27 Şubat 2007 Salı

Lahmacun


Cok aciktiniz diyelim, evdesiniz veya ofistesiniz ama caniniz yemek yapmayi istemiyor ya da yapacak durumunuz da yok. Hatta daha da ileri gidelim caniniz lahmacun istiyor. Can bu ister ya...Ne yaparsiniz? Telefonu kaldirir, size en yakin yerin ya da elinize ilk gecen buzdolabinin uzerine yapistirdiginiz numaralardan bir pide-lahmacun salonunu arar ve siparis verirsiniz, degil mi? Hatta evde yogurt yoksa ayraninizi bile siparis edersiniz, degil mi? Dogru. Bunu yapmak da en dogal hakkiniz tabii.

Peki eger benim gibi Amerikada yasiyorsaniz ve ayni sekilde caniniz lahmacun cekiyorsa ne yaparsiniz? Can ya bu ceker, ceker. Turkiyede iken belki de akliniza gelip gelmeyen bir cok seyi daha da ceker hatta. Hadi diyelim lahmacun cekti ve de uzun zamandan beri bastirmaya calistiginiz bu istek gittikce de egemen olmaya basladi, hatta evden birilerinin de bu istege katilimi ile daha da bastirilamayacak hale geldi. Tabii internetten filan isteyebileceginiz siteler var burada ama iste et gibi seyler sozkonusu olunca benim gibi hassas midesi olanlar icin her zaman bir cekince oluyor bu tur yemekler disaridan alindiginda..

Neyse tabii yine is basa duser ve siz pasa pasa lahmacun yapma girisimlerine baslarsiniz. Once arastirirsiniz internet sitelerinde, kafaniza uygun birseyler bulur ve eger tanidiginiz birileri varsa onlara da deneyip denemediklerini sorar ve toplayabildiginiz kadar bilgi toplarsiniz. Bir-iki deneme yapilir, birinde pidesi pismez, birinde etler biraz kivamini bulamamis gibi dururlar. "Acaba nedir bu pidecilerin sirri" diye kafa patlatir durursunuz.

En sonunda birkac kucuk puf noktasina dikkat ederek ve deneme-yanilmalardan sonra kendinizce evde yapabileceginiz en mukemmele ulasirsiniz. Tabii bizim yillardir pidecide lahmacun filan yemedigimizi dusunurseniz ne gorsek bize mukemmel gelecekleri icin ben de kendi kendime pay cikariyorum. Cunku benim gibi biri buraya gelmeden once 'maya nedir, nereden alinir, hamur nasil yogrulur' sorularinin cevaplarini bile bilmezken birden biri kendinizi firinci ustasi gibi gormeye bile basliyorsunuz boyle seyler basarinca.

Iste uzun lafin kisasi ekmek hamuru gibi yogurdugunuz hamuru, kucuk kucuk alip ince bir sac gibi tavada pisirmeye koyup alti pisip ustunu cevirdiginiz sirada daha once hazirlamis oldugunuz ic malzemesini koyarsaniz ve de hepsi pistikten sonra firinda 10 dakika daha pisirirseniz en guzel sonuca ulasiyorsunuz. Pisenleri de yemeden once temiz bir torbanin icinde biraz bekletirseniz yumusacik oluyorlar.

Ne yapalim evde yapilacak en iyi sekil de bu iste. Cok da zevkli oluyor, cunku hani hic yapamam zannettiginiz birseyi basarinca kendinizi epey mutlu hissediyorsunuz. Boyle de bir manevi yani var yani.

Cok sukur ki yogurdum evde her zaman oluyor, bir de onun stresine girmiyorum.
** fotograflardaki tarihleri begenmedigini soyleyen kardesimin sozune uyarak artik tarih atmiyorum ama onceden cektiklerimi de ne yapacagimi bilemedim. Henuz Photoshop konusunda da o kadar iyi degilim, idare edin artik..

2 yorum:

Aslı dedi ki...

Ellerine sağlık hayatım. Nefis gözüküyorlar. Hep isteyipte yapamayacağıma inandığım için ertelemiştim. İlk fırsatta deneyeceğim.

sunrise dedi ki...

telefona sarilip en yakin podeciyi aramak kolay ama galiba evde yapilanlarin keyfi de baska oluyor. cunku etin ne oldugunu bilmek galiba su gunlerde en onemli sey olmaya basladi. herkes bize neler yedirildiginden o kadar cok bahsetti ki gonul rahatligi ile lokantalarda birsey yenmiyor galiba artik. keske hep beraber yapsak da yesek, degil mi?