çekince soğanları ekleyin, hafif tuzlayın ve soğanlar pembeleşinceye kadar kavurun. Tencereye bir bardak sıcak su ekleyin. Etler ve soğanlar iyice yumuşayıncaya kadar, arada bir suyunu kontrol ederek kısık ateşte yaklaşık 1 saat pişirin.

Etler pişince varsa fazla suyunu süzün(ama mumkun oldugunca suyunu iyi ayarlayin ki su hic suzulmesin. Butun lezzeti pilava gececektir cunku)tum baharatlari ve kuş üzümü ile çamfıstığını da ekleyin, etlerle iyice karıştırın.

Yıkanmış pirinçleri etlerin üstüne dökün ve hiç karıştırmayın, et ve pirinç ayrı tabakalar halinde kalsın.

3 su bardağı kaynamis suyu biraz tuzla tencereye dökün.

Tencerenin kapağını kapatın ve önce orta sonra kısık ateşte, pirinçler suyunu çekinceye kadar 10-15 dakika pişirin.

Pilavı ateşten alın, tencerenin ağzına kagit havlu örtün, kapağını kapatın ve 20 dakika kadar dinlenmeye birakin.

Sonra büyük bir servis tabağını tencerenin üstüne kapatın, tencereyi ters çevirin ve Acem Pilavı'nı üstündeki etlerle birlikte servis edin.

7 Ocak 2008 Pazartesi

Zeytinyagli Enginar

Itiraf ediyorum ben kucukken sebze yemeyen biriydim. Pirasa, kereviz, enginar 'kesinlikle yenmeyecekler' listesindeydi. Ispanak, karnibahar, lahana, havuc 'belki yenebilirler' listesindeydi. Annem ve babamin bana bir suru vaat karsiligi sebze yedirdigi gunleri hatirladikca su yukarida resmini gordugunuz enginari benim yaptigim ve hatta en az ayda bir kez yaptigim ve hatta eger koskoca Amerika'da soyulmus enginar yatagi bulamazsam kendimi yiyip bitirdigime inanmak oldukca guc, ama dogru.

Maalesef marketlerde taze enginar bulabiliyoruz ama benim istedigim bu enginar yataklarini bulmak cok zor. Bizim Turk marketlerden veya uluslararasi marketlerde bulabilirsem aliyorum bolca ve stokluyorum. Boyle bir davet filan soz konusu oldugunda da hemen ikram ediyorum.

Onceleri enginarin icindekileri pisiriyordum ama bir sure once annem herseyi cig olarak tencereye koydugunu ve hep beraber pismelerini sagladigini soyleyince artik ben de boyle pisiriyorum. Deneyin, bayilacaksiniz.

Gerekenler:

En az 6 adet enginar yatagi, konserve de olabilir (hatta 2 kutu, yaptiginiza degsin degil mi ama?)
Varsa konserve bezelye ve havuc karisimi

Bir buyuk kuru sogan, kup dogranmis

Bir buyuk patates, soyulmus, kup dogranmis

Sizma Zeytinyagi

tuz, karabiber

taze dereotu, ince kiyilmis

Buyuk bir tencereye zeytinyagini koyun ve uzerine bezelye konservesini, sogani, patatesi koyup karistirin. Uzerlerine enginarlari ters cevirerek yerlestirin. Sicak su dokup, tuz ve karabiber ekleyin. Tencerenin kapagini kapatmadan once yemegin uzerini aluminyum folyo ile kaplayin ki enginarlar piserken kararmasin. Kisik ateste pisirmeye baslayin.

Yarim saat sonra bir catalla pisip psimediklerini deneyin. Pisince uzerlerine taze dogranmis dereotunu serpistirin ve servis yapin.

6 Ocak 2008 Pazar

Iki Beden - Dort Yurek


Aslinda bir tarif yazacaktim ama harika bir sey oldu ve onu buraya yazmadan gecemedim.


Yilbasi gecesi bekledigim 'ilginc bir davetli' toplulugunu olusturacak benim icin en ilginc kisi olan bir rahibe, hava sartlarindan dolayi gelemedi. Ama onun yerine daha ilginc bir sey oldu ve Ithaca'daki arkadaslarimiz Alev ve Demir son anda arayip gelmek istediklerini soylediler.

Biz o kadar cok yalnizliga alismisiz ki, bir anda sevincten ne yapacagimizi sasirdik. Hele ki Alev'in hamileligin son ayinda bize yapacagi ziyaret bizi daha da heyecanlandirdi. Boylelikle yilbasi gecemiz de harika bir sekilde, nese icinde ve sevgiyle cercevelenmis sekilde gecti.

Onu takip eden birkac gun de bizde kalan Alev ve Demir(ya da benim minik oglumun agzindan Ales ve Demis) sayesinde yeniden gece yarilarina kadar sohbet etme firsati bulduk, caylar ictik, gulduk, eglendik, gezdik ve bol bol yemek yedik.

Tabii bunlarin hepsinden daha da guzeli, onlar dondukten sonra Demir'in bizim icin yazmis oldugu sonet oldu.


Kendisi genc yasina ragmen oldukca basarili ve yetenekli bir yazar. O kadar duygulu ve o kadar guzel seyler yaziyor k; onun yazdiklarini okurken hep agzim acik kaliyor. Ama bu yazdigi sadece bizim icin yani benim ailem icin yazilmis. Ilk defa hayatimda biri bizim -hatta benim- icin bir sanat eseri yaziyor. Hem de ne yazmak!


Insanin ne diyecegini bilemedigi durumlar vardir ya, hani nasil tesekkur etsem de bu durumdan ne kadar mutlu oldugumu soylesem' der durursunuz ama bu buyukluk karsisinda ne duygularinizi ifade edecek kelimeler bulabilirsiniz, ne de buldugunuz kelimeler Demir'inki gibi size hizmet etmek icin uysal davranabilirler. O yuzden susup, gozlerinizi kurulayip 'minnettarim' demekle yetinirsiniz.


Bu guzel iki insani tanidigimiz ve sadece 3 saat uzaklarinda yasadigimiz icin kendimizi cok sansli hissediyoruz. Bebeklerini kucaklarina alacaklari gunu de sabirsizlikla bekliyoruz, e tabi biz burada tum ailelerimizden uzak, birbirimize aile oluyoruz. Bize bu sansi verdikleri icin kendilerine tesekkur ediyorum.


Tabii siz de okuyun bu saheseri, okuyun da ne demek istedigimi anlayin...

4 Ocak 2008 Cuma

Ilik mantarli Asya Salatasi

Salatanin orjinal adi, 'warm roasted mushroom and feta salad' ama Turkceye cevirince cok anlamsiz bir isim alacak diye yazamadim ama orjinal ismi aslinda icindekileri daha iyi anlamaya yardim ediyor.

Turkiyede, tarifteki mantarlari ve yesillikleri bulabilirmisiniz bilmiyorum ama sanirim bulabildiklerinizle de guzel olur; cunku cok hos ve inanilmaz lezzetli bu salatada asil olan ilik mantarlar ve onlarin sulari ile degisik bir lezzet yaratmak. Bu salataya en yesillik sevmeyen insanin geri duracagini sanmiyorum.

Gerekenler soyle;

4 kap veya su bardagi mantar(cremini, shiitake veya oyster turu)-ben cremini kullandim
1/2 kirmizi kuru sogan, ince dogranmis
4 kap baby Asian Greens (mizuna,tatsoi, curly endive gibi),(bulamazsaniz cesitli yesillikler de olur, marul vs gibi yani)
1/3 kap beyaz peynir kiriklari
1/3 kap kavrulmus pekan (cevizici veya dolmalik fistik da olabilir)- ben cevizici kullandim
2 yemek kasigi sizma zeytinyagi
1 yemek kasigi taze sikilmis limon suyu
1 tatli kasigi Dijon veya Horseradish hardali
Tuz-Taze cekilmis karabiber

Firininizi 150C(350 F) a ayarlayin.

Firin tepsisini bir kagitla iyice kaplayin. Mantarlari bu kagidin ustunde firinda 15-20 dakika kadar pisirin.

Yavasca tepsiyi firindan alip, mantarlarin suyunu bir kaba bosaltin.

Mantarlari ince ince dograyip soganlarla karistirin.

Yikanmis yesillikleri buyukce bir salata kasesine koyup, uzerlerine soganli mantarli karisimi dokup karistirin.

Peyniri ve cevizi de serpistirin.

Mantarlarin suyunu koydugunuz kaba, yagi, hardali ve limon suyunu da ekleyip karistirin. Salatanin uzerine bu sosu gezdirip, taze cekilmis karabiber ekleyin ve mantarlar sogumadan servis yapin.