22 Ağustos 2007 Çarşamba

Yagmur


Gecen gun Ankara'dan annemlerle konusup da hala sicakligin ve kurakligin dayanilmaz boyutlarda oldugunu ogrendikten sonra 'Allahim ne olur oyle bir yagmur ver ki Ankaraya, soyle dokuz gun dokuz gece hic durmadan yagsin, tipki Amazon ormanlarindaki gibi' dedim ve olan oldu. Sanirim tam olarak ifade edemedim ki tarif ettigim yagmur burada basladi. Su anda dorduncu gunune girmis durumda ve hic durmadan yagiyor. Ne gok gurluyor, ne simsekler cakiyor, sessiz sedasiz sicim gibi yagiyor. Aslinda bastan iyi geldi, o kadar sicaktan sonra ama bugun artik depresifligin sinirinda geziyoruz. Sadece yemek yemeye ve film seyretmeye yariyor cunku bu durum ve ben ikisinden de fena halde sikilmis durumdayim.


Tabii hava da sogudu ve ben henuz kis icin hic de hazir olmadigimi anladim. Birden kendimi savunmasiz yakalanmis gibi hissettim. Sanki yeterli odunu ve yiyecegi depolamadan yakalanmisim gibi asiri panikledim. Sevgilim bu sogugun ve yagmurun gecici olacagini, pazartesi gunu yeniden mevsim normallerine donecegimizi soyluyor ama disarisi o kadar karanlik ki ona bile inanamiyorum.


Niyetim cok masumdu aslinda, Ankaradaki ve tum Turkiyedeki sevdiklerimin biraz olsun rahata kavusmasini istemistim ama benim ruhumu daralatti bi yagmur. Yani bize de hic yaranilmiyor degil mi?

* Fotograf yine bahceden, yagmur altindaki denemelerim...
** Bu arada Pennsylvania kuresel isinmadan etkilenmeyen tek-tuk yerlerden biriymis. Sanirim sansli kabul etmeliyiz kendimizi...

2 yorum:

gezicini dedi ki...

merhaba
Ankara'da havalarda bir değişiklik yok ama nedense benim ruh halim devamlı değişiyor. bir iyiyim bir kötü. yağmur yağsa, pencere kenarına otursam, dışarıyı seyredip dursam ben...
sevgiler
gorki

sunrise dedi ki...

ilk ucaga atla buraya gel o zaman, agaclari seyredelim, incecik yagan yagmurla beraber. topragin kokusuna karissin yagmur damlalari. cayimizi yudumlayip; ankaradan, dostlardan bahsedelim. bir cok ortak tanidigimiz cikacagina eminim...
benden de sevgiler