5 Ağustos 2007 Pazar

Uzayan Yollar

Kucuk bir kiz cocuguyum. Alnimi arabanin camina yaslamis uzun bir yaz tatili yolculuguna heyacanla baslayip sessizlige kendimizi teslim etmisiz. Arabayi babam kullaniyor, onde annem oturuyor. Kardesim ve ben arkada sus-pus oturuyoruz. Bir yil boyunca herkes bu ani beklemis aslinda. Biz okulumuza gidip hepsi-pekiyi karneler getirmisiz ki yaz tatiline hak kazanalim. Annem onbes gun oncesinden hazirliklara baslamis, gecen seneden kucuk gelen mayolarin yerine yenilerini almis, sortlar, burnu acik ayakkkabilar ve yururken tikir tikir ses cikaran terlikler almis. Askili elbiseler dikmis bize ve hatta plajda mayo ustune giyilecek havludan sirin mi sirin ustlukleri de Burda dergisinden tipatip benzetip dikmis. Haziriz yani sonuna kadar yasanacak yavas, nazli ve tembel bir yaza. Tatil planlari da yapilmis, gidilecek yer de belli.

Evdeki saksidaki cicekler daha buyuk plastik kaplarin icine oturtulmus, perdeler siki siki kapatilmis, biz kendi bavullarimizi hazirlamisiz. Fakat ne olduysa olmus ve bir firtina kopmus evde son anda; sanirim yorgun olan bedenler azicik daha tahammullu olamamis ve istenmeyen kelimeler edilmis, kalpler kirilmis ve biz de onca gunluk hazirliga onca heyecana ragmen bir anda sessizlige burunmus, yollarin cizgilerini sayarak yola baslamisiz. Kimse konusmuyor, konusan olursa bir digeri onu azarliyor zaten. Herkes sikintili, heyacan gitmis yerini huzursuzluk almis, bir yil beklenen tatile sikintiyla baslamisiz. Binbir hevesle elimde tuttugum kitabi da okuyamiyorum, icim almiyor ve alnimi arabanin camina yapistirip on-onbir saat olmasi beklenen araba yolculugunu otuzuc saate cikaran sessizligi yok farz etmeye calisarak yolu seyrediyorum. Gecmekte oldugumuz veya bizi gecen arabalara ve icindeki insanlara bakiyorum merakla. Acaba kimler mutlu bu arabalarda, kimler mutsuz diye dusunuyorum.

Filmlerdeki gibi sarki soyleyerek, birbirine fikralar anlatip, bilmeceler sorarak giden aileleri tespit etmeye calisiyorum, ozenerek. Belki su kirmizi arabadaki aile, kimbilir? Ya da su koca minibusdeki insanlar. "O kadar kalabalik olduklarina gore muhakkak egleniyorlardir', diye dusunuyorum. Yoksa dedikleri gibi filmlerde anlatilan hersey yalan mi? Gercek hayatta yok mu boyle birsey? Ama mutlaka olmali diye dusunuyorum, o kadar cok fikra hazirlamistim oysa ki, ya kardesime soracagim bilmeceler?

Cok mu zor acaba dilinin ucuna sinirli, kalp kirici kelimeler geldigi zaman onlari tutmak? “Icinden 10’a kadar say, cok sinirlendigin zaman” diyorlar, cok seyi kurtarirmis ama kimse uygulamiyor sanirim. Cok daha kolay galiba aklina geleni soylemek o cok sevdigini soyledigin, hayatinin sonuna kadar beraber yasamayi planladigin insana. Bazen bakiyorum da insanlar patronlarina, hic tanimadiklari insanlara bile o kadar saygili oluyorlar ki, eve geldikleri zaman sanirim evdeki insana rahat rahat bagirabileceklerini bildikleri icin butun sinirlerini eve sakliyor olmalilar. Peki kolay mi kirilani onarmak? Yoksa yillar icinde iki yabanci olmani mi sagliyor tum bu soylenen kotu laflar; insanlar affediyor gorunuyorlar ama kalp hic bir zaman affetmiyor mu? Agaci kestiginde gordugun o yuvarlak izler agacin yasadiklarini gosteriyormus, acaba kalbi de kestiginde icindeki kalp kirikliklari gorunuyor mudur?

Hep sikiliyorum uzun yolculuklara cikilacagi zaman. Hersey gozumde buyuyor, yollar uzuyor kafamda. Halbuki cok cabuk hazirlanirim ama beni en cok korkutan o arabadaki uzayip giden sessizliktir. Ne yapacagimi bilemiyorum, neler hazirlamaliyim da bu korkunc ani onlemeliyim diye ugrasiyorum ama nedense olan oluyor ve yine bir firtina kopuyor. Yolculuklarin kaderi bu sanirim.

Hala alnim camda yaslanmis vaziyette butun bunlari dusunuyorum. Yine bir kucuk kiz cocugu oluyorum, uzayan yollara bakiyorum. Uc saatlik yolculuk otuzuc saat oluyor, neseli gecmesi beklenirken. Gozlerim agaclara ve sonsuzluga takiliyor, ne batan gunesin guzelligin farkindayim, ne de biten bir yaz gununun ardindan gulumseyerek bakabiliyorum. Sadece gelen gecen arabalara bakiyorum ve ‘acaba’ diyorum ‘su yesil arabadaki aile sarkilar soyleyip, bilmeceler sorarak yolculuk ediyor mudur’?


Hiç yorum yok: