3 Ekim 2007 Çarşamba

Sagim Solum Sobe


Beni burada kimse farketmez, sessiz sedasiz yasarim zannederken yildiznaf beni sobeledi. Yandim ki ne yandim, ben fazla ses yapmamaya calisip, kendimi ortalara sermemeye ugrasirken simdi ne yapsam da kendimi, sevdiklerimi anlatsam.
Yemek daveti menusunden bir-iki tarif kaldi yazacagim ama bu sobelenme isi ustumde kaldi diye uzulup hemen yazayim bari.Aslinda o kadar basit ki uc tane sevdigim sey, ugruna sahip oldugum tek sey olan canimi vereceklerim;


- Ben kocami cok severim, hem de ilk gordugum andan beri. Kalbim carpa carpa arkasindan bakarim. Her eve geldiginde icim kipirdar, yuzum aydinlanir onu gorunce.


- Iki tanecik oglumu severim. Onlari dunyaya getirdigim gundur benim ben oldugum an. Hayatimdaki nirvana budur benim icin.


- Annecigim, babacigim ve kardesimi severim bir de. Onlar uzakta ben burada kalbimiz bir yasariz. Avuclarimizda koca bir omrun izleri, yuzumuzde serin ruzgarlar kavusacagimiz gunleri bekleriz.


Ama derseniz ki herkesin boyledir sevdikleri, sen zevklerini anlat diye; o zaman da soyle siralarim aklima ilk gelenleri:


- Yagmurdan sonraki toprak kokusunu,


- Ucaga binip onbes saat uctuktan sonra sevdiklerimin bir kapi arkasinda olduklarini bilmeyi,
- Bana surprizler yapilmasini,

- Yagmur yagarken anneannemin sokaginda dolasmayi,

- Arabaya atlayip gitmeyi, gitmeleri ama hep geri donmeleri,

- Yeni kesilen cimlerin kokusunu,

- Mektup yazmayi(e-mail de olabilir),

- Denize dalip su icindeyken kafami cevirip gokyuzune bakmayi,

- Gunesin dogusunu seyretmeyi,

- Her bir uzvuma ayri ayri surdugum kremleri,

- Sabun kokusunu, sabun kokan herseyi, herkesi,

- Agzi nane kokan insanlari dinlemeyi,

- Herkes uyuyorken kalkip uyanmaya calisan dogadaki sesleri dinlemeyi,

- Gun batimina karsi oturup sarap/cay icmeyi,

- Cok istedigim birseyin ucuzluga girdigini gormeyi,

- Yemek yapmayi ve tabii yemeyi,

- Baska ulkelere ait kulturler tanimayi,

- Dans etmeyi, bagira bagira sarki soylemeyi,

- Affetmeyi bilisimi, sabrimi, insanlari dinlemeyi ve careler arayisimi,

- Sevgilimin bana ask mektuplari yazmasini,

- Sabah yanagima dusen bir pamucuk elle uyanmayi,

- Yeni bir bebegi ilk kucagima alisimi,

- Her gordugumu 'bunu ben de yaparim' diye cikip, yapmaya calismami,

- Kartopu oynamayi, karlarda yuvarlanmayi,

- Mumlari, mumlarla oynamayi,

- Yoga yapmayi, rahatlamayi, icimin sesini dinlemeyi,

- Her turlu cikolatayi,

-Bulmaca cozmeyi (Turkiyeden gonderilen bulmacalari yatagimin altinda biriktirip, gizli gizli cikarip birer ikiser cozmeyi),


- En cok da sevilmeyi...

SEVERIM.


- Haaa bir de kocam 'sevmem' dedigim halde pirlantalari cok sevdigimi soyluyor (valla ne desem bilmem ki...)


Ben kimseyi sobelemiyorum, cunku galiba kimsecikler kalmadi sobelenmeyen.

2 yorum:

YILDIZNAF dedi ki...

Ne guzel anlatmissin Sunrise,
Elerine, gonlune saglik. Insan seni okurken soylediklerini tek tek yapmis gibi mutlu oluyor. Iclerinden, su yuzerken gokyuzune bakma isini yapmadim. Bir daha ki yaza artik, seni hatirlayarak yuzecegiz demek ki...Sevgilerimle...

sunrise dedi ki...

Sevgili yildiznaf,
Umarim oyunu layikiyla yerine getirmisimdir. Daha sonradan aklima gelen cok sey oldu ama artik yeter dedim.
Gokyuzu cok net gorunmuyor ama ben birbirine karismis mavileri cok seviyorum. Hele bir de suyun icinde takla atmis ve kafani kaldirip yukari bakmissan, nerde oldugun filan karisiyor ki, harika!