29 Kasım 2007 Perşembe

Chocolate Dipping-II

Bu kirazli olanlar bence en zahmetlilerinden biri. Cunku kirazlarin saplarini kaybetmemek en onemli hedef. Onlar da o kadar ince ve kirilganlar ki, yapilacak birkac tane batirilma islemi sirasinda cok dikkatli olmak gerekiyor. Kirazlar once eritilmis fondant'a batiriliyor, sogumalari bekleniyor. Altlarindan sizdiriyorlar ki bunu kapatmak icin en alt kisma sadece ince bir tabaka cikolata surulup yine sogumalari bekleniyor. Sonra soguyunca dikkatlice yapisan kagittan kaldirilip bu kez cikolata canagina batiriliyor ki bu asamada agirlastiklari icin kopma olasiliklari artiyor ama dikkatlice alinip hemen tepsiye diziliyorlar. Tabii bunu hic elleyemedim, cesaret bile edemem dogrusu, hele ki ilk seferde ama tepsiden yavasca alinma islemini yaptim ve bir de saplari dik tutmakla ilgilendim. Bu bile bence sabir isteyen bir isti ki Susan'dan hic ses cikmadi ben bunlari yaparken.

Bu dunyanin en tatli buyukannesi ise 97 yasinda ve o da yapmak istedigi icin Susan ona tuzlu cubuklari verdi batirsin diye. O da bir minik cocuk gibi sevincle bu islemi basardi ama her yeri cikolata oldu. Agzi gozu de cikolata icindeydi ki, o kadar uyariya ragmen yaparken asirdiginin bir gostergesi oldu butun bunlar. Kendisi Susan'in annesi ve 97 yasinda olmasina ragmen kulaklari bir fisiltiyi bile duyabiliyor, en ince yazilari bile okuyabiliyor, kafasi hic karisik degil, herseyi cok guzel tahlil ediyor ve beni daha once gordugu davetten hatirlayabiliyor ustelik de aksanim olmasina ragmen her dedigimi gayet guzel anlayip benimle uzun uzun sohbet edebiliyor ve tabii kanitlandigi uzere cikolata da yapabiliyor. Ne diyeyim, darisi hepimizin basina...



Yaptiklarim cok begenilince daha cok batirma islemi verildi ve uc cikolaticidan biri olabildim. Hatta bu isin kralicesi olarak anilan kisi kendine rakip olarak beni gorup, bunun uzerine epeyce saka yapilmasina sebep oldu.

Benim de azmim ve zarif calismam sayesinde gruba sartli olarak dahil olabilecegim soylendi. Sart ise toplantilara mutlaka katilmam gerektigi. Tabii katilirim seve seve ama bir sorun var, o evi bulabilmem imkansiz su sartlarda. Bizi tanistiran kisinin evine gittim sabahtan, o beni aldi goturdu o eve. Benim onun evine gitmem baslibasina bir macera idi zaten. Kirk dakika suren yaklasik elli tane yol degistirerek gidilen bir yerde oturuyorlar(ya da biz boyle bir yerde oturuyoruz). Kaldi ki onun evinden sonra rallileri aratmayacak sekilde yollardan gecip yine kirk dakika kadar yol aldiktan sonra cikolata yapilan eve ulasmistik. Ben nasil gelirim tek basima buralara? Neyse bakalim gelecek sene yine belki beraber olmak uzere geliriz cikolata yapimina dedik ve simdilik bu defteri kapattik.

Pek cok cikolata fotografi cektim, o yuzden iki post halinde yayinladim bazilarini ama benim gibi sizin de cikolata ruyalari gormemeniz icin bu kadar yeter diyorum.

Aksam eve geldigimde basim cok agriyordu, sanirim hic durmadan calismaktan su icmeye firsat bulamadigimdan susuz kalmis bunyem. Ama o kadar mutlu ve burnumda cikolata kokulari ile yataga girdim ki, boyle guzel bir deneyim yasadigim icin kendimi cok sansli hissettim dogrusu. Umarim devamini getirebilirim...

Chocolate Dipping-I

Bir davette tanistigimiz ve birkac kez daha karsilasip sohbet etme firsatini buldugumuz Susan bana bir gun cikolata yapmakta onlara katilip katilmayacagimi sormustu. Cok sevinecegimi soylemistim ama aradan epey zaman gecince 'herhalde unuttu' diye dusunmeye baslamistim ki gecen gun aradilar. Sanirim yine yaklasan Christmas hazirliklari ile beraber yapiliyormus ve sonradan ogrendigime gore de mevsimin de cok uygun olmasi gerekiyormus cikolata yapmaya. Ne cok soguk, ne de cok sicak olacakmis. Nem olmayacakmis.

Tabii ben isin bu kadar ciddi oldugunu nerden bileyim, ben bizim evde yaptigimiz gibi birkac kutu cikolata eritilecek, onlari birseylere batiracagiz sanmistim.

Meger bu insanlar bir grupmus. Yaklasik onbes yildir bir araya gelip cikolata yaparlarmis. Ilmini almislar, okumuslar, kurslara gitmisler, hepsi akademisyen bir grup tatli mi tali insan ve akil almayacak kadar genislikte cikolata yapim malzemelerine sahipler.

Ev cok buyuk sayilmasa da sanirim bu yillarin gelenegi icin yerler acilmis, yaklasik yuze yakin tepsi hazirlanmis, 4 ayri kapta cikolata eritiliyor, tepsileri dizmek icin asagida resmini gordugunuz duzenek kurulmus, cikolata kaplari icin havlulardan yuvalar yapilmis ki siz calisirken sogumasinlar diye. Eller yikaniyor, saclar kapaniyor, onlukler takiliyor, herkesin onunde birer tane timer var, cikolata ile ilk deneme yapilip eger istenilen kivama ulasirsa calismaya baslaniyor. Ev sahibi olan kisi onceden dekanlik yapmis oldukca otoriter biri ve bu ise senelerini vermis. O kadar ciddi ki, bu isi profesyonellik adina yaptigini sandim ama sadece zevk icinmis ama bir kez yapmaya baslayinca da dogrusunu yapmak gerekir diye dusundugu icin asla ama asla hataya izin vermiyor. Toplam alti kisiydik ama evsahibi Susan hepimizin uzerinde birer sahin gibi geziniyordu, kiminin katilasan cikolatasini yeniden kivama ulastiriyor, kimine ic malzemesi yapiyor, kimin hangi tepsiyi kullanmasi gerektigini soyluyor, hangi cikolatanin ustune hangi malzemenin dokulmesi gerektigini soyluyor, aletleri veriyor, herkesi organize ediyordu. Onun bu tavri olmasa bu kadar mukemmel sonuclar alinacagini sanmiyorum dogrusu.
Tam 100 lbs (yaklasik 45 kg) cikolata kullanmislar ve inanilmaz miktarlarda cikolata yapilmis bugune kadar(birkac defa toplanmislar). Tabii ic malzemelerinin en kadar oldugunu bilmiyorum. Cikolata eritiliyor ve cam kaplarda batirilmak icin kullanima aciliyorlar. Ic icin de o kadar cok cesit yapilmis ki hangi birini anlatsam bilemedim. Hindistan cevizi iceren bir cesit, ayni malzemenin icine pekmez konularak yapilan bir baskasi, portakallilar, badem ezmeleri, fondantlar, findiklar, cashew, bordeux, marshmallow, kayisi, zencefil, tabii yilbasi icin ozel uretilen cubuk seklindeki sekerler... Hepsi batirilmak icin kullanilmis ve resimlerde gordugunuz bu muhtesem cikolatalar cikmis ortaya.

Pennsylvenia'nin en iyi cikolata ureticisinden aliniyormus bu cikolata ve bu yapilan islemlerle kendilerinin en iyi cikolatayi urettiklerini soyluyorlar ki bendeniz bir cikolata uzmani olarak az bile soylediklerini dusunuyorum. Bence Amerikanin en iyi cikolatalari bunlar. Cunku o kadar ince calisiliyor ki anlatamam. Butun malzemeler evde uretiliyor ve hersey organik.

Cikolatalarin uygun sicakligini olcebilmek icin infrarujlu termometre bile almis Susan, ki bunun simdiye kadar aldigi en iyi sonuc oldugunu soyledi. Bitter cikolata icin 86-88 F derece istenilen sicaklikmis. Bunu olcuyor bize ulastirmadan once cikolatayi ve tabii bunu elde edebilmek icin elinde canagi sikica tutmaktan tutun da biraz soguk cikolata eklemek veya isitmak gibi cesitli yontemler deniyor.
Ayrica cikolatanin alti tane kristal hali oldugunu ve bizim bunlardan sadece birini bulmamiz ve onu kullanmamiz gerektigini anlatti bana. Digerlerinden birine ulasirsan cikolatanin nasil da bozulacaginin orneklerini gosterdi birkac tane de. Anladim ne demek istedigini, o yuzden mutlaka uygun sicaklik ve kivam sartmis.

Ayrica cikolatalari batirdiktan sonra da uzerinde kabarciklar kalmamasi gerekiyor, sonra tepsiye dizilen cikolatalarin alt kisimlarinda fazlaca cikolata birikmemesi gerekiyormus. Buna 'ayak' deniyormus ve acemiligi gosteriyormus. Bazi cikolatalar bekledikce icindeki malzeme disari dogru akiyor, buna da hemen yama yapmak gerekiyor. Ama milimetrik ucu olan tiga benzeyen bir aletle tabii. Yoksa iz birakiliyor veya damliyor.
Cikotalar catala benzeyen iki, uc veya dort parmakli minik aletlerle batirilip aliniyor. Tabii benim hemen bu isi yapmama izin verilmedi. Once iyice izlemem soylendi, izledim izledim. Sonra yapilan cikolatalarin uzerine hindistancevizi veya badem dokebilme seviyesine terfi ettim. Sonra tepsileri getirdim, goturdum, uzerlerine parsomen kagidi serme gibi isler yaptim. Birkac saatlik cirakliktan sonra ilk cikolata batirma islemime gecebildim.
Bunlar da benim yaptiklarim.

27 Kasım 2007 Salı

Suzgece Bastirilmis Kalburabastilar

Kalburabasti yapacagimi soyledigimde kocam biraz korktu, yeni bir sey deneyecegim, ya basarisiz olursam diye ama bana da pek bir sey belli edemedi. Malum deliler gibi yemek yapan bir kadinin yaptigi yemeklere itiraz edenin sonunun ne olacagi belli, onca misafire pizza ismarlamak da var. Onun icin caresiz 'e nasilsa tiramisu da var' demekle yetindi ama sonuc karsisinda agzi iki karis acik kaldi. Ertesi sabah kahvaltisinda geceden kalan tum kalburabastilari mideye indirmekle mesguldu.

Benimkilerin sekilleri pek kalbura basilmis gibi durmadi, cunku fazla bastirinca kalburun deliklerinden disari cikti hamur. O yuzden fazla bastiramadim ama anlayanlar anladi uzerinde minik karecikler oldugunu. Tadi tamamen yuz uzerinden yuzluktu.
Aslinda pek cok kisinin bildigi ve yapageldigi bir tarif olsa gerek ama el altinda bulunsun iste tarif.
Gerekenler:
Hamur Icin:
250 gr (2 sticks) margarin, oda sicakliginda yumusatilmis
3 su bardağı(kap) un
1 veya 2 kaşık yoğurt (ben 2 kullandim)
2 yemek kaşığı sıvıyağ
1 yumurta
1 tatli kasigi kabartma tozu
Ic malzemesi:
1 su bardağı(kap) ceviz içi, dövülmüş
Serbet Icin:
2,5 su bardağı(kap) toz şeker
2,5 su bardağı (kap)su
1/4 limon suyu
Serbetin hazırlanması:
2,5 su bardağı suyu ve 2,5 su bardağı sekeri tencereye alın, altini cok az acarak karistirarak sekerin erimesini saglayin. Tamamen eridikten sonra altini acarak bu kes hic karistirmadan kaynatin. Kaynamaya başladıktan sonra normal sicaklikta 10 dakika kadar tutun ve sonra 1/4 limon suyunu ekleyin, yine kesinlikle karistirmayin. Bir taşım daha kaynadiktan sonra ocaktan alin ve soğumaya bırakın. Bu usulle kesinlikle sekerlenmeyen bir serbetiniz olacak. Baklava deneyimlerinden biliyorum.
Hamurun hazırlanması:
Margarin ile unu birbirine karistirin. Bu karışıma sırayla yoğurdu, sıvıyagi,yumurtayi ve kabartma tozu ekleyerek normal yumusaklikta bir hamur yapın. Bu hamurun uzerini nemli bir bezle örterek 10 dakika dinlendirin.
Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alın, bu parçaları bir kevgirin üzerinde elinizle bastırarak avcunuzun ortası kadar açın. Hamurun içine 1 tatlı kasıgı ceviz koyun ve her iki ucunu birbirinin üzerine getirin.
Kalburabastıları katlanan kısmı altta kalacak şekilde fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. 180C'(375F) de 10-15 dakika pişirin. Sonra ısıyı 200C(400 F)'ye getirip üzerinin kızarmasını bekleyin. Uzerleri kızarınca fırından çıkarın. Sıcak tatlıların uzerine sogumus serbeti dokun.
Bu olculerden yaklasik olarak 30-40 adet tatli cikiyor.

25 Kasım 2007 Pazar

Bir Baska Davet

Gecen gun on kisilik bir misafir grubunu agirlayacagimizi soylemistim. Listeyi toparlayip da buraya yazmam zaman aldi. Bu listelerin soyle bir faydasi var bana, daha onceki cagirdigim kisileri bir kez daha agirlayacagim zaman ayni yemekleri yapmamak icin buradaki listelerden yararlaniyorum. Boylece her seferinde herkese de degisik yemekler yapmis oluyorum, hic karistirmadan.
Hindi yapayim dedim ama sevgilim adamlarin iki gun sonra evlerinde sisene kadar hindi yiyeceklerini ve hatta bunu takip eden bes gunde de hindiye feci halde doyacaklarini, o yuzden degisik bir seyler yapmamizin daha uygun olduunu soyledi. Ben de boynum kildan ince, dinledim tabii onu.

Liste cok kabarik degil bu sefer, onceki gun de evde tadilat oldugu ve calisanlara uc ogun yemek yaptigim icin daha kolay seyler sectim bu sefer ama gelenler cok memnun kaldilar. Sanirim Amerikalilari yemek konusunda mutlu etmek cok kolay, cunku evde yemek pisme isine pek alisik olmadiklari icin ne yapsan onlara ziyafet gibi geliyor.

Nacizane listemiz soyle idi:

- Patatesli rulo borek (her zamanki yufka boregini rulo seklinde sardim bu kez)

- Mantarli ispanak (tarifi asagida)


- Firinda brokoli (Sibel'in sitesinden yaptim, tarife buradan bakabilirsiniz, kesinlikle tavsiye ederim yapmanizi, gelenler bayildi cunku).
- Yesil salata (siradan, normal bir yesillik)

- Rus Salatasi (hepimizin bildigi tarif. mayonez, patates puresi, bezelye ve havuc ve de kornison tursudan olusan bir salata oldu)
- Zeytinyagli Barbunya - Etli lanana sarmasi (burada Halupki adiyla biliniyor bu yemek, Polonya yemegi imis, o yuzden yapip bizim de ayni yemegimizin oldugunu gostermek istedim)

- Safranli Pilav (normal pilavi et suyu ve bir kasik safranla pisirdim, bayildilar)

- Hasanpasa Koftesi (daha once tarifi vermistim, buradan bakabilirsiniz)

- Beef Brisket (iste bunun fotografini cekmeyi sofraya getirmeden once unutmusum ama bir anda bittigi icin bir dahaki sefere mutlaka tarifi de verip resim de koyacagim, cok ovundugum bir yemek oldu cunku).

- Kalburabasti

- Tiramisu (tarifi herkes bildigi icin yazmaya gerek yok bence)

- Kabak tatlisi (bizim lezzetlerimizden bir kesit sunmak istedim sadece)

- Cikolatali pasta (bunu gelenlerden biri getirdi)



Mantarli Ispanak

2 tatli kasigi sizma zeytinyagi
1/4 kap minik yuvarlak kuru sogan, rendelenmis
3 adet sarmisak, dovulmus
4 kap karisik mantar(bende sadece beyaz mantar vardi onu kullandim ama su cesitler daha iyi olacak sanirim; shiitake, porcini, chanterelle, oyster, portobello veya cremini)
3 yemek kasigi dry sherry wine
1 1/2 yemek kasigi sodyumu azaltilmis soy sosu
2 lbs veya bir kilo taze ispanak, yikanmis , dogranmis

Yagi bir tavada isitin ve icine soganlari ve sarmisagi atip bir dakika kadar sote edin. Mantarlari ekleyip uc-bes dakika kadar mantarlar hala diri kalana kadar pisirin. Sherry ve soy sosunu ekleyin ve sicakligi dusurup, az ateste yavasca pisirin. Ispanaklari ekleyip bir-iki dakika kadar karistirarak ispanaklarin sote olmasini saglayin. Fazla pisirmeyin. Sicak servis yapin.

23 Kasım 2007 Cuma

Romano Tavuk Supreme

Bir gun onceki hindi kadar gozalici degil belki ama hala bizim ulkemizde hindi mevsimi gelmedi diyerek, yerine degisik bir tavuk tarifi vermek istedim.
Taste of Home dergisinin son sayisinda gorerek yapmistim bu tarifi. Unutmadan ekleyeyim dedim. Bu tarifte kullanilan Romano peyniri, tuzlu ve keskin tatli olmasi ile taniniyor. Italyan versiyonunda koyun sutu kullaniliyor ama Amerikada koyun tadi pek sevilmedigi icin genellikle herseyde oldugu gibi bunda da inek sutu tercih ediliyor(benim sahsi tercihim de bu dogrusu).
Bu peynir yapildiktan sonra en az bes ay bekletildikten sonra yeniliyor ve kesinlikle rendelenmesi gerekiyor(sanirim keskin tadi nedeniyle isirilarak yenmeyecegi saniliyor).

Gerekenler:
6 Adet derisi alinmis tavuk gogus eti
1/4 cay tatli kasigi tuz
1/2 kg (1 pound) taze mantar, ince dogranmis
1 yemek kasigi limon suyu
2 adet sarmisak, dovulmus
1 tatlikasigi kurutulmus feslegen
3 yemek kasigi tereyag
1/2 kap tavuk suyu
2 yemek kasigi portakal suyu
1 kap yumusak ekmek kiriklari
1/3 kap rendelenmis Romano peyniri

Buyuk bir tavanin yuzeyini yaglayip, tavuklarin iki yuzunu de soyle bir cevirerek kahverengilestirin. Yuzeyi yaglanmis 13x9 inch buyuklugunde bir firin kabina alin ve uzerlerini tuzlayin.
Tavuklari pisirdiginiz tavada tereyagini eritin; mantarlari, limon suyunu, sarmisagi ve feslegeni ekleyip, kavurun. Portakal suyunu ve tavuk suyunu ilave edip kaynama noktasina getirin. Kaynayinca altini iyice kisip, kapagini kapatmadan 2-3 dakika kadar pisirin. Bu karisimi tavuklarin uzerine dokun, ekmek kiriklarini ve peyniri serpistirin.
Uzerini ortmeden firinda 400F (sanirim 225 C) da 20-25 dakika tavuk hafifce kahverengilesene veya tavugun suyu berraklasana kadar pisirin.


Not: 1-Ben tavugun suyunu elde edebilmek icin onceden tavugu azicik hasladim. Firin islemini de atladim boylelikle ama elinizde hazir tavuk suyu varsa firin islemini atlamamanizi oneririm.

2-Sanirim Romano peyniri yerine eski kasar da kullanilabilir, ya da yoresel keskin kasar varsa elinizde daha da harika olur.

21 Kasım 2007 Çarşamba

Happy Thanksgiving


Butun sakalara alistik artik. "Siz Thanksgiving'te ne yiyorsunuz", "aa galiba biz sizi yiyecegiz bu Thanksgiving'te" vs vs.
Anlatmaktan biktik, 'biz yemeyiz kardesim hindi mindi, yilbasinda annem kestaneli hindi yapar o kadar' diyoruz ama nafile. Her gittigimiz yerde ayni sorular tekrar tekrar soruluyor. Hafifce gulumsuyoruz, agirbasliligi elden birakmiyoruz 'ya sabir' diyoruz.
Duyduk ki Turkiye'den cuma gunu icin alisveris turlari duzenlenmis. Bu ne yaman celiskidir bilmiyorum ama tatilinden yararlanip bir hafta ailemle birlikte yayilip yatip, yiyip icip, keyif yapacagimiz icin biz de mutesekkiriz.
En azindan buradaki dostlara Happy Thanksgiving!

20 Kasım 2007 Salı

Takvime Gore Kis Gelmedi Ama...



Pazar sabahi ustteki fotograftaki gibi baslayan mevsimin ilki kar, pazartesi sabahi bizi alttaki fotografla uyandirdi. O kadar guzeldi ki, o anda aslinda bu resimleri koyup paylasmak istedim ama dunya kadar is arasinda yapamadim.
Bu yil kar cok erken geldi, kis da agir gececekmis ciftcilerin tahminlerine gore. Bizdeki gibi 'ayva erken cikarsa kis zorlu gecer' turunden bir saptamalari var galiba, henuz soramadim 'nerden anladiniz' diye.

Ben ki kis mevsiminden nefret ederdim, kat kat giyinmeler, Ankara'da camur icinde isime gitmeye calismalar, zaten felc olan trafigin daha da kilitlenmesi sonucu debelenmeler, oglumun sik sik hasta olmasi, iyi isinmayan is yerlerinde dona dona calismak zorunda kalmak, okullarin kar yuzunden tatil edilip benim is yerimin tatil edilmemesi sonucu cocugu ayazda sirtlanip anneme goturmeye calismak, aksam eve donerken size gelip birinin carpmasi riskinin daima var oldugunu bilerek korka korka eve varana kadar can cekismek, hep usumek, en cok da usumek gibi bir suru neden yuzundendi tabii ki bu nefretim.


Kis mevsiminin bir kabahati olmadigini simdi anliyorum. Biz insanlarmisiz onu yasanmasi imkansiz hale getiren ve bir de yokluklar tabii ki.

Texas'da alti yil kar ve soguga hasret yasadiktan sonra simdi hic mi hic sikayet etmiyorum. Usumeye bile itirazim yok, yeter ki cocuklar hastalanmasin. Hele bir de bu enfes manzaralara uyanmak yok mu? Elime gecirdigim her sicak icecekle pencerenin onune yapisasim geliyor. Icimden hikayaler anlatmak, yazmak, okumak, duygulanmak, bazen de azicik huzunlenmek geliyor.

Simdi bunlarin hicbirine vaktim yok, aksama gelecek on kisilik arkadas grubu icin yemek yapmam lazim ama iki dakikalik dinlenme suremde icimdeki o karmakarisik duygulari da yazmak istedim.

Yokluk, aclik, usume olmadan saglikli bir kis diliyorum herkese..

18 Kasım 2007 Pazar

Hurmali Ekmek(kek)




Gecen haftanin pisirme krizi esnasinda son yaptigim da Sibel Hanim'in sitesinde gordugum Hurmali Ekmek(kek) idi (Aslinda bir de firin sigara boregi var ama onun tarifini daha once verdim diye yazmiyorum bile).


Kekin linkini burada veriyorum ama ben bundan onceki kek kadar memnun kalmadigimi uzulerek soylemeliyim. Birincisi tarifte kek kalibi olcusu verilmedigi icin ben en kucuk kek kalibimi kullandim ama yine de kek sanirim daha da kucuk bir kalip gerektirdiginden, kabarmadi. Tamam kabarmasi da cok gerekmiyor ama ici cok sikisikti. Hani havali, pof pof bir kek degildi. Belki boyle olmasi gerekiyor, onu bilemem ama bizim o andaki halimize cok uymadi. Bir de ustune serptigim susamlar agzimiza hos gelmedi. Yani kek cok tatli olmustu, susamlar kuruluk verdi.


Belki daha baska bir zamanda yine yapmak lazim, cunku kekin orjinaline haksizlik etmek istemiyorum. Ben yine de tarifi buraya yaziyorum, olculeri Amerikan olcusune ceviremedim simdi. Yaparken de o anda cevirmistim, yazmamisim bir yere.




Malzemeler:

- 250 g hurma
- 100 g esmer şeker
- 75 g tereyağı
- 150 ml su
- 2 yumurta
- 150 g tam buğday unu
- 100 g beyaz un
- 1/2 paket kabartma tozu
- 50 g ceviz (iri parçalar halinde)
- 1 çay kaşığı yenibahar (hic konmayabilir bence, tadini begenmedim bu kekin icinde)
- 1 çay kaşığı zencefil
- 1 çay kaşığı tarçın
- 1 yemek kaşığı kavrulmuş susam


Yapılışı:

1. Hurmaların çekirdeklerini çıkartıp 2'ye veya 3'e bölün.
2. Hurmaları, esmer şekeri, tereyağını ve suyu bir kaba alın. Kısık ateşte kaynama noktasına gelene kadar arada karıştırarak tutun (kaynatmayın / pişirmeyin). Ateşten alıp ılınmaya bırakın. Bu arada fırınınızı da 180(375F) dereceye ısıtın.

3. Derin bir kâsede yumurtaları mikserle çırpın. Ilınan hurmalı karışımı ekleyip karıştırın.

4. Başka bir yerde unları, kabartma tozu, baharatlar ve ceviz parçalarını karıştırın. Tümünü diğer karışıma yedirin. Hepsi iyice karışınca yağlanmış, unlanmış baton kek kalıbına dökün(benimki 9x14 inch yani 13x 25 cm lik bir kek kalibi olmasina ragmen ben buyuk geldigini dusunuyorum).

5. Hamurun üzerini düzeltin ve susamı serpin. Isınmış fırında 45 dk kadar pişirin.

16 Kasım 2007 Cuma

Butun Zamanlarin En iyi Keki


Su ana kadar yaptigim ve yedigim keklere haksizlik etmek istemiyorum ama o kadar guzel bir tarifle karsilastim ki, mutlaka paylasmam lazim. Munevver Hanim'in sitesinde rastladim kendisine, adi cekti once beni "murdum erikli kek". Bayilirim murdum erigine, ama bende -mevsim geregi tabii ki- yoktu. Kendisine 'baska hangi meyve ile yapabilirim' diye sordum, sagolsun beni hemen yanitladi ve elma veya visneyle de yapabilecegimi soyledi. Hemen elma ile denemeye karar verdim. Elmalar kuru ve sert olup, murdum erikleri kadar keke nemlilik veremeyecegini dusundum ama tamamen endiselenmekte haksizmisim. Inanilmaz havali, yapis yapis olmayan, harika kabaran, harika lezzetli bir kek oldu. Eger tarifin orjinalini denemek isterseniz, buradan alabilirsiniz. Ben benim yaptigim haliyle (elma disinda hicbir sey degistirmedim) anlatiyorum.

Malzemeler:
-3 büyük, veya 4 orta boy yumurta. ( Ben de 4 tane kullandım.)
-1 Su bardağı şeker (tam bir kap)
-2 su bardağı un(tam 2 kap),
- kabartma tozu,
- bir tutam tuz
-1 çay bardağı süt
-1 çay bardağı sıvı yağ
-1 avuç iri çekilmiş fındık(ben ceviz kullandim elma ile)
-17 tane mürdüm eriği (2 orta boy elma yeterli oluyor)
- Vanilya,
- Limon kabuğu rendesi
-1 kaşık limon suyu
-1 çay kaşığı mahlep, ( bazen zencefil-ben zencefil kullandim elma ile)

Üzeri için:

-1 tatlı kaşığı ( tepeleme) tarçın
-1 tatlı kaşığı ( tepeleme) esmer şeker

Yapılışı :

-Önce fırın 200(375F) derecede ısıtılır.
-Un, kabartma tozu ile birkaç kez eleyin, bir tutam tuz ve zencefil ekleyip bir kez de bunlarla beraber eleyin.
-Elmalari soyup, ince dilimler halinde dilimleyin.
-Oda ısısındaki yumurta ve şeker, vanilya ile birlikte mikser yardimi ile oldukca cok cirpin.(Çırpılmış yoğurt gibi olmalı, çırpıcı kaldırılınca düşen damlalar hemen bozulmamalı.)
-Unlu karisimi yavaş yavaş, hep alttan alarak, sönmesine izin vermeden karıştırın.
-Oda ısısındaki süt ve yağ da unlu karisimla dönüşümlü olarak miksere ekleyin (Ben buyuk bir karistirma kabi olan mikserimin ucunu degistirip, unu yavas yavas ekledim bu kaba. Aslinda belki de bu karistirma isleminin mukemmelliginden kekin hamuru cok puruzsuz ve istenilen kivamda oldu).
- Limon suyu ve kabuğu da ilave edin.
-Zemini yağlı kağıtla kaplanmis 26 cm. lik kelepçeli kalıp, yaglanir ve kek hamuru icine bosaltilir.
- Bu kek hamurunun uzerine cevizler serpiştirilir. Cok hizli birakmayin ki batmasinlar. onlarin ustune de elmalar yan yana dizin.
- Elmalarin uzerine de kucuk bir kapta karıştırdığınız tarçın ve esmer şekeri kekin her tarafına dagilacak sekilde serpiştirin.
-Isınan fırınin derecesi 175(350F) dereceye düşürülür. 35-4o dk. kürdan testi yaparak pişirilir.
Not: Elmalar kek hamurunun icine batacak diye endiselenmeyin. Ben bu konuda biraz endiselendim ama batmalari veya batmamalari birsey degistirmiyormus. Cunku oyle hafif batik halde, o kadar degisik ve lezzetliydiler ki, sanirim kekin olmasi gereken hali buydu..

14 Kasım 2007 Çarşamba

Rulo Boregin Kiymalisi


Pazar kahvalti menusunde bir de bu kiymali borekler vardi. Aslinda ben bu ekmekleri(borekleri) icine zeytin ezmesi koyarak yapiyordum ama bu kez gelecek olanlar orta kusak Amerikalilar oldugu icin ve de Amerikalilar nedense zeytin ve turevlerine cok sicak bakmadiklari icin boregi kiymali yaptim. Cok iyi bir secim yaptigimi da kahvaltida anladim. Hayatlarinda hic zeytin yememisler megerse, bizim sofrada taniyip 'aaa siz bunlari kahvaltida mi yiyorsunuz' dediler.


Kiymali borek icin kiymayi sogan, yesil biber ve bir miktar salca ve domates ile kavurdum.
Sonra hamuru yaptim. Bunun icin gerekenler:

1 su bardagi yogurt
1 su bardagi siviyag
2 yumurta
1 paket kabartma tozu
1 tatli kasigi toz maya
1 tatli kasigi toz seker
Aldigi kadar un
Uzeri icin bir yumurta sarisi

Mayayi bir bardak ilik su ve tozsekerle kabarttiktan sonra diger malzemeleri de ekleyerek orta yumusaklikta bir hamur elde edin.

Bu hamuru hic kabarmasini beklemeden merdane yardimi ile dikdortgen seklinde acip icine tum yuzeyi kaplayacak sekilde ic malzemesinden koyup rulo seklinde sarin.

Yaglanmis tepsiye koyup, uzerine yumurta sarisi surup onceden 375F de isitilmis firinda uzeri altin sarisi alana kadar pisirin.


Notlar:

1- Bu tarifle birden fazla rulo cikiyor.

2- Maya konmasi tavsiye ediliyor, bu sizi sasirtmasin.

3- Firinlarda satilan ekmek hamurundan alip da yapabilirmissiniz bu boregi. Ben hic denemedim, dogal olarak tabii. Amerikada gidip firindan hamur istesem tutuklanabilirim bile dusunmusumdur.
4- Eger zeytin ezmeli tarifi denemek isterseniz, bir mutfak robotunda cekirdeksiz zeytinleri, 3 dis sarmisagi, zeytinyagini, salca ve kekikleri cekin ve ic malzemesi olarak kullanin. Biz en cok bu haline bayiliyoruz.

12 Kasım 2007 Pazartesi

Cevizli-Uzumlu Rulo Kurabiye


Cumartesi gunu yaptiklarimdan biri masada fotografta ucundan gorunen Cevizli-Uzumlu Rulo Kurabiyeler idi. Tarifi sevgili Serpil'in sitesinden almistim, galiba o da bir yerden begenerek yapmis ama ilk gordugumde vuruldugum bu kurabiyeyi ilk olarak Alev'e giderken yapmistim (Ilk fotograf da Alev'in evindeyken cekilenler zaten). Onlar da begendiklerini soylemisti, ben de yeniden cumartesi gunku kendini kaybetmislik arasinda bunu da yapivermisim.


Birkac ekleyecegim husus var tabii ama bunlari parantez icinde veya tarife ekleyerek yaptim. Kapali bir kapta uzun sure dayanan ve cok begenilen, kisa surede de pisip onunuze gelebilecek bu kurabiye icin Serpil'e tesekkur ederim.



Malzemeler:
100 gr margarin(ben zeytinyagli bir katiyag var, onu kullaniyorum boyle zamanlarda)
Yarım su bardağı sıvıyağ
Yarım su bardağı yoğurt
1 pk kabartma tozu(bir tatli kasigi kullandim)
4 kaşık şeker
1 yumurta
3-3,5 bardak kadar un (hamurun kıvamına göre ilave edilebilir )

Kurabiyelerin ustu icin
Bir yumurta beyazi
Bir avuc kadar cekilmis ceviz ici

İç malzemesi:
1 su bardağı kıyılmış ceviz yada fındık
Yarım su bardağı kuru üzüm(tarif boyle diyor ama benim icin daha fazla gerekti)
1 kaşık margarin

Kuru üzümler çok az suda haşlanır .
İyice haşlanan üzümlere 1 kaşık margarin,1 çorba kaşığı şeker eklenir.Biraz karıştırılıp üzerine cevizler eklenir 1-2 dakika sonra ocak kapatılır.

Kurabiyenin hazırlanışı
Margarin ,sıvıyağ,yoğurt,şeker ve yumurta buyukce bir kaba konulur ve hafifçe malzemeler birbirine karışana kadar elle karıştırilir.

Un ve kabartma tozu ilave edilip normal yumuşaklıkta bir hamur yapılir (hamura unu yedirdikten sonra çok fazla yoğurmamak gerekiyor).

Hamur bir merdane yardimi ile 15 cm eninde ve bir cm kalinliginda açılir ve ortasina soguyan iç malzemesi konulup rolo yapılir(ruloyu birkac kez dolamaktan cekinmeyin. Ince olduklari icin ustuste kapanmalari sorun olmuyor). Rulo yapilan hamur 3cm eninde kesilir.

Kesilen parcalar once yumurta beyazina, sonra da cevize batırılip yaglanmis tepsiye dizilir. Onceden 350 F(170C)de ısıtılmış fırında 30 dakika kadar pisirilir.

11 Kasım 2007 Pazar

Felaket bir cumartesinin yaptiklari


Cumartesi gunu bir seylere sinirlendim. Butun gunum-uz bu yuzden ve ters giden birkac sey yuzunden alt-ust oldu. Butun planlar iptal edildi, senlikli baslayan bir gun kisa surede yasanan bir suru sacmalik yuzunden kisa surup sinirden kopurmeyle geciyordu ki; ben, benim icin bir anlamda rahatlamak olan pisirme isine giristim.

Pisirdim, pisirdim, sinirimi alamadim durmadan pisirdim. Pisirdiklerimi masaya koyup daha cok pisirmeye koyuldum.
Tabii ertesi gun kahvaltiya gelecek olan misafirlerimiz icin birkac sey pisirecektim ama bu kadar cok sey hesaplamamistim. Neyse cok iyi oldu, misafirler cok memnun kaldi. Cok cesit cikarma sansina sahip olduk bu cok sevdigimiz arkadaslarimiza benim bir gun onceki sinirim sayesinde.
Uzun uzun masada oturup sohbet imkani bulduk; kahveler, caylar icildi; bebekler kucaklarda uyudu. Aksam yemegi veya ogleden sonra oturmasi yerine bu kahvalti isini cok sevdim.
Beni bu kadar sinirlendirmeye gerek kalmadan pazar kahvaltilari icin yeni ve guzel sofralar hazirlamak istiyorum yeniden. Hep keyifli ve saglikli olabilmek istiyorum, tipki herkes gibi...
Not 1: Fotografta sadece birkac cesit gozukuyor ama cektiklerim icinde en iyi goruneni buydu, o yuzden bunu koydum. Cok sevmiyorum sofra resmi koymayi ama bir kerelik kuralimi bozmus oluyorum..
Not 2: Misafirimiz ben ne zaman sinirlenirsem onu cagirmami, kendisinin zevkle sonuclarina katlanacagini(!) soyledi...

8 Kasım 2007 Perşembe

Hasanpasa Koftesi


Cok duydugum Hasanpasa Koftesini yapma zamani gelmisti. Kolay gozukuyordu, gercekten de kolaydi. Ben yine kendi zevkimize gore birkac degisiklik yaptim.

Ortalikta cok fazla tarif oldugu icin yazmiyorum ama normal kofte hamurunu nasil yapiyorsaniz oyle yapiyorsunuz. Ben kimyon severim koftede(her ne kadar Bir Tutam Baharat filminde tarcin diye israr edilse de, ben kimyondan vazgecemem), azicik ince dogranmis maydonoz, bir yumurta, ekmek ufagi, bir kuru sogan, tuz-karabiber ile eti yogururum. Yine aynen oyle yaptim. Koftelerin ortalarina bas parmagimla azicik bastirip bir cukur olusturdum. Sonra kofteleri yaglanmis tepsiye dizip azicik pisirdim.

Baska bir tarafta haslanmis patateslerden patates puresi yaptim. Yag koymadan azicik sutle patatesleri iyice karistirip pure haline getirdim. Kesinlikle patates ezicisi kullanmanizi tavsiye ederim, catalla ezilenlerde topaklar kaliyor.

Az pisen koftelerin ortasina purelerden birer kasik koydum(isterseniz pasta sikicisi ile dekoratif sekilde de sikabilirsiniz pureyi). En uste de domates suyu gezdirdim ve on dakika daha uzerleri nar gibi bir renk alana kadar firinda pisirdim.


Bildigimiz ve birbirine sonsuz derecede yakistirdigimiz bu ikilinin degisik bir seklini benim gibi henuz yememis olanlardansaniz kesinlikle tavsiye ederim.


Not: Orjinal tariflerde purede yumurta var, yag miktarlari cok fazla oldugu icin ben boylesini tercih ettim ama siz yine orjinal tarifleri takip edebilirsiniz tabii ki..

7 Kasım 2007 Çarşamba

Polimer Kille Calismalarim

"Calismalari" dememin sebebi gercekten calistigim icin. Gecen yilin basinda kardesim bahsetmisti ama hic canim istememisti o zaman ugrasmak icin. Daha sonralari okuya okuya ve bazi internet sitelerinde yapilanlari gordukce benim de icimde istek kabardi. Her gordugunu yapmaya calisanalardan degilim, cunku yapabileceklerimi biliyorum ama yine de bir kez elimi atmak istegi duyuyorum bazi seylere karsi.
Hic tigla ugrasmak istegim olmadi mesela, olanlara saygi duyarim o baska. Mum ve sabun yapmak cok hosuma gidiyor ama herkes yapiyor ve de cok malzeme almak gerekiyor diye her heveslenisimde vargeciyorum. Ama resim yapmayi gerektiren her turlu hobi isi beni feci halde cekiyor. Galiba renklere karsi dayanilmaz bir istegim var.


Her neyse bu sitede bu elektrik outletlerinin ve daha nice polimer kil calismalarinin ne sahane hale gelebildigini goreceksiniz zaten. Ben sadece baslangic asamasinda, bos vakti oldukca eline ne gecerse yapmaya calisan biriyim.


Duvarin rengini tutturacagim diye cok ugrastim. Yatak odamizin duvari icin yaptim bu elektrik dugmesini ama ayni odada daha bos kalan dort adet daha outlet oldugunu gorunce biraz hayal kirikligina ugradim dogrusu. Yapmak mesele degil ama rengi tekrar nasil tutturacagim? Bir dahakine daha cok miktarda calismak gerek demek ki.




Ama bu isi cok sevdim ben ve de kocam da 'hanimin cani sikilmasin da ne yaparsa yapsin' ba'abindan olsa gerek, 'ay cok begendim ben bunlari neden her odaya yapmiyorsun' diye beni tesvik etmeye calisti. Simdi baslasam bu hizla bir yilda tamamlarim herhalde(siz bilmiyorsunuz Amerikalilarin her bes santimetrede bir elektrik dugmesi koydugunu tabii)...

Polimer kil harika bir sey. Hem ugrasmasi kolay, hem de pisirene kadar istediginiz kadar yapip bozma hakkiniz var tabii. Insani cok dinlendiriyor ve hayal gucunuzun sinirlarini zorlamanizi sagliyor (hatta birine sinirlendiginizde stress topu gorevini bile goruyor).

Ben de bunu 'deneyip de bir kerede biktiklarimdan' cikarip, 'her zaman yapilacaklar' arasina aliyorum boylelikle..
**Ilk fotograf pisirilip cilalanmadan onceki hali, ikincisi ise duvardaki yerini aldiktan sonraki son hali.

6 Kasım 2007 Salı

Firin Sigara Borekleri


Bunlar da firinda pisirilen sigara borekleri. Eger kizartmaktan hoslanmiyorsaniz, ya da hafif olsun diyorsaniz idealler. Hem yumusacik oluyorlar, hem de hafif.

Ben Turkiyedeyken oradaki yufkalar cok ince oldugu icin uc tanesini ustuste koyuyordum ama burada online istedigim yufkalar bir hayli kalinlar. Yani ustuste koymaya gerek kalmiyor.
Miktarlarini goz karari ayarladigim sut, 3 yumurta(birinin sarisi uste) ve siviyagi karistirip yufka katlarinin arasina suruyorum. Yufkalari 8 esit parcaya boluyorum(burada ucgen kesilmis yufka da var). Kalin koselerine istedigim bir icten koyup sigara boregi seklinde sarip ustlerine yumurta sarisi suruyorum. Isterseniz susam veya corekotu da serpebilirsiniz.

Ben kiymali ice, susami; peynirli ice de corekotunu cok yakistiriyorum ama herkesin zevki farkli tabii.

Bu fotograftakiler kiymali icle yapildilar. Sogan, yesil biber ve azicik salca ve sarmisakla talandirilmis kiyma koydum aralarina. Cunku misafirler biraz etobur cinsindendi, yoksa peynir de bir o kadar guzel oluyor.

5 Kasım 2007 Pazartesi

Portakalli Halloween Cupcake

Soz verdigim Halloween Cupcake'leri..



Bu tarifler cok guvendigim The Essential Baking Cookbook kitabindan.


120 gr (4 oz) tuzsuz tereyagi
2/3 kap (160 gr/5 1/2 oz)
1 1/2 kap(185 gr/ 6 oz) kek-un(Amerikadakiler icin self raising flour)
1/2 kap (125 ml/4 fl oz) portakal suyu
2 tatli kasigi vanilya ozutu
2 yumurta
3 yemek kasigi portakal kabugu rendesi
portakal kabugu cubuklari(istege bagli dekorasyon icin)


Ust Suslemesi icin(Icing)

60 gr (2 oz) tuzsuz terayagi, yumusatilmis
3/4 kap (90 gr/3oz) pudra sekeri
1 yemek kasigi portakal suyu
Ben icine bir kurdan ucu kadar turuncu renkli pasta boyasi ilave ettim.


Firini 180 C (350 F) ye isitin. 12 adet muffin kabini teneke muffin kaliplarinin icine oturtup yaglayin (muffin kaliplariniz yoksa uzulmeyin, pistikce cok da dagilmiyorlar).


Bir kapta terayagini, sekeri, unu, portakal suyunu, vanilyayi ve yumurtalari elektrikli mikser ile dusuk ayarda iki dakika cirptiktan sonra yuksek ayarda da 2 dakika daha cirpin. Portakal kabugu rendesini de icine katin ve muffin kaliplarina dagitin. Muffin kaliplarinin 2/3 unu doldurmasina dikkat edin.

20 dakika veya altin sarisi renk alana kadar pisirin.

Pistikten sonra tel izgara uzerine alip tamamen soguduktan sonra uzerinin icing calismasini yapin.


Uzeri icin(Icing), terayagini elektrik mikser ile rengi opak bir renk alana kadar cirpin. Pudra sekerinin yarisini ve portakal suyunu koyarak cirpmaya devam edin. Kalan pudra sekerini de ilave edip karistirma isini tamamlayin(arzu edersiniz benim gibi renk katabilirsiniz bu asamada).


Keklerin uzerine yayip, uzerlerini portakal cubuklariyla veya benim gibi konfetti ile veya tamamen bambaska bir sekilde susleyebilirsiniz.



4 Kasım 2007 Pazar

Daha Cok Balkabagi

Yeni balkabakli tarifler ekleyecegim dedim diye ve de elimdeki acilmis kavanozu bitirmek icin yine pumpkin muffinler yaptim bu hafta sonu. Bu kez tarifte denildigi gibi minik kaliplara doktum. Cok sistikleri icin yayildilar ama o halleri bile guzeldi dogrusu.

Galiba ikinci kez her zaman birinciden guzel oluyor. Ya da biz cok sevdigimiz icin cok cabuk tukendi yine. Gerci mac seyretmek icin gelen birkac azmanin sayesinde cumartesi gunumun ogleden oncesi mutfakta gecmisti ama sonuc, kisa surede birkac tane atistirmaligi yapan benim icin gayet tatmin edici oldu.

Ikinci olarak bu cupcake'leri yaptim.


Sonra bunlari Hallowwen icin aldigim confetti susleri ile susledim. Herkesin cok hosuna gitti, ben de kendi kendime iyi birsey yaptim diye sevindim..


Bunlarin tarifini zaman icinde verecegim ama simdilik soz verdigim icin hizli hizli fotograflari ekliyorum.

Bir de kiymali borekler yaptim ki bu baska bir post'un konusu olacak galiba.

1 Kasım 2007 Perşembe

Halloween Ekmegi


Ben hep diyorum 'ekmek makinamda bir sey var' diye ama her seferinde de ona bir sans daha vermek istiyorum. Bu kez de cok methedilen bir mayayi bulmanin serefine kendisini bir kez daha deneyeyim dedim ama ne olduysa oldu, pof diye kabaran ekmek pisme esnasinda yine sondu. Ustu boyle tirtik tirtik bir gorunum aldi ama siz aldirmayin. Cunku tarif cok esasli ellerden, Mis Kokulu Ekmekler'den alinma.


Sevgili Binnur, Cadilar Bayrami Ekmegi adiyla yapmis. Iste ben de dedigim gibi pumpkin ya da balkabagi ile herseyi denemek istedigim bir donemdeyim. Onun tarifini denedim, ekmek cok ama cok lezzetli oldu ama makinadan kaynaklandigini sandigim sikintilar disinda goruntusu de iyiydi aslinda.


Tarifi burdan alabilirsiniz, sanirim benim yazmamam gerek yok ama benim elimde kuru uzum kalmadigi icin koyamadim. Eger elinizde varsa mutlaka koyun, cunku tarcin tadi uzumu gerektiriyor gibi geldi bana. Bir de Binnur'un biraz akiskan olacagini soylemesine ragmen benim hamurum cok kati oldu. Penceresinden izledigim ekmegin icine iki kati kadar daha su ilavesi yaptim. Sanirim unlarimizin farkliligindan kaynaklaniyor bu. Amerikada unlar cok farkli ozellikler arzediyor. Deneye deneye ogreniyoruz iste..


Ama gozunuz korkmasin, lezzetli, mis kokulu bir pumpkin bread icin dogru tarif bu!